Semsûr (Adıyaman), Agirî (Ağrı), Êlih (Batman), Çewlîg (Bingöl), Bedlîs (Bitlis), Amed (Diyarbakır), Dersim, Colemêrg (Hakkari), Qers (Kars)-Erdexan (Ardahan), Mêrdîn (Mardin), Mûş, Sêrt (Siirt), Şirnex (Şırnak), Riha (Urfa) ve Wan (Van) baroları, 9 Temmuz’da Çewlîg’te düzenledikleri mesleki ve toplumsal sorunların tartışıldığı toplantının sonuç bildirgesini yayınladı. Toplumsal barışın tesisinin temel şartlarından birinin hukuk güvencesi olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Sadece Tahir Elçi dosyasında ortaya konan idari ve adli pratik bile yargısal güvence anlamında gelinen noktayı açıkça ortaya koymaktadır” denildi.

Şirnex’te kendisinden 45 gündür haber alınamayan DBP Yöneticisi Hurşit Külter’in durumundan duyulan kaygıya da yer verilen bildirgede, konuya ilişkin şu değerlendirme yapıldı: “Bu konuda devlete ve siyasi iktidara objektif sorumluluğunu hatırlatıyor ve Hurşit Külter’in akıbeti hakkında kamuoyunu tatmin edici bir şekilde bilgilendirmeye çağırıyoruz.” 

Şirnex ve Nisebîn’de çatışmaların bittiği resmi olarak açıklanmasına rağmen hala sokağa çıkma yasaklarının devam etmesinden kaygı duyulduğu da belirtilerek, çatışmaların sonuçları ve hak ihlalleri konusunda kamuoyunun ve STK’ların tespitlerinin bertarafını amaçladığının açık olduğu kaydedildi. Bildirgede, yasakların bir an önce kaldırılarak, şeffaf, etkin ve sonuç alıcı soruşturma yapılması çağrısı yapıldı.

Bildirgede, şu ifadelere yer verildi: “Hasta tutuklu ve hükümlüler meselesinin insan onuruna yaraşır bir şekilde bir an önce çözüm bulunması gerektiğini yineliyoruz. Dokunulmazlıkların kaldırılması ve belediyelere kayyım atanmasının sonuçları hem siyaset kurumu hem de yargı için ağır olacaktır.”