
Dünyada kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık hızla gelişirken, bu durumun özellikle az gelişmiş, eğitimsiz toplumlar arasında yaygınlaştığı tezi Türkiye gerçeğine uymadı. Türkiye'de yapılan bir araştırmaya göre kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve tecavüz eğitimli, kariyer sahibi, çevresinde aydın ve ilerici olarak tanınan erkekler arasında hızla yükseliyor. Aynı vasıflara sahip şiddet gören ve buna itiraz edip çeşitli mekanızmaları devreye koyan kadınların oranı ise bir hayli düşük. Türkiye'de 'Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği’nin dünyada ve Türkiye’de çeşitli araştırmalara dayanarak açıkladığı verilere göre, Türkiye'deki kadınların en büyük sorunu dayak ve cinsel istismar. Türkiye’de evliliklerin ilk 3 yılında üniversiteli kadınların yüzde 78’i, gecekondu ve kırsal kesimde yaşayan kadınların ise yüzde 85’i şiddete maruz kalıyor. Erkeklerin yüzde 45’i kadının kendisine itaat etmemesi durumunda dövme ve tecavüzü hak görüyor. Erkeklerin yüzde 38’i eşine tecavüz ediyor. Ekonomik yaşamda da kadınların sorunları açısından geçen yıllara göre gözle görülür bir iyileşme yok. Şiddet veya tecavüz sonucu ayrıldıktan sonra çalışabilir kadınlardan ancak üçte biri istihdam edilebiliyor. Aynı uygulamalara maruz kalan fakat çalışmayan kadınlarda ise, istihdam oranı 0,11 olarak tespit edilmiş durumda. Türkiye'de çalışan toplam 5 milyon sigortalının yüzde 12’sini yani 600 binini kadınlar oluşturuyor. Bu oran içinde kalan kadınların ancak yüzde 4'ü gördüğü şiddet ve tecavüzden dolayı eşinde ayrılmış.
Şiddet ve tecavüz eğitim tanımıyor
Türk Başbakanlık Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü’nce yapılan bir araştırmaya göre, üniversite öğrencisi veya mezunu, kariyer yapmış, ekonomik durumu standartların üzerinde, çevresinde aydın veya ilerici olarak tanımlanan, iş yerinde yönetici, toplumun eğitim seviyesinin üzerinde (Doktor, öğretmen, mühendis) gibi meslek dalları arasında kadına sözlü, fiziksel şiddet uygulan veya şiddeti meşru gören erkeklerin oranı yüzde 58. Yine aynı müdürlüğün 2009 yılında yaptığı bu araştırmada yer alan fakat yayımlanmayan tecavüz sonuçları ise korkunç boyutta. Erkek şiddetine karşı kadınlarla dayanışma formu yaptığı açıklamada, söz konusu eğitimli erkekler arasında, raporda açıklanmayan kadına tecavüz oranı yüzde 41. Eğitimsiz, sıradan meslek sahibi veya çalışmayan bekar erkeklerin yüzde 38'i kadına şiddet uygularken, aynı grup içinde yer alan erkeklerin evlilik sonrası şiddet uygulama oranı ilk bir yıl içinde yüzde 79'a yükselirken, yüzde 52'si yine ilk evliliklerinin ilk üç yılında eşine tecavüz ediyor.
AKP ile birlikte şiddet ve tecavüz oranı yükseldi
AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte kadına yönelik işlenen şiddet ve tecavüz olaylarında korkunç bir tırmanış yaşandığı resmi mercilerin yayınladığı raporlarda doğrulanıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı’nın AKP hükümete gelmeden önce yani 1993-2002 yılları arasında hazırladığı rapor ile yine aynı Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı’nın 2002-2011 faaliyet raporunda verilen rakamlarda kadınların yaşadıkları şiddetin AKP'nin hükümete gelmesiyle birlikte nasıl bir tırmanışa geçtiğini gösteriyor. Her iki rapor karşılaştırıldığında kadına yönelik şiddet, taciz, dışlama ve tecavüz olaylarında ortalama yüzde 38' oranında bir yükseliş görünüyor. Kadına yönelik şiddet olaylarında yüzde 44'ten yüzde 76'ya, 1993-2002 yılları arasında Türkiye'de 1457 kadın aile içi şiddetten dolayı öldürülürken, son on yılda 2863 kadın cinayetlere kurbanı olmuş, 11.037’si yaralanmış, 22.884′ü darp edilmiş, 8.972’si kaçırılmış, 21.675′i tehdit edilmiş, 18.989′u aile içi şiddete maruz kalmış, 5.113′ü tecavüze uğramış, 12793’si taciz'e maruz kalmış, 4.380′nine zorla fuhuş yaptırılmış, 1124'ü intihar etmiş, 10.852 kadın ise intihara teşebbüs etmiştir.
