
Almanya’nın Bielefeld kentindeki eğitim kurumları Kürtlerin anadilde eğitim talebine cevap vermeyerek, bir skandala imza atıyor.
Bielefeld kentinde yaşayan Kürdistanlılar, 23 Şubat 2011 Dünya Anadil Günü’nde, çocuklarının ilkokullarda Kürt anadil ile eğitimi alması için topladıkları imzaları, Bielefeld Schulamt ve Detmold Bezirksregierung gibi kurumlara sunmuştu. Söz konusu başvuru, adeta yılan hikayesine dönmüş durumda. Zira, başvuruya aradan 20 ay geçmesine rağmen her hangi bir yanıt verilmedi… Bielefeld’de Almanya’da eğitim bakanlığının illerdeki şubesi durumundaki Bielefeld Schulamt yetkilileri ailelerin görüşme taleplerine, randevu bile vermedi. Aileler, bu durumun çifte standart olduğunu belirterek tepki gösteriyor.
Anadilde eğitim yasal hak
Araştırıldıkça, konunun skandallarla ilgili boyutu daha iyi ortaya çıkıyor. Bielefeld kentinin de içinde bulunduğu Nordrhein Westfalen Eyaleti’nde (NRW) yabancıların çocuklarının ilkokullarda kendi anadillerinde eğitim alma hakları, yetkili makamlar tarafından sağlanıyor. Bu bir hak olarak güvenceye alınıyor.
Bielefeld kentinde yaklaşık bin Kürt ailesi yaşıyor. Bu sayıyı resmi istatistikler de doğruluyor. Baumheide semtinde yaşayan Kürdistanlı aileler de anadilde eğitim hakkından yararlanmak istiyor ve bu taleple harekete geçti. 70’in üzerinde topladıkları imzalarla Bielefeld Sculamt ve Detmold Bezirksregierung gibi kurumlara başvurdu. İmzalarına cevap gelmeyince, heyet olarak bizzat yetkililerle görüşmek istedi. Ancak randevu taleplerine de şimdiye kadar bir cevap yok. Aileler, tüm yollar kapandığı için başvurularını posta üzeri yapıyor. Ancak tam 20 aydır her hangi bir cevap yok.
Öğretmen bulundu ama...
Kürdistanlı aileler yaptıkları başvuru ardından belli bir süre sonra Schulamt’ın Kürtçe ders verecek bir öğretmen aradığını duyunca hem sevindi, hem de umutlandı. Ancak, gelinen aşamada bu sevinç ve umut yerini nefrete ve tiksintiye bırakmış durumda.
Bielefeld Schulamt’ın duyurusundan sonra Kürdistan Öğretmenler Birliği üyesi Abdulkadir Ulumaşkan ve Almanya’da toprak mühendisliği bölümünü bitirmiş olan Şexmuz Akçay resmi olarak başvuru yaptı.
Abdulkadir Ulumaşkan başvuru yaptığı sırada ve şu anda dahi resmi olarak Gronau ve Senden şehirlerinde 3 ilkokulda toplam 65 öğrenciye Kürtçe dersi vermektedir. Buna rağmen Bielefeld Sculamt dairesi 20 aydan beridir her iki öğretmen adayının başvurusuna resmi olarak olumlu ya da olumsuz bir cevap vermiş değil. Hem öğretmen istemek hem de başvurulara cevap vermemek skandalı daha da katmerleştiriyor.
Yaşanan bu durumu aileler, yaklaşık 1 ay önce başvurusu ile Bielefeld Uyum Meclisi’ne taşımış. Uyum Meclis üyesi SPD’li İsmail Taş, konu ile bizzat ilgileniyor. Nasıl bir sonuç çıkacağı merakla bekleniyor.
