17 Aralık yolsuzluk operasyonunun yıldönümüne üç gün kala 14 Aralık sabahına Türkiye yeni bir operasyon haberi ile başladı.
Operasyon yapan ile operasyon yapılanlar saf değiştirmişti. 17 Aralık’ta AKP'nin dört bakanı ile ilgili yolsuzluk operasyonunu başlatan Fethullah Gülen cemaatinin polis ve yargıya sızan kadrolarıydı. Gülen cemaatinin Zaman gazetesi ve Samanyolu TV'sine 14 Aralık operasyonunu yapan ise AKP Hükümeti'ydi.
Operasyon Tahşiye Yayınevi eski sahibi M.Nuri Turan’ın şikayeti üzerine başlatıldı. Tahşiye; dip not çıkarma, çıkıntı yapmak demektir.
Tahşiyeciler Melle Saidî Kurdî’nin Risale’lerini yeniden yorumlayıp yayınlıyorlardı. Her ikisi de Nur cemaatine dayanmasına karşın Fethullah Gülen cemaati ile Tahşiyeciler arasında, dinler arası diyalog ve zekat’ın kime verileceği konusunda çatışma vardı. Fethullah Gülen’in Pensivanya'da yaptığı bir açıklamanın herkül.org sitesinde yayınlanması üzerine Tahşiyeciler aleyhine operasyon yapılması için düğmeye basıldı. Gülen herkül.org sitesinde yayınlanan mesajında "tahşiyeciler" diye bir grubun çıkacağını açıklamıştı.
2009 yılının 30 Nisan günü Tahşiye Yayınevine, cemaatın lideri Mehmet Doğan ve cemaat mensuplarının evlerine Ankara'dan gelen emir üzerine Gülenci polis ekipleri tarafından baskın yapıldı. Mehmet Doğan ve 122 arkadaşı silahlı örgüt kurma suçlaması ile gözaltına alındılar.
Sohbet evleri ve misafirhane, evlerinde yapılan aramalarda iki adet el bombası ve fişekler bulunmuştu. Dava sanıkları İBDC, Hizbullah ve El Kaide ile irtbatlandırılıyordu. Bazıları dört yıla yakın cezaevinde kaldılar.
M. Nuri Turan cezaevide dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’a yazdığı bir mektupta F. Gülen’den şikayetçi oluyor. Dört gün önce de şikayetçi olarak ifadesi alınıyor.
AKP Hükümeti bu ihbar ve şikayetleri dikkate alarak Zaman gazetesi ve Samanyolu TV sorumlularını, Şefkat Tepe ve Tek Türkiye dizilerinin senaryosunu yazanları, yapımcılarını gözaltına aldı.
Tahşiyecilere yönelik yapılan operasyonda iddiaya göre numaraları silinmiş olan el bombalarının üzerinde operasyon yapan polislerin el izleri bulunmuş. Yani iddiaya göre el bombalarını polisler koymuş. Yine iddialara göre Tahşiyecilere yapılan operasyon "kumpas"imiş.
Gülen cemaatı taraftarı polisler, 2009 yerel seçimlerinden sonra Kürdistan’da, Türkiye’nin metropollerinde KCK’ye yönelik operasyonlar yaptı. Üç binden fazla belediye başkanı, DTP yöneticisi, seçilmiş milletvekilleri, avukat, doktor, öğretmen sivil politikacılar bu siyasal operasyonlar sonucu yıllarca hapishanede yattılar. Sağlık sorunları ile yüzyüze gelenler oldu. 17 Aralık’tan sonra diğer Ergenekon, Balyoz davaları gibi davalarda Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlardan faydalanarak tahliye oldular.
Etme kulum bulursun dünyasıdır. Keser döner, döner bir gün kendini de keser. Hukuka, hukuk devletine herkesin ihtiyacı vardır. Gün olur devran döner kolkola olduğunuz insanlarla yolunuz ayrılır. AKP Hükümeti CMUK 116 maddesinde değişiklik yapar. Artık size yönelik operasyon yapmak için kuvvetli delil değil, makul delil aranır. Bir gün gelir tıpkı 2009'da Diyarbekir’de Gün Tv’nin basıldığı gibi sizin de Tv'lerinizi, gazetelerinizi basarlar. Türkiye demokratikleşmediği, hukuk devletinin prensipleri yürürlükte olmadığı sürece bunlar olacaktır. Bugün bana yarın da sana, diğer gün de bir başkasına.
Urmiye Cezaevi'nde Fars ırkçılığına karşı direnen Kürt esirleri ve onları destekleyen Doğu Kürdistanlıları yalnız bırakmıyalım. Bir gözümüz ve bir kulağımız da Urmiye’de olsun.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 17 Aralık 1947'de Muhabbat Kürt Cumhuriyeti yıkıldı. Cumhurbaşkanı Gazi Muhammed ve kabinesi tutuklandı.
* Kürt halk sanatkarı M. Arif Cizrawî 17 Aralık 1986'da aramızdan ayrıldı.
* Kürt halk sanatçısı Eyşe Şan 18 Aralık 1996 tarihinde yoksulluk içerisinde İzmir’de yaşamını yitirdi. Diyarbekir’de defnedilmesi konusundaki vasiyeti halen yerine getirilmedi.
* Kürt siyasetçi, yazar Mehmut Baksi 19 Aralık 2000 tarihinde Stockholm’da yaşamını yitirdi.