MÜJDAT CAN / MA / ERDEXAN
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte ağırlıkta büyükbaş hayvancılığın yapıldığı yerlerden biri olan Erdexan’da köylüler, geniş mera ve otlak alanların olduğu yaylalara çıktı. Merkeze bağlı Hoçvan Nahiye’sinin Panik (Tunçoluk) köylüleri, yaylada her evin tek gözlü taştan bir barınak ve süt sağımı için ahır yapıyor. 4 binden fazla büyükbaş hayvan ve yine bölgede besiciliği önem atfeden kazlar köyün geçim kaynaklarından. Yaylanın ortasında geçen dereden su ihtiyaçlarını sağlayan kadınlar, yemekten temizliğe, kanatlı hayvan besiciliğinden süt sağımına kadar evin en zor işlerini üstleniyor.
Kadınlar yaylanın köyden daha rahat olduğunu belirterek, kışın borçlandıkları paranın karşılığında 2 ay mandıracılara çalıştıklarını geriye kalan bir ay ise ev ihtiyacı olan peynir, çökelek ve tereyağı yaptıklarını dile getirdi.
Köy yaşamından daha iyi
Yaylaya çıkan Ayten Yıldız, 3 ay süreyle yaylada kaldıklarını, son bir ay yöreye ait çiçal peynir, yağ ve çökelek yaptıklarını anlattı. Günde 13 inek sağdığını belirten Yıldız, yayla yaşamına dair, “Yaylalar köyden daha rahat. Sabah akşam sadece süt sağıyoruz, onun dışındaki vakitlerde bir araya gelip kendimize vakit ayırabiliyoruz. Yayla köyden daha keyiflidir. Kadınlar olarak yaylalarda kazandıklarımızla birikim yaparak kışın geçimimizi sağlıyoruz” diye konuştu.
Yağmurlu günler sıkıntılı
Suna Yıldız da, süt sağımının yanı sıra yaylaya getirdiği 30’dan fazla kazı besliyor. Kaz ve tavuk besiciliğinde zorluk çekmiyorlar, zira sabah yem verdikten sonra meraya bırakıyorlar.
Market fiyatı 4 lirayı aşan sütün litresini 1 lira 20 kuruştan satabildiklerini vurgulayan Yıldız, yağmurlu günlerde yaylada yaşamın kendileri için zorlaştığını ifade etti. Yıldız, “Yaylada her zorluğu kadınlar çekiyor. Erkekler şu an köyde işsiz güçsüz. Tarla zamanı da köyde erkekler sıkıntı çekiyor. Kadınlar için yayla yaşamı köy yaşamından daha güzel. Köyde ev, bahçe işleri, hayvanların bakımı derken daha çok yoruluyoruz” diye belirtti.
Mandıra borcu bitmiyor
Bir aydır yaylada olduğunu anlatan Leyla Demir de, hayvanlarını besleyebilmek için yaylaya çıkmak zorunda olduklarını söyledi. Demir, “Sütü aldığımız borç karşılığında 2 ay boyunca mandıracıya veriyoruz. Borç bitince de kışlık ihtiyaçlarımız için işliyoruz. Hayvan başına göre mandıracılardan toptan para alıyoruz. Bazı evler 30, bazıları 10 bin alıyor. İnekleri çok olup 40 bin borç para alan da var. Ben bu kış 5 bin aldım ve halen ödeyemedim. Çünkü sütün litresi 95 kuruş. Onların borcunu ödemek zorlaşıyor” diye konuştu. İlk yaylaya çıktıkları günlerde 15 ineğinin sabah 100 litre süt verdiğini belirten Demir, yağmurun azalmasıyla bu oranın 60 litreye kadar düştüğünü bilgisini paylaştı.