‘Öğretmen bulamadık diye kapatacaklar’
2 kez başvuru yapan öğretmenlerden Abdulkadir Ulumaşkan Schulamt‘ ın bu konuda ciddi olmadığını belirterek gazetemize şu açıklamayı yaptı: “Bielefeld Schulamt’ın Kürtçe öğretmen aradığını internetten öğrendikten sonra 18.09.2011 tarihinde başvuru yaptım. Yaklaşık 5 ay sonra cevap gelmeyince tekrar başvurdum. 20 ay geçti halen bana herhangi bir cevap gelmedi.”
Şu ana kadar cevap gelmemesini etik bulmadığını belirten Ulumaşkan, “Bu işi başlatmak istemiyorlar. Ciddi değiller. Dürüst değiller. Bir yandan öğretmen aradıklarını duyuruyorlar. Biz başvuruyoruz. Bize cevap vermiyorlar. Öte yandan öğretmen bulamadık diye konuyu kapatacaklar. Ben şu anda Gronau ve Senden’de resmi olarak 3 okulda 65 öğrenciye Kürtçe ders veriyorum. Neden kabul görmediğimizi ben de öğrenmek istiyorum. Para yok diyemezler çünkü eğitim bakanlığı bu iş için bütçe ayırmış. Bu bütçeden Bielefeld de payını alıyor. Fakat bütçe Kürtler söz konusu olunca her ne hikmetse yok oluyor. Bu eyalette Köln, Duisburg, Oberhausen, Bottrop, Wesel-Dinslaken, Bonn gibi kentlerde toplam 19 okulda 6 öğretmenle Kürtçe anadil dersi verilmektedir. Bielefeld’in bu tutumu kabul edilir değil. İllahi hukuksal mücadele mi verelim? Mahkemelere mi gidelim. Almanya bu konuda uluslararası sözleşmelere imza atmış demokratik bir ülkedir. Nasıl böyle bir şey oluyor anlamıyorum” diyor.
Av. Aksoy: Dava açabilirler
Avukat Özkan Aksoy ise durumun hukuksuz ve adalet ilkelerine aykırı olduğunu söyleyerek şunları belirtti: “NRW Eyaleti’nde bu talebe ilişkin hiçbir engel yok. Aileler başvurduğu taktirde anadil eğitiminin başlatılması gerekiyor. Bazı Eyaletlerde sorun var ama NRW’de böyle bir sorun yok. Daha önce Bielefeld’de ilkokullarda Kürtçe eğitim vardı. Bunu Schulamt da çok iyi biliyor. Kürtlerin de böyle bir talebi olduğu biliniyor. Hukuki açıdan bir problem olamaz fakat sorun ekonomik nedenlerden kaynaklanmış olabilir. Ama sonuçta bu kazanılmış bir haktır. Kürtlerde bu haktan faydalanmalıdır.”
23 Şubat 2011 tarihinde yapılan resmi başvuruya 20 aydır henüz resmi bir cevabın verilmemesini de değerlendiren Aksoy, ailelerin mahkemeye başvuru hakkı olduğunu belirtti. Aksoy, devavmla, “Almanya’da herhangi bir kurum veya kuruluşa yaptığınız resmi başvuruya 6 ay içinde yanıt gelmediği taktirde başvuru yapan kişinin direk mahkemeye başvurma hakkı doğmaktadır. Bu durumda tabii ki ana dil eğitimi için başvuru yapan Kürt ailelerin mahkemeye başvuru hakkı doğmuştur” diye konuştu.
Gelinen bu noktada ailelerin ne yapması gerektiğine ilişkin ise avukat Özkan Aksoy’un önerileri şöyle: “Aileler bu durumda Bielefeld Schulamt’a ve Detmold Bezirksregierung’a dilekçe verebilir. Yani yapılan bu başvurularına 20 aydır neden bir cevap verilmediğini sorabilirler. Yine NRW İçişleri Bakanlığı’na başvurabilirler. Ayrıca burada başvuru yapan öğretmenler de dava açabilirler.”
MURAT MANG/BIELEFELD