Samsun Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 7 Ocak’tan beri açlık grevinde olan Rıdvan Kılıç, “Amacımız 14 Temmuz ruhuyla direnişi yükseltip Öcalan üzerindeki tecridi kırmaktır. Bu tecridi 20 yıl sessizce bekledik, artık beklemeyeceğiz” dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle süresiz-dönüşümsüz açlık grevini sürdüren tutsaklar, fırsat buldukça mesajlarını aileleri veya mektup aracılığıyla iletiyor. Tutsaklar, talep karşılanana kadar direnişe devam edeceklerini vurguluyor.

Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’nden 29 yaşındaki Rıdvan Kılıç, 7 Ocak’tan bu yana eylemde. 2011’de gözaltına alınıp “örgüt yöneticisi olma” iddiasıyla 17 yıl ceza verilen Kılıç, sırasıyla Mersin E Tipi Kapalı Cezaevi, Osmaniye T Tipi Kapalı Cezaevi, Hatay T Tipi Kapalı Cezaevi, Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi ve son olarak Samsun Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Dedesinin mücadelesini sürdürüyor 

Oğlu Rıdvan Kılıç’ın henüz çocuk yaşlardayken dedesinin siyasi nedenlerden ötürü katledildiğini öğrendikten sonra siyasi bilincinin geliştiğini anlatan anne Sebiha Kılıç, oğlunun kendisine, “Bana neden dedemin bu amaçla yaşamını yitirdiğini söylemediniz? Ben de artık dedemin mücadelesini sürdüreceğim” dediğini söyledi. Oğlunun cezaevine girmeden önce Kürtçe bilmediğini, ancak şimdi Kürtçeyi çok iyi öğrenip kendileriyle Kürtçe konuştuğunu dile getiren anne Kılıç, ağzında tek bir Türkçe kelime çıkmadığını kaydetti.

Kılıç, 10 gün önce oğluyla görüştüğünü kaydetti. Morallerinin yüksek olduğunu ve çok heyecanlı olduklarını sözlerine ekleyen Kılıç, üzerindeki artan baskılara dikkat çekti. Kılıç, oğlunun 14 Mart’ta kendisin arayarak, şu mesajı kamuoyuyla paylaşmasını istediğini söyledi: “Samsun Bafra T Tipi Cezaevi’nden 1 arkadaşımız 1 Ocak’ta, diğer 5 arkadaşımız ise 7 Ocak’ta açlık grevi direnişine katıldı. 41 arkadaş da 1 Mart’tan itibaren dahil oldu. Umuyoruz ki; irade ve kararlılığımızla başaracağız. Amacımız 14 Temmuz ruhuyla direnişi yükseltip Öcalan’ın üzerindeki tecridi kırmaktır. Öcalan üzerinde 20 yıldır tecrit var. Bu tecridi 20 yıl sessizce bekledik, artık beklemeyeceğiz. Öcalan özgürleşene kadar açlık grevi direnişini sürdüreceğiz. Bu sefer başarana kadar bedenimizle direnişimiz sürdüreceğiz. Herkese bunu göstereceğiz. Tecrit kırılmadan faşizm yıkılmaz ve Kürdistan özgürleşmez. Onun için herkes ayağa kalkıp direnişimizi desteklemeli. Eğer öyle olmazsa büyük bedeller ödemek zorunda kalırız.”

Kılıç’ın 1994’te Mersin’de esnaflık yapan dedesi Sadık Bitkin 1994’te Hizbulkontra tarafından katledildi. Kılıç, o günden sonra Kürt kimliği ve tarihi üzerine yoğun araştırmalar yaparak, gençlik çalışmalarında yer alır.

Gazeteci Güleş de eylemde

Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Mehmet Güleş, tutuklu bulunduğu Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden Mezopotamya Ajansı’na mektup gönderdi. Güleş, bulunduğu cezaevinde 5 Mart itibarıyla süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladığını duyurdu. Açlık grevleri başladığından bu yana kendilerine gazetelerin verilmediğini belirten Güleş, “Yeni Yaşam gazetesi abone olmamıza rağmen verilmiyor. Evrensel gazetesi ise 1 gün veriliyor ise 5 gün verilmiyor” dedi.

