DTK Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven, “14 Temmuz ruhuyla direniyorum. Zindanlar bu moralle tecridi parçalayacak” dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı açlık grevi eyleminin 82. gününde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, dünkü mesajında şunu tekrar vurguladı: “Bu ceberut, faşist devlet bizden bedel istiyorsa bir Kürt kadını olarak bu bedeli seve seve vermeye hazırım.”

Leyla Güven’in dünkü mesajı, HDP Basın Bürosu tarafından paylaşıldı. Güven’in mesajı şöyle: “Zindandan çıkarken gerçekten çok zorlandım. Direnişi başlattığım yer. Bir de 14 Temmuz ruhu adeta o duvarlara işlemiş. Bu direnişi başlatırken hakikaten o maneviyatı çok hissettim. O dönem yaşayan arkadaşların, onların söylediği sözleri yeniden yeniden yaşadım. 81 gündür bu eylemi sürdürüyorum. Cezaevinde ben çok iyiydim. Ama dünden bu yana o maneviyattan kopmuş gibiyim. Bu duygudan kendimi kurtarmaya çalışıyorum. Dışarının havası suyu, hiçbir şeyi bana doğal gelmiyor. Sanki içerisi daha doğalmış gibi, dediğim gibi bu çok ilginç bir psikoloji.

Bedel ödemeye hazırım

 Bu direnişin bir diğer ayağı da dışarıda yapılan çalışmaydı. Bu çalışmalar bizim moral kaynağımızdı. Siz dile getirdikçe, insanlar konuştukça, her yere yayıldıkça... Alman gazetesi birkaç gün önce bana röportaj için soru göndermişti, ‘partiniz size yeterince sahip çıktı mı? diye. Dedim ki ‘partimin sayesinde sesim taa Almanya’ya, size kadar gelmiş.’ Hepimizin çabasına ve emeğine sağlık. Bu hepimizin yürütmesi gereken bir mücadeledir. Tecrit bir insanlık suçudur. Biz de çeşitli vesilelerle bunu kaldırmaya, kırmaya çalıştık ama olmadı. Bu ceberut, faşist devlet bizden bedel istiyorsa bir Kürt kadını olarak bu bedeli seve seve vermeye hazırım. Bunun için ilk adımı ben attım ama şimdi zindanlar dolup taşıyor. Zindanlardaki morali, motivasyonu, coşkuyu bir görseniz, o coşku ile zindanlar bu tecridi parçalayacak. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.”

 
 

12 eylemci 5 kişilik koğuşta

Tarsus T Tipi 1 Nolu Cezaevi’nde koğuşlara giren gardiyanlar, süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan 10 tutsak ve 2 refakatçiyi çıkartarak 5 kişilik koğuşa koydu.

Tarsus T Tipi 1 Nolu Cezaevi’nde 5 Ocak günü ilk grupta açlık grevine giren 7 tutsak ile geçtiğimiz günlerde greve başlayan 3 tutsak, koğuşlarından zorla çıkarıldı. Önceden herhangi bir bilgi verilmeden koğuşlara giren gardiyanlar, açlık grevindeki 10 tutsak ve 2 refakatçiyi, 5 kişilik koğuşa koydu. Dar alanda tutulan 12 tutsakta rahatsızlıklar baş gösterdi. Ailelerini arayarak durumdan haberdar eden tutsaklar, açlık grevine başladıkları günden bu yana hiçbir biçimde sağlık kontrolünden geçirilmediklerini de aktardı. Yine B12 vitaminin düzensiz biçimde verildiği ; tuz, şeker ve limon ihtiyaçları için ise zaman zaman kantinde bulunmadığı iddiasıyla engel olunduğu iletildi.

 
 

Tutsaklar: Tecrit kırılacak

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, “Dışarıda da olsak, içeride de olsak, tecrit kırılacak” dedi.

Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle cezaevlerinde sürdürülen süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine ilişkin tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, tecrit kalkmadan eylemin sonlandırılmayacağını söyledi. Cezaevlerinde başlatılan eylemin bir direniş hamlesi olduğunu vurgulayan Kaya, “Halkımızın Önderliği üzerinde uygulanan tecrit politikasına karşı zindanlarda başlatmış olduğumuz direniş hamlesi, kapsam ve içerik olarak daha da derinleşip, nitelikli bir sürece kavuşarak devam etmektedir. MHP-AKP hükümeti, sürdürülen direnişin talebine doğru yaklaşmaktansa, özel savaş politikalarıyla direnişi ve direnişin talebini tasfiye etme emelleriyle hareket etmektedir” dedi.

Direnişin etrafından kenetlenme

16 Aralık’tan itibaren sürdürülen eylemin “Önderliğin özgür yaşar, özgür çalışır” koşullarına kavuşuncaya kadar devam edeceğini belirten Kaya, açıklamasında şunları ifade etti: “80 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DTK Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Sayın Leyla Güven’in şu anda dışarıda olmasına rağmen tecridin son bulması için direnişine devam etmesi, büyük bir anlam ve öneme haizdir. Zindanlarda bulunan biz PKK ve PAJK’lı tutsaklar olarak dışarıda da olsak, içeride de olsak ‘Önderliğimizin özgür yaşar, özgür çalışır’ koşullarına kavuşuncaya kadar direnişimizi büyük bir moral ve kararlılıkla sürdüreceğimizi belirtiyoruz. Tüm halkımızı ve demokratik kamuoyunu bu direnişin etrafında kenetlenmeye ve ses vermeye çağırıyoruz. Dışarıda da olsak, içeride de olsak, tecrit kırılacak.”

 
 

Ziyaretler DTK’ye

HDP, tahliye edildikten sonra açlık grevini Bağlar’daki evinde sürdüren DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’e yapılacak ziyaretlerin, sağlık ve hijyen koşulları nedeniyle DTK binasında kabul edileceğini duyurdu.

Güven, 25 Ocak’ta tahliye edildikten sonra Bağlar’daki evinde eylemini sürdürüyor. HDP Merkezi Örgütlenme Komisyonu da Güven’in evine yönelik yapılan ziyaretlere ilişkin bir açıklama yaptı. HDP açıklamasında, “Güven’e yapılacak dayanışma ziyaretleri, sağlık ve hijyen koşulları nedeniyle evi yerine DTK Başkanlığı binasında kabul edilmektedir. PM ve MYK üyelerimizin, milletvekillerimizin, kadın ve gençlik meclisi üyelerimizin, il ve ilçe örgütlerimizin bu konuda gereken hassasiyeti göstermelerini önemle rica ederiz” denildi.