Almanya Kürt Enstitiüsü İkinci Başkanı Fevzi Özmen, bileşeni oldukları ‘Kürt Kimliği Tanınsın’ kampanyasında başta kurumlar olmak üzere, aydınların kendi rollerini yeterince oynayamadıklarını söyledi.
60 binin üzerinde bir imza ile Alman Federal Parlamentosu’nun gündemine bu konuyu getirmenin önemli ve tarihi bir başarı olduğunu vurgulayan Özmen, “Yine de Alman devletinin kendi resmi rakamlarına göre 800 bin olarak verdiği Kürt nüfusunun bu oranına göre daha başarılı ve güçlü bir kampanya yürüterek bu kampanyayı daha ileri safhaya götürmelidirler” dedi.

‘Görsel materyaller zenginleştirilmeli’
Kimlik Kampanyası’nın teorik düzeyde çok güzel formüle edildiğini ve  planlandığını belirten Özmen, ancak gelinen aşamada başta kurumlar olmak  üzere, aydınların ve Kürt halkının ilgisinin hala yetersiz olduğunu ifade etti.
Almanya Kürt Enstitüsü olarak kendilerininde bu kampanyada üzerlerine düşen rolü yeterince oynayamadıklarını, Alman kurumları, aydın, yazarları entelektüelleri ile ilişki geliştiremediklerini, onları bu işe ortak edemediklerini söyleyen Özmen “1 milyonu aşkın Kürt’ün yaşadığı bir ülkede 60 bin imza çok az bir rakamdır. Gerçi süre kısaydı ama yine de en az 100 bin imzayı aşarak bu kampanyayı çok daha güçlü şekilde taşırabilirdik. Yine de başvuru için gerekli olan 50 bin imzanın altında kalma riski de vardı. Bu anlamda biz 50 bin imzayı aşarak gündeme girmesini sağladığımız için çok mutluyuz” dedi.
Kampanyanın basın boyutunun eksik kaldığını kaydeden Özmen “Ancak özellikle görsel materyaller, filmler, tanıtım broşürleri vb. çok yetersizdi. Bu iş sadece panolarla olmuyor. Bir takım film ve görsel materyalllerle kampanya daha da yoğunlaştırılabilirdi. Bu bizim eksik kalan yanlarımızdı“ diye konuştu.

Aydınlara önemli görevler düşüyor

15 Ekim tarihinde Alman Federal Parlamentosu’nda ‘Kürt Kimliği Tanınsın Kampanyası’nın görüşüleceğini hatırlatan Özmen, bu süreçte özellikle aydınlara çok önemli görevler düştüğünü söyledi.
Aydınların, yazılarında, köşelerinde, sosyal medyada bütün olanaklarını kullanarak kimlik kampanyasını halka ve Alman kamuoyuna, politikacılarına, aydınlarına  taşırmaları gerektiğini belirten Özmen “Parlamentodaki oturumda aydınlara belki söz hakkı olmayacak ancak  aydınlar kamuoyunu o tarihe kadar iyi motive edip duyarlı hale getirirlerse ve de kitlesel olarak orada bulunurlarsa kampanya açısından çok pozitif bir durum olacağını düşünüyorum” dedi.

‘İsim konusunda Enstitü belgeleri geçerli’
Kürtçe isim konusunda da sorularımızı yanıtlayan Almanya Kürt Enstitüsü  2. Başkanı Fevzi Özmen, Almanya’da yaşayan Kürdistanlıların yeni doğan çocuklarına Kürtçe isim vermek istediklerinde Alman nüfus dairelerinde bazen zorluklarla karşılaştıklarını bu durumda olanların hemen Enstitülerine başvurmalarını istedi.
“Alman nüfus idareleri Türk konsolosluklarının verdikleri isim listelerine göre hareket ediyorlar. Hatta bazen kraldan çok kralcı kesiliyorlar” diyen Özmen  “Özellikle içinde  Q, X ,W ‘ harflerinin bulunduğu isimleri hiç kabul etmek istemiyorlar. Bu sorunla halkımız sık sık karşılaşıyor. Bizim Enstitü olarak bu konuda özel bir projemiz ne yazık ki yok. Ancak bu son yıllarda bize zaman zaman başvurular oluyor. Bize başvuru olduğunu da biz  bu ismi alıyoruz ve O Kürtçe ismin Almancasını tespit ediyoruz. Bu ismin bir Kürt ismi olduğunu eğer kadınlarınsa Kürt kadınları tarafından kullanıldığını ve anlamınında ne olduğunu, şayet erkek ismiyse Kürt erkekleri tarafından kullanıldığını ve anlamınında ne olduğunu belirten bir onay belgesi veriyoruz. Kürt velilere verdiğimiz onay kağıtlarının verildiği bütün Alman nüfus daireleri tarafından kabul edilmiştir. Özellikle mahkeme aşamasında istenen onay belgemiz mahkemeler tarafından kesinlikle geçerli kabul edilmektedir” dedi.

Çocuklarınıza ‘Yasaklı harfler’ olan isimler verin
“Çocuklarımıza içinde ‘yasaklı harfler’in bulunduğu isimleri koyalım diyen Almanya Kürt Enstitüsü İkinci Başkanı, kurum olarak, önerilerini topluma fazla duyuramadıklarını ifade ediyor.  
Özmen “Enstitü olarak yalnız biz değil, Almanya’da onlarca Kürt derneği var. Onlar da bu konuda yetersiz kalıyorlar. Ancak yine de burada teşebbüs  işin birinci derecede sorumlusu olarak bizden gelmeli. Biz Enstitü olarak bu konuyu açıklayan pankartlar hazırlamalı derneklere asmalıyız. Broşürler hazırlayarak halkı bilgilendirmeliyiz. Yine görsel medyada ve basında  ilanlarla bunu  duyurmalıyız. Halkımız böyle bir sorunla karşılaştığında bize başvursun” şeklinde konuştu.
Kürt toplumuna çağrıda bulunan Fevzi Özmen, itirazların özellikle içinde ‘Q,X,W’ harflerinin bulunduğu  isimlere geldiğini söyleyerek “Halkımız yeni doğan çocuklarına içinde bu üç harfin bulunduğu isimleri özellikle koysunlar.  Bu isimler hem Kürtçeye çok uygun hem de çok güzel isimler. Yine Enstiütü bünyesinde hazırladığımız internet sitelerimizde Kürtçe isim listeleri var. Bunu dahada zengileştiriyoruz. Belki herkese isim listesi ya da şu aşamada kitap dağıtamayız ama insanlarımız ,’www.dengemamoste.com  ile www. Enstituyakurdı.com sitelerine girerek çocuklarına Kürtçe isim seçebilirler”dedi.

 MURAT ALPAVUT/KÖLN