
15 Ağustos Atılımı’nın 34. yıldönümüne gireceğimiz bu günlerde Türk devleti, Rojava’ya yönelik saldırılarını artırdı. Özellikle Efrîn ve Şehba alanlarına yönelik işgal saldırıları düzenleyen sömürgeci Türk devleti, Rojava’da Kürt halkının 5 yıldır büyük direnişlerle kazandığı kazanımları yok etmek istemektedir. Ancak Kürt gençleri Efrîn’i ve Rojava’yı savunmak için 15 Ağustos Atılımı’nın ruhu ile sömürgeci Türk devletinin işgalci ordusuna ve onun çetelerine cevap vermekte, direnmektedir.
15 Ağustos 1984 tarihinde PKK’nin efsane komutanı Mahsum Korkmaz(Agit) şahsında Eruh-Şemdinli alanlarında başlayan ilk silahlı atılım gericiliğe, sömürgeciliğe, baskıya, faşizme, işgalciliğe karşı atılmış bir adımdı. Kürt halkının yıllarca beklediği özgürlüğün, adaletin, eşitliğin, adaletin ilk fişeğiydi. 12 Eylül faşist askeri darbesine karşı Kürt halkının ve PKK’nin öncü kadrolarının zindanlardaki direnişlerinin intikamıydı. Ağrı dağına gömdükleri meftanın uyanışıydı. Direnişin, özgürlüğün ilk çığlığı ve serhildanın rengiydi. Kürt halkı bu merminin sesiyle uyanarak, direnişe, serhildana geçti. Özellikle bu atılım, 1990’lı yılların başında Cizre, Nusaybin ve Kürdistan’ın birçok kentinde başlayan halk serhildanlarının ruhuydu. Kürt gençlerinin özgürlük mücadelesine katılımının başlangıcıydı. Umudun, geleceğin müjdeleyicisiydi.
15 Ağustos Atılımı, daha önce düşmanından korkan ve hiçbir şey yapamayan Kürde cesaret verdi. Bu ölü ruhu yeniden diriltti. Kalk ve savaş diyen bir gündü. 15 Ağustos faşizme dur dedi. Bu atılım ile düşmana ‘Senin askerin Kürdistan’da vurulacaktır’ denildi. Bu değerler için savaşan Kürt gerillası vardır dendi. Bu topraklardan çıkana kadar, ülkemi özgürleştirene kadar sana karşı savaşacağım, denildi. Ve faşizm nerede olursa olsun ona karşı savaşılacağı belirtildi. Hiçbir zaman ulus-devlet mantığı kabul edilmeyeceğini haykırdı. Tek bayrak, tek dil, tek cins, tek din ve tek millete hayırdı. 15 Ağustos her zaman ortak vatan, ortak bayrak, ortak millet dedi. Her zaman farklılıklara evet, ayrımcılığa hayır dedi. 15 Ağustos ile Kürt halkı ulusal birliğini, ulusal rengini yaratırken aynı zamanda bütün halklarla nasıl yaşayacağının mücadelesini de öğrendi ve öğretti.
15 Ağustos, Kürdistan’da gerillalaşmayı yaratırken aynı zamanda Kürt halkı için moral değerlerini de beraberinde getirdi. Bu yüzden Kürtler için 15 Ağustos, direniş bayramı olarak kutlanmaktadır. Ayrıca 15 Ağustos atılımı tasfiyeciliğe, reformizme, ihanete karşı bir mücadele biçimiydi. 15 Ağustos’tan 1 Haziran’a kadar sürekli devam eden bir mücadelenin, direnişin ruhudur. 15 Ağustos ruhu olduğu müddetçe Kürt halkı hiçbir zaman yenilmeyecektir. Bugün bu ruh ile Kürt halkı 7’den 70’e DAİŞ’e karşı Kobanê’de, Şengal’de, Kerkük’te savaşmaktadır. Bu ruh ve mücadele, Ortadoğu’yu demokratik federasyona götürendir. Ortadoğu birliğini yaratandır. 15 Ağustos ruhu ile Kobanê’de olduğu gibi 1 Kasım olarak kendisini dünyaya tanıtandır. 15 Ağustos ruhu Kürdistan’da ulusal birlik, Ortadoğu’da demokratik federasyon ve dünyaya insanlığı getirendir.
