
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 258 gündür kimseyle görüştürülmüyor. İmralı’da uygulanan tecrit içeride ve dışarıda tepkilere yol açıyor. Türkiye ve Kürdistan cezaevlerindeki siyasi tutuklular bu nedenle 15 Şubat'tan itibaren açlık grevinde. Bazı tutukluların sağlık durumu kritik eşikte. Tutukluların temel talepleri, Öcalan ve siyasi tutsaklara özgürlük, siyasi ve askeri operasyonların son bulması, anadil üzerindeki baskıların kaldırılması.
49. günde
Amed ardından Çukurova'daki cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine, 1 Nisan'dan itibaren Karadeniz ve Serhat bölgesindeki 14 cezaevinde bulunan 500'ü aşkın tutsak katıldı. Osmaniye Cezaevi'nde 21 Şubat'ta açlık grevine başlayan 13 tutsak ise ciddi sağlık sorunları yaşıyor. Tutsaklar Bazi Aslan, Mustafa İlgen, İlhan Keklik, Mehdi Ediş, Osman Bozkurt, İdris Nülifer, Aslan İlhan, Lokman Gül, Ali Manas, Hacı Aydın, Erdal Çelebi, Reşit Taş ve Emin Yıldız'ın süresiz dönüşümsüz açlık grevi 49'uncu gününe girdi.
Acil adım atılmalı
Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-DER) Başkanı Zübeyde Teker, "Durumları çok kötü. Milletvekillerinden oluşacak bir heyet acilen cezaevini ziyaret etmeli" dedi. “Tutuklular cezaevi yönetiminin faşizan uygulamalarına karşı bu grevi yürütüyorlar” diyen Teker, tutsakların işkence ve kötü muamelede bulunan yönetimin değişmesini ve bu uygulamaların sona ermesini istediğini aktardı.
Kan kusanlar var
Osmaniye Cezaevi'ndeki tutsakları ziyaret eden Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Derneği (TUHA-DER) Adana Şube Başkanı Ahmet Doğan da tutsakların durumunun kritik olduğuna dikkat çekti. Doğan, "Birçok tutuklunun durumu kötü. Kan kusanlar, hayati tehlikesi bulunanlar var. Eğer bir şey olursa bu durumdan Başbakan ve hükümet sorumlu olacaktır" diye konuştu.
İHD: Sessiz kalmayın
sİnsan Hakları Derneği (İHD) devletin adım atmamasına, kamuoyunun duyarsızlığına tepki gösterdi. İHD İstanbul Şubesi Cezaevleri Komisyonu adına Sezamis Horuz, "Hasta tutuklu ve hükümlüleri ölüme terk eden zihniyet, bu defa da açlık grevi eylemcilerini ölüme terk ediyor. Bu duruma sessiz kalınmamalıdır" dedi. Cezaevindeki tutsakların taleplerine kulak verilmesini isteyen Horuz, "Öcalan üzerindeki tecride son verilmeli, sağlık, güvenlik, özgür haberleşme hakları sağlanmalıdır. Bu taleplere ilişkin devletin adım atmadığı her gün mahpuslar ölüme daha da yaklaşmış olacaktır. Açlık grevi eylemcilerinin sağlık durumlarının çok kötüye gittiği bilinmektedir. Hasta tutuklu ve hükümlüleri ölüme terk eden zihniyet, bu defa açlık grevi eylemcilerini ölüme terk ediyor. Bu duruma sessiz kalınmamalıdır” çağrısında bulundu.
Tutsaklar görüşe çıkmayacak
Öte yandan Mardin ve Amed’deki tutuklular aile görüşlerine çıkmayacaklarını duyurdu. Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutulan PKK’li tutuklu ve hükümlüler, yaptıkları açıklamada, Öcalan’a uygulanan tecridi protesto etmek için 16 Nisan’a kadar aile görüşüne çıkmayacaklarını bildirdi. Mardin E Tipi’de bulunan PKK ve PAJK’lı tutuklu ve hükümlüler de Öcalan’a uygulanan tecridi protesto etmek için 5 gün kapalı görüşe çıkmama kararı aldıklarını açıkladı.
HABER MERKEZİ
Osmaniye esir kışlası
Meclis raporuna göre, Osmaniye Cezaevi'nde 12 Eylül dönemindeki gibi koğuşlarda askeri usul hakim. Tutuklular çırılçıplak soyularak aranıyor. Her gün sakal tıraşı olmaya zorlanıyor. Sistemli dayak var. Mektuplara el konuluyor. Kitap, gazete yasak.
