Skype ile Strasbourg açlık grevi eylemcileriyle konuşan Leyla Güven “Bazı arkadaşlar yaşın ilerlemiş, yapamazsın” diyordu. Ama 80 gün oldu ben halen çok iyiyim. Bu da gösteriyor ki, bu işler yaş ile fizik ile olmuyor. İrade ve inançla bağlantılıdır” dedi. Güven, eylemi 14 Temmuz’da yapmak istediğini anca o zaman mahkemeye çıkamadığını söyledi.

BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecridi kırmak amacıyla Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve 14 eylemcinin katılımıyla Strasbourg’da devam eden süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 43.gününde. Strasbourg’un yani sıra Hewlêr, Galler, Den Haag, Duisburg, Nürnberg ve Toronto’da açlık grevi eylemleri yayılarak devam ediyor. Strasbourg Demokratik Kürt Toplum Merkezinde devam eden süresiz–dönüşümsüz açlık grevi eylemine, Avrupa’da yaşayan Kürt halkının ve dostlarının ziyaretleri ise yoğun şekilde devam ediyor.  Tahliye edilen Leyla Güven’le de skype üzerinden bir görüşme gerçekleştiren eylemciler, duygusal anlar yaşadı.

Görüşmede Güven, Strasbourg, Hewlêr, Galler ve diğer yerlerde eylemde bulunanları selamlayarak “Her ne kadar beni Amed zindanının maneviyatından koparsalar da, tecridi kırana kadar eylemde olacağım” dedi. Güven, aslında eylemini 14 Temmuz tarihinde mahkeme salonunda başlatmak istediğini ancak mahkemeye çıkartılamadığı için geç kaldığını ve amacına ulaşana kadar da eylemini sürdüreceğini vurguladı.

 Leyla Güven konuşmasında: ”Direnişte bulunan bütün arkadaşların size selamları vardı. Her ne kadar Amed zindanının maneviyatından uzaklaştırılmış olsam da ben iyiyim. Sizleri selamlıyor, tek tek kucaklıyorum. Hepinizi yanımda hissediyorum” dedi.

Tecrit, bizim için utançtır 

Güven, amaçlarının 14 Temmuz direniş ruhunu yeniden canlandırmak olduğunu hatırlatarak, ”Ben cezaevinde açlık grevine başlarken bazı arkadaşlar, “Yaşın ilerlemiş, yapamazsın” diyordu. Ama 80 gün oldu ben hala çok iyiyim. Bu da gösteriyor ki, bu işler yaş ile fizik ile olmuyor. İrade ve inançla bağlantılıdır. Bu da 14 Temmuz ruhunun yeniden Amed zindanında ortaya çıktığını gösteriyor. Bu direniş, Kürt halkının direnişi ve talebidir. Milyonların istemidir. Bu direnişin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyorum. Hayatım boyunca hiçbir zaman bu kadar mutlu ve huzurlu olmamıştım” dedi.

 

‘Kararlıyız’ 

Strasbourg açlık grevi eylemcileri adına konuşan Gülistan Çiya İke ise şunları söyledi: ”80 gün önce Sara, Kemal, Hayri, Mazlum’un mekanında, 14 Temmuz direniş ruhuyla yeni bir dönem başlattınız. Biz de o ruh ile 41 gün önce bu direnişe katıldık. Bu direniş sizin ve kadınların öncülüğünde başladı. Bu eylem ile başımız diktir. Her zaman seni içimizde hissettik. İstedik ki burada sesin olalım, dünyanın dört tarafına yayalım. Tek amacımız var, tecridin kırılması ve Önder Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü sağlamamızdır. Bu amaçla yola çıktık, umutlayız, inançlıyız ve kararlıyız.”

 Dilek Öcalan da, Leyla Güven’e hitaben duygularını şu sözlerle dile getirdi: ”Ben inancını, kararlığını iyi biliyorum. Bir Kürt kadını olarak, bu direnişin öncülüğünü yaptın. Çünkü senin ismin Leyla’dır.” Başarı dileklerinin ardından görüşme sona erdi.

