Dersim’de bu yıl 19’ncusu düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali, “Dersim’e, inancına, diline, kültürüne sahip çık, yaşa ve yaşat” şiarıyla başladı. Festival, pir ve anaların Gola Çetu ziyaretinde rızalık almasıyla start alırken, ardından Seyit Rıza Meydanı’nda kitlesel açıklama yapıldı. Açıklamaya HDP milletvekilleri, Dersim Belediyesi Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

Açıklama öncesi pir ve analar, meydanda dualar eşliğinde çıra yaktı.

Rızalık alarak festivale geldik 

Açıklama yapan Pir Zeynel Kete, hakikat ve özgürlük uğruna dik duranları, Ana Fatma’nın kemaleti ve Seyit Rıza’nın direnci ile halkı selamladı. Kete, topraktan ve ziyaretgahlarından rızalık alarak, festivale geldiklerini söyleyerek, gelinen aşamada Alevi inancı ve kültürünün yok sayıldığını belirtti. Kete, “Bizim inancımız gereği bir şey yapılacaksa rızalık alınmalıdır. Ancak bizim rızamız olmadan özelikle son dönemlerde kutsallarımız üzerinde projeler yapılmak isteniyor. Kültürümüz katlediliyor. Rızalığımızı almadığınız hiçbir şey yapamazsınız. Kutsallarımız üzerinden bir an önce ellerinizi çekin” dedi.

Festival zorluklarla bugünlere geldi 

Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu da festivalde emeği geçen herkese teşekkür ederek, kente gelenleri selamladı. Maçoğlu, festivalin 1999’dan bu yana zorluklarla bugüne geldiğini, ancak son 2 yılda “güvenlik politikaları” ile yasaklandığını söyledi. Maçoğlu, festivali Ovacık’ta patlayıcı sonucu yaşamını yitiren Ayaz ve Nupelda kardeşlere atfettiklerini belirterek yaşamı kutsadıklarını kaydetti. Açıklamanın ardından lokma dağıtılırken, Seyit Rıza Meydanı’nda varvara halk oyunu oynandı.

Dersim’in ekolojisi tartışıldı

Festival etkinlikleri kapsamında “Dersim’de ekolojik yaşam ve çevre için neler yapılabilinir?” başlıklı bir panel düzenlendi. Sanat Sokağı’nda gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Munzur Koruma Kurulu’ndan Hasan Tanrıkut yaparken, konuşmacılar olarak ise Munzur Çevre Derneği Başkanvekili Ali Yıldız, Metalürji Yüksek Mühendisi Cemalettin Küçük, Mezopotamya Ekoloji aktivisti Talat Çetinkaya, Dersim Kültürünü ve Mirasını Koruma Sözcüsü Av. Barış Yıldırım yer aldı.

Dicle’den Munzur’a selam

Panelde konuşan Talat Çetinkaya, Ilısu Barajı’nın suları altında bırakılmak istenen Hasankeyf için mücadele verdiklerini belirterek, Dicle’den Munzur’a selam getirdiğini söyledi. Bu yıl ki festival için belirlenen “Dersim’e, inancına, diline ve kültürüne sahip çık. Yaşa ve yaşat” sloganı üzerinde duran Çetinkaya, yeterince derinlikli ve kapsayıcı olduğunu belirttiği sloganda vurgulandığı gibi bugün her alana yönelik bir saldırı olduğunu, buna karşı ise ciddi bir mücadele verilmesi gerektiğini kaydetti.

Doğa bir silah olarak kullanılıyor

Çetinkaya, yine 21’nci yüzyılda karşılaştıkları baskıların farklılığına dikkat çekerek, Türkiye’de çıkan orman yangınların ‘nedeni bilinmeyen yangın’ olarak sunulduğunu, ancak bunun ülkede yaşanan savaştan bağımsız olmadığını ifade etti. “Doğanın sistemler tarafından bir silah olarak kullanıldığını” söyleyen Çetinkaya, buna karşı durmak için mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini belirtti.

Bu açıdan Dersim’deki ekoloji tahribatlara karşı verilen mücadelenin önemi üzerinde duran Çetinkaya, ekoloji mücadelelerinin birleştirilmesine öncülük edilmesi gerektiğini vurguladı.

