Siirt'te 'KCK gençlik yapılanması' adı altında 16 Mart 2011 yılında düzenlenen operasyon sonucu 10'u tutuklu 15 kişi hakkında açılan davanın 6. duruşması dün Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi'nden telekonferans olarak bilinen SEGBİS yöntemi ile katılan Cevat Altunkaya, açlık grevinde olduklarını duyurdu. Altunkaya, isnat edilen suçlamalara ilişkin savunma yapmayacağını ifade etti. Siyasi tutukluların sürekli sürgün edildiğine dikkat çeken Altunkaya, 2 yıldır cezaevinde olmasına rağmen 6 kez sürgün edildiğine işaret etti.

Son olarak 16 siyasi tutsakla birlikte bir hafta önce Gebze Kapalı Cezaevi'ne sürgün edildiklerini belirten Altunkaya, cezaevinde kendilerinin dışında siyasi tutuklu bulunmadığını ifade etti. Cezaevine sürgün edildikleri günden bu yana hücrede tutulduklarını ifade eden Altunkaya, "Ne ailemizle ne avukatlarımızla ne de beraber getirildiğimiz arkadaşlarımızla görüştürülmüyoruz. Sürekli olarak gardiyanların ırkçı ve işkenceci muamelelerine maruz kalıyoruz. Bizler de buna tepki olarak açlık grevine başladık. Kimseyle görüştürülmediğimiz için açlık grevini ilk kez burada söyleme şansı buluyorum" diye konuştu. Bir haftadır açlık grevinde olduklarını ifade eden Altunkaya, "Bir an önce bu zulmün son bulmasını talep ediyoruz. Sürgünleri bir an önce sonlandırsınlar ve bizi ya Diyarbakır'a ya da Siirt'e yakın herhangi bir cezaevine sevk etsinler" dedi.

Mektuplaşmak neyine!

Anayasa Mahkemesi, cezaevinde marş söyleyen, slogan atan tutsakların cezalandırılmasının devamına karar verdi. “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı”nı düzenleyen maddenin iptali istemi de reddedildi.
Sincan İnfaz Hakimliği, tutsakların marş söyleme veya slogan attıkları gerekçesiyle cezalandırılmalarını Anayasa’ya aykırı bularak, iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştu. Ancak talebi değerlendiren Yüksek Mahkeme, söz konusu eyleme ilişkin cezanın Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmederek, iptal istemini reddetti.
Anayasa Mahkemesi’nin karara bağladığı bir başka başvuru da, Çankırı İnfaz Hakimliğinden gelmişti. “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı”nı düzenleyen maddenin iptali istemi de reddedildi. Söz konusu kanun maddesi, cezaevindeki kişinin, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla gönderme hakkına sahip olduğunu öngörüyor. Maddede, tutsak tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların, mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenmesi de düzenliyor.