Osmaniye Cezaevi'nde incelemelerde bulunan Meclis İnsan Hakları Komisyonu Cezaevi Alt Komisyonu, 23 sayfalık bir rapor yayınladı. Rapora göre, mahkumlar her gün sakal tıraşı olmaya zorlanıyor, tüm tutuklu ve hükümlüler başka bir cezaevinden bile geliyor olsa çırılçıplak soyularak aranıyor. C Tipi 196 kişi kapasiteli cezaevinde 227 tutuklu ve hükümlü, bin kişilik kapasitesi bulunan T Tipi cezaevinde de bin 212 kişi kalıyor. Bir koğuşta 18 değil de 27 kişi yaşamaya çalışıyor. Cezaevinde yaşanan şartların 12 Eylül darbe dönemine benzediği ve cezaevi yönetiminin mevzuatı olabildiğince “dar” yorumladığı vurgulanan rapordaki tespitler şöyle:
Çocuklar da cezalı
Kadın koğuşlarında ikisi kreşe giden 4 çocuk kalıyor. Kantinde oyuncak satılmadığından çocuklara oyuncak temin edilemiyor. Çocuklar pek bir faaliyette bulunmadıklarını, spor için 14 günde bir, bir saatliğine dışarı çıkarıldıklarını söylüyor. Çocuk mahpuslar arasında da okuma yazma bilmeyenler var.
Yemeği sırayla yiyorlar
9 çocuğun kaldığı çocuk koğuşlarından birinde dört kişilik bir masa var. Çocuklar masa ve tabak yetersizliği nedeniyle yemekleri sırayla yemek zorunda kalıyor. Görevlilerin sert tavırlarından ve yazdıkları dilekçelerin dışarı çıkarılmamasından şikayetçiler.
Askeri usul sayım
Askeri usulle sayım yapılması dayatılıyor. Mahkumlar, “1, 2, 3, 4...” diye seslice saymaktadır.
Keyfi yayın yasağı
Gazete, dergi, kitap gibi yayınlar, "Kurum güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi ihtimali" veya "müstehcenlik içerdiği" gerekçesiyle Eğitim Kurulu'nca sık sık yasaklanıyor. Yasakların neden konulduğu açıkça anlatılmıyor.
Her gün zorla sakal tıraşı
Cezaevinde "alışılmışın dışında" saç ve sakala müsaade edilmediği ifade ediliyor. Tutuklu ve hükümlüler her gün sakal tıraşı olmaya zorlanıyor. Günlük sakal tıraşı zorunluluğuna uymayanlar ise her türlü faaliyetten men ediliyor.
Çırılçıplak arama yapılıyor
Kuruma başka bir cezaevinden dahi geliniyor olsa tüm tutuklu ve hükümlüler çırılçıplak soyuluyor. Yaşadıklarını anlatan bir hükümlü, kuruma ilk girişte jandarma tarafından üzerinin tamamen çıkarılmak istendiğini ancak "Dinim elvermiyor" karşı çıkışı üzerine askerin müsamaha gösterdiğini söyledi. Ancak cezaevi görevlilerince zorla çırılçıplak soyulduğunu iddia etti. Yaşının 60'ın üzerinde olduğunu beyan eden bir başka mahpus ise çıplak bırakılarak "aşağılandığını" belirtti.
Sağa sola bakmak yasak
Ziyaretlerde görüşler kısa tutuluyor ve görüş bittiğinde insanlara kaba bir şekilde bağırılarak koğuşlara dönmeleri isteniyor. Görüşlere gidilirken sağa sola bakılması yasaklanıyor, sadece öne doğru bakılması şart koşuluyor.
Onur kırıcı davranışlar
Mahkumlarla yapılan görüşmelerde sistemli bir şekilde şiddet veya dayak bulunmadığını söylediler. Ancak onur kırıcı davranışların son derece yaygın olduğu ifade ediliyor.
Robocopla gözdağı
Cezaevinde 10 Robocop kıyafetli görevli var, görevleri firar ve isyan gibi durumlarda müdahale etmek. Raporda, bu personelin, herhangi bir olayın olmadığı rutin zamanlarda da mahkumlara gözdağı vererek sindirme amaçlı kullanılmaması gerektiğinin altı çiziliyor.
ANKARA