Tartışmalar "Medine Sözleşmesi ve toplumsal ilişkiler", "Kadın ve direniş", "Ortadoğu'da gelişmeler ve kadın" ile "Kadın ve toplumsallık" olmak üzere 4 ana başlık üzerinde yürütüldü. Çalıştayın açılış konuşmasını DİK Şura ve KJA üyesi Süheyla İnal yaptı. 

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ise konuşmasına, Sincan Cezaevi'nde tutuklu olan Erciş Belediye Eşbaşkanı Diba Keskin'in çalıştaya gönderdiği mesajını okuyarak başladı. Keskin mesajında, kadın mücadelesine dikkat çekerken, "Kadınlar kazanmaya mahkumdur" dedi. 

Kaya, Ortadoğu coğrafyasında DAİŞ tarafından köleliğe dayalı bir dinciliğin dayatıldığını ve Türkiye'de de bu tehlikenin olduğunu ifade etti. Kaya, Barış ve tüm dayatmalara karşı kadınların örgütlüğüne ihtiyaç var" dedi. 

Konuşmaların ardından çalıştay, basına kapalı olarak devam etti. 


Yeni toplumsal yapılanma gerekli

Gün boyu süren tartışmaların ardından çalıştayın sonuç bildirgesini DİK üyesi ve Hazro Belediye Eşbaşkanı Güler Özavcı Doğu açıkladı. Doğu, çalıştaydaki tüm başlıkların Medine Sözleşmesi'nin esas alınarak tartışıldığını ve bugün yaşanan sorunlara çözümlerin aradığını belirtti. 

Anadil hakkının meşru ve kaçınılmaz bir hak olduğuna işaret eden Doğu, "Dinsel, dilsel, etnik ve kültürel grupların bir arada yaşamasını esas alan bir toplumsal sözleşmenin inşa edilmesi gerektiğini söyledi. 


Dolmabahçe Mutabakatı'na dönülsün

Sonuç bildirgesinde kadınların yaşamına, bedenine ve ölüsüne tecavüz ve zulümlerin yaşatıldığına dikkat çekilerek, "İslam savaş hukukunda yaşama olduğu gibi ölüye de dokunulmazlık vardır. Cenazelerin sınırda bekletilmesi, mezarlıkların bombalanması ve Ekin Wan'ın şahsında kadın bedeni üzerinden yürütülen savaş, ölü bedenlere reva görülen zulüm, kadına yönelik cinayetler ve yargısız infazlar kabul edilemez" denildi. 

Mülteci kadınların durumuna da dikkat çekilen bildirgede, kadınların tarafı olmadıkları bir savaşın muhatabı ve en fazla mağdur edileni olduğu vurgulandı. 

Bildirgede, Medine Sözleşmesi ve Veda Hutbesi'nde ele alınan evrensel değerlerin günümüz sorunlarına çözümler üretmede temel referans olabileceği belirtildi. "Örneğin Medine vesikasının çok dilliliği, renkliliği ve farklılıklarla bir arada yaşama pratiğinin somut örneğinin Rojava Anayasası olduğu düşünülebilir" denildi. 

Son olarak ise şu talepler öne sürüldü: "Özellikle Dolmabahçe Mutabakatı Medine Sözleşmesi perspektifi içerisinde değerlendirilerek, toplumsal barışın gerçekleşmesi noktasında referans kabul edilmelidir. Son aylarda sivillerin yaşadığı Cizre, Nusaybin, Silvan, Sur ve benzeri yerleşim yerlerinde uygulanan sokağa çıkma yasakları, hak ihlalleri ve sivil ölümler bir an önce sona erdirilmelidir. Toplumsal barışın tesisi için DİK Kadın Çalıştayı olarak, bütün halkların onurlu ve eşit koşullarda barış içinde yaşam koşullarına dönülmesi noktasında Dolmabahçe Mutabakatı sürecine acilen geri dönülmesi çağrısında bulunmaktayız."


 DİHA/AMED