15 Ağustos Atılımı’nın ruhu bugünde kendini Efrîn’de sömürgeci Türk devletinin işgalci ordusuna ve insanlık dışı çetelerine karşı direnişin, mücadelenin adıdır. Topyekûn faşizme ve sömürgeciliğe karşı topyekûn direnişe geçmektir. Bu ruh ile bugün başta Kürt Özgürlük Hareketi, YPG-YPJ, YPS-YPS Jin güçleri ile YBŞ-YJŞ öz savunma güçlerinin faşizme karşı kendi topraklarını savunması ve Kürt halkı başta olmak üzere bölge halklarının özgürlük istemidir.
15 Ağustos Atılımı’nın 34. yılına girdiğimiz bu günlerde Kürdistan dağlarında gerilla güçleri işgalci Türk ordusuna karşı amansız direnişe geçmektedir. İşgalci Türk ordusuna ağır darbeler vurmakta ve ilerlemesini önlemektedir. 16 Haziran günü Zap alanına yönelik işgal operasyonu başlatan Türk ordusuna ağır kayıplar verdiren Kürt Özgürlük Gerillaları, 15 Ağustos Atılımı’nın ruhu ile her yerde Türk askerine göz açtırmamaktadır. Ve YPG, YPJ güçlerinin Efrîn ve Şehba’ya karşı işgal saldırısı düzenleyen sömürgeci Türk devletinin işgalci ordusuna ve insanlık düşmanı çetelerine karşı direnişe geçtiği bugünlerde her gün Türk ordusuna ağır darbeler vurmaktadır. Faşizme dur diyen Demokratik Suriye Güçlerinin Reqa’daki insanlık düşmanı DAİŞ çetelerine karşı yürüttükleri mücadelenin ruhudur. Ortadoğu’da barışı ve insanlığı getirecek olan onurlu mücadelenin adıdır 15 Ağustos Atılımı. Kürt halkı şuan bu ruh ile faşizme, işgalciliğe, ihanete, sömürgeciliğe, tekçiliğe karşı sokaklara, meydanlara, dağlara çıkarak eşitliği, özgürlüğü, adaleti, çoğulculuğu, ortak yaşamı haykırmaktadır. Bu ruh ile Kürt halkı meydanlarda faşizme karşı direnişe geçerek, sömürgeciliğe ve soykırıma karşı mücadele etmektedir. Bu ruh ile mücadele eden bu halkın topraklarına yönelik işgal harekâtı başlatan Türk devleti, Efrîn ve Şehba’da ve de Kürdistan dağlarında ağır yenilgiler alacaktır. Çünkü bu ruh özgürlüğün, demokrasinin, adaletin, eşitliğin, halkların ortakça yaşama arzusudur. Bu arzu şu an Rojava’da ve Kuzey Suriye’de oluşturulmuştur. Halkların ortak bir şekilde yaşadığı Kuzey Suriye ve Rojava ve bölge halkları başta olmak üzere tüm dünya halklarına umut olmaktadır. Gün bu ruhu büyütme, faşizme, sömürgeciliğe karşı direnişe geçme günüdür. Kürt halkı bu direnişe, 15 Ağustos ruhu ile sahip çıkmalıdır. Demokrat çevreler, antifaşist gruplar, özgürlüğü haykıranlar bu ruh ile mücadele etmeli, bu ruh ile meydanlara, sokaklara çıkmalılar. 15 Ağustos’un 34. yıldönümüne girdiğimiz bu günlerde bu direnişi, bu ruh ile tekrardan yüksek bir sesle haykırmalı ve yaymalıyız. Gün, 15 Ağustos’un direniş günüdür. Gün 15 Ağustos ruhu ile mücadele etme günüdür.