Türk devletinin Cizre’deki toplu katliamlarının boyutları henüz netleşmedi. Dün öğle saatleri itibariyle hastanelere kaldırılan cenaze sayısı 145’i buldu. 

DBP, MEYA-DER ve Mezopotamya Hukukçular Derneği’nin (MHD), Cizre’de katledilenlerin kimlik tespiti ve otopsi işlemlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için oluşturduğu kriz masası, Cizre’deki vahşet ve otopsi işlemleri konusunda elde edilen verileri DBP Genel Merkezi’nde yaptıkları basın toplantısıyla açıkladı. MEYA-DER Şube Eşbaşkanı Ayşe Dicle, Cizre’deki katliamlarda katledilen yurttaşların sayısının 145’i bulduğunu belirterek, cenazelerin otopsi işlemleri için Mardin, Urfa, Şırnak, Silopi ve Antep’e gönderildiğini hatırlattı. Dicle, ailelerin bir kısmının, Cizre’deki sıkıyönetim uygulamaları nedeniyle DNA örneğini veremediğini aktardı.


Cenazeleri gasp girişimi

Mardin Cumhuriyet Savcılığı’nın cenazelerin teşhise elverişli olmadığını gerekçe göstererek otopsi raporlarını beklemeden defnedilmelerini istediğine dikkat çeken Dicle, “Bu talep Cizre’de uygulanan vahşi katliamın üstünü örtme ve sonrasında yapılması planlanan muhtemel katliamlara da zemin hazırlamaktadır” dedi. 

Ankara Katliamında onlarca cenazenin bir günde DNA örnekleri alınarak teşhis edildiğini hatırlatan Dicle, ancak DNA eşleştirmelerinin ayları bulacağı gerekçesiyle Cizre’deki vahşi vahşi katliamın boyutunun kamuoyundan saklanmak istendiğini söyledi.

Dicle, kendilerine cenazeler için başvuran aile sayısının 200’e yakın olduğunu belirterek, bu başvuru sayısına bakıldığında katliamın boyutlarının tahmin edilenden çok daha vahim olabileceğini ifade etti. DNA örneklerinin Mardin ve Silopi’de alındığına işaret eden Dicle, ailelere cenaze ve DNA örnekleri için kriz masasına başvurması çağrısını yineledi. 

Kriz Masası’nın verilerine göre dün öğle saatleri itibariyle tablo şöyle:

*  Mardin’de otopsi işlemleri tamamlanan 17 cenazeden Ekrem Sevilgen (17), Serdar Özbek (32) ve Mehmet Benzer’in (19) cenazeleri aileleri tarafından teşhis edilerek, teslim alındı. Dün de morgdaki 14 cenazeden 2’sinin kimliği yapılan parmak izi testinin ardından netleşti. Cenazelerin Tajdin Merse (22) ve Mehmet Dalmış’a (31) ait olduğu anlaşıldı. Merse ve Mehmet Dalmış’ın cenazeleri teslim alındı. Morgdan çıkarılan cenazeler ambulansa alınarak, Cizre’de defnedilmek üzere yola çıkarıldı. Cenaze teslimi sırasında Merse ve Dalmış’ın yakınları ağıtlar yaktı. 

*  Urfa’daki 28 cenazeden otopsisi sonuçlanan Mesut Karşin’in cenazesi Van’a, Fehmi Fekah Dinç’in Batman’a, Sultan Irmak’ın cenazesi ise Silvan’a gönderildi. Dün öğlene doğru Ercan Bişkin’in cenazesi de teşhis edildi. Ailesi tarafından teşhis edilen Bişkin’in işlemlerinin ardından memleketi Cizre’ye götürülmesi bekleniyordu.

*  Şırnak’ta bulunan 13 cenazenin otopsi işlemleri devam ediyor.

*  Silopi’de bulunan 51 cenazeden Abdulselam Turgut Van’a, Murat Kazıcı ise Viranşehir’e gönderildi. 48 kişiye ait cenazenin çoğu vücut bütünlüğü olmadığı veya yakıldıkları için teşhis edilemedi. DNA testi bekleniyor. 

*  Bazı cenazelerin teşhisi mümkün değildir. Yapılan otopsiler sırasında bulunması gereken doktorlar ve avukatlar alınmadı.

*  Antep’e getirilen 20 cenazeden sadece 4’ü teşhis edilebilecek halde. Geri kalan 16 cenaze ise vahşice yakıldığı için tanınmayacak durumda. Cenazeler arasında yakınlarının olabileceği ihtimali üzerine kente gelen ailelere, sadece 4 cenazenin fotoğrafı gösterilerek teşhis etmeleri istendi. Diğer cenazelerin ise DNA testleri sonucu kimlikleri netleştirilecek. 

*  Urfa’da 25, Silopi’de 49, Şırnak’ta 13, Mardin’de 12, Cizre’de 16, Antep’te 20 cenazenin otopsi işlemleri için bekleniyor. 

*  Hastanelere ulaştırılan cenaze sayısı 145’i buldu.


200 kişi için başvuru

Dün iti.ariyle 200 kişi için başvurulmuş oldu. Yakınlarının infaz edildiğinden şüphelenen 68 aileden kan örneği alındı. Son toplu katliamlardan önce de 84 kişi Türk işgal güçlerince katledilmişti. Katledilenler arasında 3 aylık Miray bebek ile anne karnındaki ikisi 7 aylık, biri 8 aylık 3 bebek de bulunuyor. 

