Boşuna maval atmayın, bir halkı düşman olarak mı yurttaşınız olarak mı gördüğünüz onlara uyguladığınız “hukuktan” belli olur! Cumhuriyet kurulduğundan bu yana Kürt halkına yaşatılanlar ortada; kalkıp meydanlarda utanmadan “benim Kürt kardeşlerim” diye başlayan cümleler sarfetmek, sizi daha da gülünç duruma düşürüyor, farkında değil misiniz? Sırf çocuklarının kendi dillerinde eğitim görmeleri, 21. yüzyılda insan onuruna yaraşır bir statüsü sahibi olmak istemeleri, kardeşlik hukuku içinde birarada yaşamak istemeleri yüzünden mi bir halkı imha ediyor, evlatlarını yok ediyor, yerleşkelerini bombardımana tabi tutuyorsunuz? Bütün mesele Kürtlerin kendi onurlarına, tarihlerine ve evlatlarına sahip çıkmaları, öyle değil mi?
Sayıları 20 milyonu bulan bir halkın bebelerini kurşunlarken, “bugünün teröristleri de dünün çocuklarıydı. Şimdi biryerlerde çocuklar öldürülüyor diye yırtınmayın; erken teşhis hayat kurtarır” diyen vicdan, ahlak ve insanlık değerleri yoksun  AKtrolliçelerden (bu cümleleri kendi twitter hesabından bizzat sarfeden Hilal Kaplan’dır ve maalesef bir annedir!!) aldığınız feyzle mi bu kadar saldırganlaşıyorsunuz?
28 gündür Hurşit Külter nerede? Bu sorunun cevabı “PÖH, JÖH, JİTEM” hesaplarında ilk günden verildi. Hurşit Külter’i sağ aldınız, sağ istiyoruz! İktidara geldiğinizde “geçmişte faili meçhuller, gözaltında kayıplar vardı. Bunun hesabını soracağız” diyordunuz! Şimdi JİTEM’in kurucularıyla, “oluk oluk akıtacağımız kanınızla duş alacağız” diyen sapkın mayfa-çete bozuntularıyla protokollerde poz veriyorsunuz! Başta “savcısıyız” dediğiniz içi cinayetler, hukuk dışı örgütlenmeler, kamyonlar dolusu mühimmatla dolu Ergenekon davalarını sıfırlayıp, Ergenekonun zirvesiyle bir oldunuz. Beyaz Toroslar, yerini lüks Range Rover’lara bıraktı. Vahşette sınır tanımamada, eskilerden tek farkınız, sizin daha paralı oluşunuz ve siyahtan yeşile dönen renginizdir!
Hayatı boyunca köyünden dışarı çıkmamış, 5 evladını Kürtlüğün ağır bedelleri nedeniyle kaybeden 77 yaşındaki Sise Anamızı Mahkeme önüne çıkarttınız. Utanmıyor musunuz?
Sırf Cizre’deki vahşetinizi ortaya çıkarttı diye, çocukların yanmış kemiklerini yazdı diye dünyanın önünde şapka çıkarttığı Prof.Şebnem Fincancı’yı hücreye koydunuz. Kürtlere nasıl bir kıyam uygulandığını yazan Ape Musa’nın torunlarıyla dayanıştı diye akademisyen-yazar Ahmet Nesin’i, RSF temsilcisi E.Önderoğlu’nu tutukladınız. Kutu kutu para istifleyenleri yargılama dışı bırakıp, 24 saat içinde bu 3 insan hakkında iddianame bile düzenlediniz. Çünkü korkaksınız! Ama unutmayın ki, gerçeklerin eninde sonuna açığa çıkmak gibi kötü bir huyu vardır!!
7 Haziran’dan bu yana bir savaş başlattınız; bu halkı canlı bomba saldırılarıyla, bodrumlarda, evlerinde, sokakta her çeşit insanlık dışı yöntemle öldürmeye devam ediyorsunuz. Yüksekova’da tek bir çatışma izi dahi olmayan binaları yıktınız, etrafta bıraktığınız patlatıcıların 20 bin olduğu tahmin ediliyor! Yani bugün Meclise getirdiğiniz “askere koruma kalkanı” yasasıyla ellerini kollarını sallayarak çekip gittikten sonra dahi geri gelen halk ölsün diye uğraşıyorsunuz!
Kürt inşaat işçisi İ.Çay’ı linç edenlerin değil; zorla Atatürk büstü öptürüldükten sonra linç edilmek istenenlerin ceza aldığı bir ülkede bu halkı “yurttaş” değil, “düşman” gördüğünüz kesin! Peki 20 milyonluk bir düşmanı nasıl yok edeceksiniz? 100 yıldır görmediği kıyam, vahşet, sürgün, darbe, zindanda işkence, vb kalmayan bu halk tek bir adım geri attı mı? Hayır ve asla!!
Peki çözüm bu mudur? Kat’a!
Sadece 7 Haziran’dan bu yana işlenen suçlar, günün birinde ciltler ve klasörler dolusu iddianamelere, yargılanmalara konu olacak; hep birlikte göreceğiz. Buna burada nokta koyup hali hazırdaki suçlara yenilerini eklememek gibi bir yol da var önünüzde..hatırlatırız!