CENİ Kürt Kadın Barış Bürosu, Avrupa 2. Kadın Diplomasi Konferansı'nı gerçekleştirdi. Önceki gün Düsseldorf'ta gerçekleştirilen konferansa, Avrupa'da faaliyet yürüten Kürt kadın meclis ve kurumlarına bağlı dışilişki komisyon üyeleri katıldı. CENİ Kürt Kadın Barış Bürosu'nun son kongresinde aldığı karar temelinde organize edilen konferansta, Almanya'nın Berlin, Stuttgart, Frankfurt, Hannover, Köln, Düsseldorf kadın meclisleri dışilişki komisyon temsilleri, İsviçre, Belçika, Hollanda, İngiltere, İtalya ve Fransa'dan delegelerin yanısıra Rojava kadın dışilişki komitesi temsilcisi de hazır bulundu.

Konferans salonunda Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ve Uta Schneiderbanger'in resimlerinin bulunduğu bir köşe de hazırlandı.

İnşa projesinin önemli bir parçası

Konferans, saygı duruşu ardından CENİ yönetimi adına yapılan açılış konuşması ile başladı. Açılış konuşmasında delegelere "hoşgeldiniz" denildikten sonra, Kürdistan'da ve Ortadoğu'da önemli bir süreçten geçildiği, Kürt halkı ve kadınları olarak da demokratik, eşit, özgür bir toplum sisteminin inşa sürecinin yaşandığı belirtildi. Konuşmada, bu alternatif özgür yaşam inşa sürecine başta Rojava ve en son Lice'de yaşandığı gibi vahşice saldırıların olduğu da dile getirilerek, Lice katliamı ve Rojava'ya saldırılar kınandı.
Konuşmalarda, bu konferansın da kadın öncülüğünde gerçekleştirilen demokratik ulus inşasının önemli bir parçası olan diplomasi alanına dönük olduğu belirtilerek, 'Bu konferansta Avrupa'da uzun yıllardır yürütülen kadın dışilişki çalışmalarımızın geçen bir yıllık pratiği kadar, demokratik-özgürlükçü-barışçı bir sistem olan Demokratik Ulus Projesi'ni, yine Kürt kadınlarının özgürlük perspektiflerini ve tecrübelerini Avrupa ve dünya kamuoyuna daha nasıl güçlü taşırabiliriz, bu konudaki eksik ve yetersizlikler nelerdir vb. konu başlıklarını birlikte tartışmak ve ortak kararlara ulaşmak istiyoruz' denildi.

Yaşananlar sistem dışılığı dayatıyor

Yapılan açılış konuşmasından sonra konferansın divanı ve gündemi belirlendi. Ardından 'kadın ve diplomasi nedir, nasıl olmalıdır' başlıklı belge okundu. Bir yıllık Avrupa'daki kadın dışilişki çalışmalarına dair bilgilendirmenin de okunması ardından, konferansın tartışma bölümüne geçildi.
Tartışma bölümünde dünya kadınlarının karşı karşıya kaldıkları ataerkil-şiddet politikaları da değerlendirildi. Bu süreçte uluslararası alanda kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet, ataerkil politikaların vahşi saldırı boyutlarına ulaştığı belirtilerek, Hindistan'da toplu tecavüz ve katliamlar, Rojava ve Ortadoğu'da devletlerle birlikte, El-Kaide-IŞİD vb. gericilerin kadın ve çocuklara dönük katliamları, Nijerya'daki Boko Haram örgütünün katliamları buna örnek gösterildi. Batılı ülkelerde kadının haklarının geriye çekme politikalarının da ele alındığı konferansta, bu gerçeklerle birlikte dünya kadınları açısından mevcut sistem dışına çıkma istemi, çözüm ve alternatif arayışların da arttığı belirtildi.

Mağdur üslubu aşılmalı

Tartışmalarda Kürt halkının ve kadınlarının diplomasi alanını daha verimli değerlendirme şansının bulunduğu da belirtildi. Eski yıllarda daha çok 'ezilen, yok sayılan, inkar edilen, mağdur kadın ve halk' üslup ve söylemi üzerinden diplomasi algısının olduğu, ama artık bu süreçte bunun aşılması gerektiği dile getirildi. Kürt kadınlarının alternatif kadın ve halk özgürlük çözüm projesine sahip olduğu olduğu, toplumsal barışı sağlayacak bu projeyi dış kamuoyuna güçlü tanıtmak, uluslar arası kadın dayanışmasını geliştirmek gerektiği kaydedildi.
Yine Kürt kadınlarının yürüttüğü 'Kadınlar Önderliği ve özgürlüğü için eylemde' kampanyasını güçlü sahiplenme hedefi de konferansta dile getirildi. Ayrıca CENİ'nin yürüttüğü Paris Katliamı'nın aydınlatılmasına dönük çalışmaların ve imza kampanyasının da güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Diplomasi yerellerde geliştirilmeli

Konferansın bir diğer ele aldığı konu da, yerel alan ve bölgelerde kadın ve halk diplomasi çalışmalarının geliştirilmesi oldu. Yerellerde, kadın meclisleri dışilişki komitelerinin gelişmesinin temel ihtiyaç olduğu belirtildi. Yine mevcut kadın meclisleri dışilişki komitelerinin hem sistemli bir eğitime, hem de belli süreçlerde bir araya gelerek kendi aralarında tecrübe paylaşımı ve ortaklaşmayı sağlamaya ihtiyaçları olduğu belirtildi.
Konferansta, yapılan tartışma ve öneriler temelinde ortak planlama ve kararlara ulaşıldı. Yerellerde eğitimlerin planlanması ardından, CENI öncülüğünde her 4 ayda bir kadın meclisleri dışilişki komisyon temsilcileriyle biraraya gelme kararına ulaşılarak, akşam saatlerinde tamamlandı.

 Y.ÖZGÜR POLİTİKA/DÜSSELDORF