Tutsaklara hücre cezası 

Cezaevinde 25 Şubat’ta spordan dönen tutsakların kameralar önünde gardiyanların sözlü ve fiziki saldırısına maruz kaldığını da aktaran Güleş, şöyle devam etti: “Tutuklulardan M.D.’nin aldığı darbeler sonucu başında, kolunda morarma oldu, dudağı patladı. Hastaneden darp raporu aldı. Olay kamera önünde olmasına rağmen sorumlu gardiyanlar hakkında  hiçbir adli veya idari soruşturma açılmazken, yaşanan olaydan dolayı arkadaşlarımızın durumunu merak ettikleri için kapılara vuran  49 tutuklu arkadaşımıza 3 günlük hücre cezası verildi. Bu arkadaşlar arasında 16 Aralık’tan beri açlık grevinde olan ve olayla alakası olmayan Metin Serhat, Musa Candemir ve Harun Alkan’a yine 5 Ocak’tan bu yana açlık grevinde olan İsa Eşsiz, Murat Ergen, Ergül Tuncay arkadaşımıza da aynı ceza verildi. Verilen bu cezalar için İnfaz Hakimliğine itirazda bulunuldu. Özellikle aylardır açlık grevinde arkadaşlarımıza yönelik böyle bir ceza verilmesi hem yıpratma hem de sağlıklarıyla oynanmak istenmektedir. Bu arkadaşlarımız için  kamuoyunda gerekli duyarlılığın yapılması ve yaşananların paylaşılmasını istiyoruz.”

Güleş, kendisinin de aralarında bulunduğu 20 kişiye 1 ay görüşme yasağı verildiğini bozulmaması durumunda Nisan’da uygulamaya gireceğini ifade etti. Her şeye rağmen keyifli ve moralli olduklarını aktaran Güleş, 16 Aralık’ta cezaevlerinde başlayan eylem kapsamında toplamda 78 kişinin açlık grevinde olduğunu belirtti.

 

AMED

 
 

Görmüyorlar!

Karabük T Tipi Cezaevi’nde açlık grevinde olan Hasan Umut Özer’in annesi Necla Özer, aynı cezaevinde 5 Ocak’ta süresiz-dönüşümsüz açlık grevine giren Seyfettin Kurt, Murat Kozat ve Ali Haydar Elyakut’un görme problemi yaşadığını belirtti.

1 Mart’ta süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olanlardan biri de Karabük Cezaevi’nde 8 yıldır tutuklu bulunan Hasan Umut Özer. Annesi Necla Özer (50), tecridi “zulüm” olarak tanımladı. Anne Özer, “Hiç bir talebimiz yok. Sadece Sayın Öcalan üzerinde tecridin kaldırılmasını istiyoruz” dedi. Cezaevlerinde tabutların çıkmasını istemediklerini dile getiren anne Özer, “Ne gündüzümüz ne de gecemiz kaldı. Kötü bir haber izleyeceğiz diye televizyonları açamıyoruz” diye konuştu.

Onur duyuyoruz 

Çocuklarının mücadelesinden onur duyduklarını dile getiren anne Özer, “Bir damla kanımız kalıncaya kadar da mücadelelerinin arkasındayız” dedi. Anneler olarak yüreklerinin yandığını aktaran anne Özer, “Bizim yüreğimiz yanıyor ama onlarınki değil. Ne görüyorsa Kürt halkı ve evlatları görüyor. Çocuklarımız da zulmü kabul etmiyor, bizler de zulmü kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

 Başta anneler olmak üzere herkesin ayağa kalkması gerektiğini dile getiren anne Özer, “Ciğerimizden parça alınmış. Bireysel menfaatleri bıraksınlar. Onurlu ve şerefli herkes ayağa kalksın. Birbirimize el verelim. Birlik olursak kurtuluruz” dedi.

Sağlık durumları kötü 

Geçen hafta kızının, oğlu Özer’in açık görüşüne gittiğini belirten anne Özer, 5 Ocak’ta süresiz açlık grevine başlayan  Seyfettin Kurt, Murat Kozat ve Ali Haydar Elyakut ile de görüşebildiğini aktardı. Kurt, Kozat ve Elyakut’un sağlık durumlarının kötü olduğunu dile getiren anne Özer, 3 açlık grevcisinin görme problemi, mide sorunu ve baş ağrısı yaşadığını söyledi. Anne Özer, 3 açlık grevcisinin herhangi bir şey görmediğini ve sadece kişinin sesinden kişileri tanıyabildiklerini aktardı.