Dersim kızıl kalacak

Av. Barış Yıldırım ise, yaptığı sunumda Türkiye’nin en büyük su hafızasının Dersim’de olduğuna işaret ederek, Munzur’da yapılmak istenen kaçak HES ve baraj projelerinin yapımı ile bunlara karşı verdikleri mücadeleleri anlattı.

Festivalde emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerine başlayan Cemalettin Küçük de, Dersim doğasına sahip çıkmaya devam edeceklerini ifade etti. Küçük, “Dersimlilerin başı belada. Çünkü doğası zengin bir coğrafyası var. Uluslararası sermaye bu coğrafyayı böyle rahat bırakmaz. Coğrafyamızda yapılan projelerle bizi yoksullaştırıyorlar. Onun için ana tohumu yok edip, projeler yapmak istiyorlar. Mücadele ile birlikte doğal yaşam ve doğal kanunlarla karşı çıkmamız lazım. Tüm canlıların başı belada. Topraklarınızı dönün ve yeni yaşam biçimlerinizi kurun. Munzur kızıl akmayacak, Dersim kızıl kalacaktır” dedi.

Yerelden mücadeleyi yükseltmeliyiz

Dersim doğasına yönelik talana değinen Ali Yıldız ise, yaşam alanlarının yıllardır ceberrut bir siyasal iktidar tarafından tehdit altında olduğunu dile getirdi. Yıldız, “Katil şirketlere karşı yaşam alanlarımıza sahip çıkmalıyız. Hasankeyf rant için yok edilmek isteniyor. Yerellerde mücadeleyi ayükseltmeliyiz” diye konuştu.

Panel soru-cevap şeklinde son buldu.

Resim sergisi ve belgesel gösterimi

Festival kapsamında Demokratik Alevi Derneği, sinevizyon gösterimi gerçekleştirdi. Dersim 38 Tertelesi ile ilgili DAD Genel Merkezi’nde yapılan sinevizyon gösterimine Alevi kurum temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.

Dersim merkezde bulunan Yeraltı Çarşısı üzerinde Düzgün Bozay, Murat Can Toprakçı ve Sevim Ayboğa’nın sanatını sergilediği ‘Dersim’in Saklı Yerleri’ isimli resim sergisi açıldı.

Öte yandan Yönetmen Ümit Kıvanç’ın 16 Ton (Vicdan ve Serbest Piyasaya Dair Bir Film) belgesel gösterimi gerçekleşti.

Coşkulu konser

Festivali’nin ilk günü, yapılan etkinliklerin ardından akşam saatlerinde düzenlenen konserle sona erdi. Stadyumda gerçekleştirilen konsere yüzlerce kişi katıldı. Programın açılış konuşmasını Munzur Koruma Kurulu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Haydar Ben yaptı.

Yaptığı konuşmada sahiplendikleri Dersim isminin iade edilmesi konusunda yetkililere çağrıda bulunan Ben, “Dersim ismi geçmişte olduğu gibi yarın da öyle kalacak. Coğrafyamız zor bir süreçten geçiyor. Yüzyıllardır bölgemiz asimilasyon politikaları ile yok sayılıyor. Dersim için bundan sonra daha çok mücadele edeceğiz” diye konuştu. Konserde ilk olarak Behzat Firik Çocuk Korosu sahne aldı. Koro, 15 Temmuz’da Ovacık ilçesinde yaşanan patlama sonucu yaşamını yitiren Ayaz ve Nupelda kardeşlerin anısına şarkılar seslendirdi. Ardından Erdoğan Emir, Babetna, Mikail Aslan ve Grup Vardiya’nın sahne aldığı konser, seslendirilen şarkılarla son buldu.

Tunceli Valiliğinden yasaklama

Tunceli Valiliği, Cumartesi Anneleri'nin kayıp çocukları için verdiği mücadeleyi anlatan "Cumartesi Anneleri" belgeseli ve “LGBT Kavram Atölyesi” etkinliklerini yasakladığını duyurdu. Tepki toplayan açıklamada yasak kararının kanuna uygun olduğuna dair absürd beyanlar yer aldı.

 DERSİM