Türkiye şiddette önde
Yine son on yılda çoçuklara uygulanan aile içi şiddet oranında kız çocuklarında yüzde 11, erkek çoçuklarda yüzde 4.8 oranında bir yükselişin olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü raporlarına yansımış. Uluslarası Kadın Hakları ve Kalkınma Forumu'nun Türkiye ilişkin yayınladığı bir raporda ise, kadına yönelik şiddet ve tecavüzün sadece yüzde 33'nin resmi mercilere iletildiğini belirtmesi yukarıdaki resmi rakamların yüzde 67 oranında yükseleceğini de gösterir nitelikte. Dikkat çeken diğer bir ayrıntı ise AKP Hükümeti ile birlikte görücü usülü ile evlenenlerin oranı. 1993-2002 yılları arasında görücü usülü ile evlenenlerin oranı yüzde 32' iken AKP ile birlikte bu rakam yüzde 47 oranına yükselmiş. Feminist Majority Foundation örgütünün Türkiye'de kadına yönelik uygulanan şiddet ve tecavüz oranının Arnavutluk, Makedonya, Tunus gibi ülkelerde çok ileri olduğu da belirtildi. Aynı örgüt görücü usulü ile evlenen eşlerin yüzde 68'inde kadına karşı şiddet uygulanırken, yüzde 28'i ikinci bir kadınla evlilik gerçekleştirmiş.
1 milyar kadın şiddet görüyor
Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı raporda, dünyada her üç kadından birine tekabül eden bir milyara yakın kadının dövüldüğü, seks yapmaya zorlandığı veya taciz ve şiddetin bir başka şeklini yaşamak zorunda bırakıldığı belirtiliyor. Bu şiddeti yaratanların da genellikle kadının yakınındaki erkekler ya da aile bireyleri olduğu kaydedildi. Uluslararası Af Örgütü'nün hazırladığı raporda, kadına yönelik şiddetin dehşet verici oranda arttığı ve her 15 saniyede bir kadının eşi ya da sevgilisi tarafından dövüldüğü belirtildi. Örgütün raporunda, şiddetin kadını sokakta, yatak odasında ve hatta savaş alanlarında bulduğu ve kadınların şiddete acımasız bir şiddete hedef oldukları belirtildi. Raporda, Zambiya'da her hafta 5 kadının eşi, sevgilisi ya da aile bireyleri tarafından öldürüldüğü, dünya genelinde her beş kadından birinin yaşamında tecavüze uğradığı ya da sekse zorlandığı vurgulandı.
'Tecavüz savaş silahı haline geldi'
Tecavüzün bir savaş silahı haline bile getirildiğine dikkat çekilen raporda, ''Savaşların da kadınları çökerten ve onları çaresizliğe iten bir etkisi var. Bu bazen savaşın gerçek dehşetini bile geride bırakabilecek kadar acımasızlaşabiliyor'' denildi. Her yıl yaşları 5 ile 15 arasında değişen 2 milyona yakın kız çocuğunun fuhuşa zorlandığı ve kadınların fuhuşa zorlanmasıyla ortaya çıkan ticaretin boyutunun yılda 7 milyar Dolar'a kadar yükseldiği kaydedilen raporda, dünyanın en ileri ülkesi sayılan ABD'de bile her 15 saniyede bir kadının eşi ya da sevgilisi tarafından dövüldüğü, her 90 saniyede bir kadının tecavüze uğradığı bildirildi. Fransa'da her yıl 2500 kadının tecavüze uğradığına da işaret edilen raporda, dünyada tecavüze uğrayan kadınların büyük bölümünün de ailelerinin 'namuslarını temizleme' kaygıları yüzünden kendi yakınları tarafından öldürüldükleri ifade edildi. Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Irene Khan, kadına yönelik şiddet karşıtı yeni bir kampanya başlattıklarını açıklarken, ''Bu, sadece başkalarına değil, size, sizin en yakınınızdaki kadınlara yönelebilen bir şiddet ve biz hepimiz buna karşı ayağa kalkıp hayır demezsek, bu hep olacak, asla bitmeyecek'' dedi.
Kadın sünnetinde tırmanış
Afrika'da AIDS hastalığına yakalananların yüzde 60'ının kadın olmasının dikkat çekici olduğunu kaydeden Khan, bazı Afrika ülkelerinde 'bir 'bakire'ye tecavüz etmenin hastalığı iyileştireceğine' dair yanlış bir inanış bulunmasının bu yayılmada etkili olduğunu bildirdi. Khan, bütün dünyada 135 milyon kadının sünnet edildiğini ve bu sayının her yıl iki milyon arttığını belirtti. Dini inanç, töre, gelenek gibi kavramlar içine sıkıştırılan kavramların aslında kadına yönelik bir hiçselleştirme girişimi olduğunu belirten Khan, "Kadın örgütleri başta olmak üzere uluslararası hümaniter örgütler, kurum ve kuruluşlar buna karşı çıkmalıdır" dedi.
ALİ ONGAN/BASEL