Yasağa rağmen çalışıyorlar
Terre des Hommes (TDH) adlı uluslararası yardım kuruluşuna göre ise, çocuk işçiliğine son vermek ve yoksullukla mücadele edilmesi mümkün değil. Yasağın tek başına çocukların sömürülmesine katkı sunmadığını kaydeden TDH yöneticisi Barbara Küppers, normal işçilik ile kölevari işçilik arasında fark olduğuna dikkat çekiyor.
Bolivya’da çalışan çocuk ve gençlerin oluşturduğu bir derneğe danışmanlık yapan siyaset bilimci Manfred Liebel de, herne kadar birçok ülkede bugün yasak olsa da, birçok kültürde çocuk yaştan itibaren çalışmanın önemli bir yer edindiğini kaydediyor. Liebel, Bolivya’daki çocukların çok küçük yaştan itibaren aileleriyle birlikte ördek ve ya balık avına çıkmaya başladıklarını ve bunun ülke kültüründe var olduğuna dikkat çekiyor.
Liebela ayrıca, Almanya’da geçen onyıllarda birçok bölgede sonbahardaki okul tatillerinin, 'patates tatili' olarak adlandırıldığını ve çocukların patates toplamada çalıştıklarını hatırlatıyor.
En kötü örnekler Hindistan'da
Gelişmekte olan ülkelerdeki yardım programlarıyla da bilinen Terres des Hommes adlı derneğe göre de, kölevari biçimde gelişen çocuk işçiliğinin en kötü örnekleri Hindistan’da yaşanıyor. Hindistan’da özellikle kız çocukları mesleki eğitim adı altında tekstil alanında çalıştırılıyor.
'Sumangali sistemi' adı verilen yöntem ile mesleki eğitim için yoksul köylerden toplanan kız çocukları, iplikçilik ve ya terzilik gibi mesleklerde çok düşük ücretlerle sömürülüyor. Hindistan’da evlilikte kızların başlık parası ödemesi geleneği nedeniyle, yoksul aileler kız çocuklarını çok düşük bir ücret karşılığında çalışmaya mecbur bırakıyor.
Hindistan’da toplamda da 300 ila 400 milyon arasında insan yoksulluk sınırı altında yaşıyor.
Genel durum çocuklara yansıyor
Ancak çocuk işçiliğinin ve buna bağlı olarak yaygın olan kölelik sisteminin değişmesi, yaşanılan ülkelerdeki genel çalışma koşulları ile de bağlantılı. Gelişmiş ülkelerde dahi, milyonlarca yetişkin insanın ağır şartlarda ve düşük ücretle çalıştırıldığı düşünüldüğünde, yoksul ülkelerdeki şartların çocuk işçilere yansıması daha ağır oluyor. Uzmanlar bu nedenle de, herhangi bir ülkede çocuk işçiliği üzerinden geliştirilen sömürü düzeninin sona ermesi için o ülke genelindeki tüm insanlık dışı çalışma koşullarına karşı mücadele edilmesi gerektiğinde hemfikir.
Ucuz üretim için kullanılıyorlar
Herne kadar son yıllarda dünya genelindeki çocuk işçi sayısında bir azalma gözlemlense de, çocuklar halen birçok sektördeki ürünlerin ucuza mal edilmesi için kullanılıyor. Geçtiğimiz yıl, Apple başta olmak üzere birçok cep telefonu üreticisinin, Çin ve Tayvan gibi ülkelerde öğrencilerin de çalıştırıldığı parça üreticisi fabrikalarda çalıştırıldığı ortaya çıkmıştı. Yine Avrupa’daki birçok giyim mağazasında, normal fiyatlarının en az 2-3 kat altında satılan giyeceklerin birçoğu gelişmekte olan ülkelerde üretiliyor. Tabii üretim için, çocuk ve gençlerin emeği de sömürülüyor. Uzmanlar bu nedenle tüketicierin daha duyarlı olması gerektiğine dikkat çekiyor.
Sosyal güvence şart
ILO Genel Direktörü Guy Ryder, çocuk işçi sayısında 2000 yılına oranla, üçte birlik bir gerileme kaydedildiğini, ancak tüm ülkelerdeki kanunların çocuk işçiliğini sömürenleri engelleyemediğini söylüyor. Ryder, tümüyle engellenemese bile, en azından belli bir yaşa gelinceye kadar sosyal güvence altına alınmalarının da şart olduğunun altını çiziyor.
ANF/BERLİN