Ancak devletin katliamın boyutunu karartma politikası, devam eden abluk ve saldırılar yüzünden net bilgilere hala ulaşılamıyor.


Cenazeleri de engelliyor

Katledildikten sonra cenazesi otopsi işlemleri için Mardin Artuklu Hastanesi’ne gönderilen Serdar Özbek’in (32) cenazesi saatlerce ambulansla dolaştırıldı. Çocuklarının cenazesini teşhis ettikten sonra defnetmek için Cizre’ye doğru öğlen saatlerinde yola çıkaran aile, devlet yetkililerinden izin almasına rağmen ilçeye alınmadı.

Ailenin, Türk devlet güçleri tarafından yönlendirildiği tüm yollardan geri çevrilerek, cenazenin Cizre’ye götürülmesine izin verilmedi. Özbek’in dayısı Hüsnü Aslan, öğlen saatlerinde cenazeyi alarak Mardin’den yola çıktıklarını ancak sırasıyla Nusaybin, Karalar, Midyat ve İpekyolu yollarından geri çevrildiklerini belirterek, dün 15.00 itibariyle Nusaybin ile Şırnak sınırı arasındaki Dinçer Özbek Jandarma Karakolu’nda bekletildiklerini söyledi. 

Çocuklarının cenazelerini Cizre’nin Hoser Köyü’ne götürmek istediklerini kaydeden Aslan, HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik’in Cizre Kaymakamı ile görüştüğünü ve kaymakamın cenazenin Cizre’de defnedilmesine izin vermesine rağmen askerler tarafından engellendiklerini vurguladı. 


Sarıyıldız’dan Bozdağa’a sorular

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Cizre’de bodrum, sokak ile evlerden çıkarılan ve yakılmış halde bulunan cenazelerin otopsi işlemlerinin usulsüz yapılmasına ilişkin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ‘a soru önergesi verdi. Sarıyıldız, Bakan Bekir Bozdağ’dan şu sorularına yanıt istedi:

* Otopsi işlemlerine avukat ve avukatın belirlediği bir hekimin katılabileceği yasalar ve uluslararası protokoller tarafından düzenlenmiştir. Bu açık hükme rağmen otopsi işlemlerine neden avukat ve hekimlerin katılmasına izin verilmemektedir? 

* Avukatların seçtiği adli tıp uzmanlarının dahi otopsi işlemlerine alınmasına neden müsaade edilmemektedir?

* Otopsi işlemini yapan hekimin olaya dair ön bilgisinin olması ölüm nedeninin açığa çıkmasını sağlayacak verilerin başında gelmektedir. Ancak, Mardin, Urfa, Silopi ve Antep’te yapılan otopsi işlemlerinde hekimlere olay yeri inceleme tutanağının verilmediği iddia edilmektedir. Bu kapsamda otopsi işleminin sağlıklı sonuç vermesi amacıyla otopsi hekimlerine olay yeri inceleme tutanakları verilmiş midir? Verilmemişse gerekçesi nedir?

* Yasada, ölüm nedeninin tespit edilmesi için ölen kişinin üst giysileri, otopsi işlemini gerçekleştiren hekimler gözetiminde çıkarılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu açık yasal düzenlemeye rağmen hayatını kaybedenlerin üstlerinin tamamen çıkartılmış halde hastanelere sevk edildiği yönündeki iddialar doğru mudur?

* Otopsi işlemlerinin sağlıklı yapılabilmesi için hem teknik bakımdan hem de steril olarak uygun ortam sunulmuş mudur?

* Hayatını kaybedenler ve yakınlarından alınan kan eşleşmeleri nerede yapılacaktır?

* Avukatların ve hekimlerin otopsi işlemlerine katılmasına izin vermeyen savcılar hakkında herhangi bir inceleme ya da soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamışsa neden? 



 HABER MERKEZİ






Sevilgen Nusaybin’de defnedildi


Cizre’de vahşet bodrumunda infaz edilen 17 yaşındaki Ekrem Sevilgen, Nusaybin’de yüzlerce kişi tarafından son yolculuğuna uğurlandı. 

Yüzlerce araçlık konvoyla ilçeye getirilen Sevilgen için ilçede cenaze merasimi düzenlendi. Devrim Mahallesi Taziye Evi’nde düzenlenen merasime yüzlerce yurttaşın yanı sıra HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Nusaybin Belediye Eşbaşkanları Sara Kaya ve Cengiz Kok, MEYA-DER, Barış Anneleri, KJA ile HDP-DBP’li yöneticiler katıldı. 

“Şehîd namirin”, “Bijî berxwedana Cizîrê” ve “Ey şehîd xwîna te li erdê namîne” sloganlarının atıldığı törende, dini cevibeleri yerine getirildikten sonra cenaze konvoy şeklinde Moris Mezarlığı‘na getirildi. Sevilgen’in cenazesi defnedildiği sırada annesi Emine Sevilgen ve küçük kardeşi Serhat Sevilgen tarafından yakılan ağıtlar, cenaze töreninde duygusal anlar yaşattı. 

Sevilgen’in ailesi, taziyeleri memleketleri Cizre’de saldırıların son bulması ardından tüm direniş şehitleri için kurulacak taziye çadırında kabul edeceklerini belirtti.