Kartal: Türk devletinin oyunları tutmadı

Öte yandan KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal,  KCKYürütme Konseyi üyesi Zübeyir Aydar ve çok sayıda Kürdistanlı açlık grevi direnişçilerini ziyaret etti.

Devletin açlık grevlerini boşa çıkartmak için oyun oynadığını belirten Kartal, Kürt halkının tarihi direnişin yanında olduğunu söyleyen Kartal, devletin oyunlarının tutmadığını, direnişle tecridin kırılacağının altını çizdi.

KCK Yürütme Konseyi üyesi Zübeyir Aydar da 43.güne ulaşan açlık grevinin artık kritik bir sürece girdiğini söylediği konuşmasında, taleplerin insani olduğunu ve barışı amaçladığını söyledi. Sadece eylemcilerin açlık grevinin yeterli olmayacağını söyleyen Aydar, Kürt halkının her alanda eylemlere destek vererek bu talepleri güçlendirmesini istedi.

Gefur: Tüm parçalarda direnişe çağırıyoruz

KNK üyesi Refik Gefur da, Kürt halkının ortak mücadelesine vurgu yaptığı konuşmasında, Öcalan’a yönelik tecridin tüm Kürt halkına yönelik olduğunu söyledi.

Gün içerisinde Achim–Verden Êzîdîler Birliği’nden bir grup, eylemcileri ziyaret etti. Kurum adına konuşma yapan Cemal Cemal, başta Leyla Güven olmak üzere açlık grevi eylemini sürdüren herkesi selamlayarak, gerçekleştirilen bu eylemin parçası olduklarını belirtti.

‘İşgalcilere karşı direnişi büyütmeliyiz’

   

Kürdistan İslam Partisi (PİK) Başkanı Hikmet Serbilind ve yazar-sosyolog Kadir Amaç da eylemcileri ziyaret edenler arasındaydı. Amaç, Leyla Güven öncülüğünde başlayan süresiz–dönüşümsüz açlık grevi eylemlerinin özelde Kürdistan olmak üzere, Türkiye ve Avrupa toplumlarında büyük bir ilgi uyandırdığını belirtti. Eylemin son derece önemli olduğunu vurgulayan yazar–sosyolog Kadir Amaç, bu eylemi Kürdistan’a şahitlik eden bir ayet olarak yorumladığını belirtti. Kadir Amaç, Kürt halkının, Kürt siyasetçi ve aydınlarının eyleme sahip çıkması gerektiğini belirtti.

Güney halkının Türk işgalci ordusunun üstlerine karşı serhildanına da dikkat çeken Amaç, dört parça Kürdistan’da işgalciliğe karşı büyük direnişlere dönmesi gerektiğini vurguladı.

PİK: Barışın yolu Öcalan’la müzakereden geçer

Partiya İslamiya Kurdistan (PİK) adına Hikmet Serbilind da kendilerinin parti olarak Kürdistan davasına hizmet eden ve bedel ödeyen herkese kıymet verdiklerini vurguladı. Bir insanı öldüren veya ölümüne neden olan kişilerin aynı zamanda tüm insanlığı öldürmüş olduğunun söylendiğini kaydeden Hikmet Serbilind, insan yaşamının önemine değindi. On milyonlarca nüfusa sahip Kürt halkının esaret altında yaşadığını söyleyen Serbilind, Kürt halkının ağır bedeller ödeyerek bugünlere geldiğini dile getirdi. Türk devletinin Kürtlere başka yok bırakmadığı için açlık grevlerinin başladığını ifade eden Serbilind, Halk Önderi Abdullah Öcalan’la diyaloğun şart olduğunu söyledi. “Eğer barış ve çözüm istiyorlarsa, bunun yolu İmralı’dan geçer” diyen Serbilind, “Sayın Öcalan bu hareketin lideridir ve barış da ancak onunla olabilir” diye vurguladı.