
Amed’deki tören ardından Adıyaman üzerinden Maraş’ın Elbistan İlçesi’ne gönderilen Fidan Doğan’ın naaşı Barış beldesindeki Cemevi önünde binlerce kişi tarafından karşılandı. Fidan’ın PKK bayrağına sarılı tabutunu omuzlayan kadınlar, sloganlarla katliamı protesto etti. Saygı duruşu ardından “Çerxa Şoreşê” marşı okundu. Kadınların çokluğunun dikkat çektiği törende, yaşamını yitirmiş HPG gerillası Delila’nın “Sê jinên azad” ezgisi çalındı. 3 Kürt kadın siyasetçinin fotoğraflarının yer aldığı “Katiller açığa çıkarılsın, Katliamı nefretle kınıyoruz”, “Kürt halkının onuru, Maraş’ın güler yüzlü kızı Fidan Doğan (Rojbin) seni unutmayacağız”, “Elbistan’ın gülen kızı, güneşimizin yıldızları sizleri saygıyla anıyoruz” pankartları açılırken, “Hepimiz Fidan’ız”, “Hepimiz Leyla’yız”, “Hepimiz Sakine’yiz” dövizleri taşındı. Sık sık “PKK halktır halk burada”, “Jin jiyan azadî”, “Güneşin yoldaşları ölümsüzdür” sloganları atıldı. Amed’de olduğu Elbistan’da da siyahlara bürünen halk barışa olan ümidini de beyaz atkı ve kaşkollar takarak gösterdi. Adıyaman, Maraş ve Urfa’dan katılımın da gerçekleştiği törene BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, BDP milletvekilleri Hasip Kaplan, Nursel Aydoğan, Ayla Akat, İbrahim Binici, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de katıldı.
Babanın Fransa’ya isyanı
Fidan Doğan’ın tabutu önünde bir konuşma yapan babası Cumali Doğan, 17 Ocak doğumlu kızının doğum gününü Amed’de yüzbinler kutladığını belirtti. Kızının sadece barış ve demokrasi istediği için katledildiğini söyleyen baba Doğan, Fransa’ya seslenerek, “Demokrasi diyenler, demokrasi bu muydu?” dedi.
‘Kimliğimiz ve kalbimiz bir’
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Kürtçe yaptığı konuşmasında Amed’den Elbistan’a milyonlarca Kürt yurttaşın selamını getirdiğini söyledi. “Ölüm zordur zahmetlidir; ancak onurlu bir yaşam için, mazlumlar Kürtler ve Kürdistan için yaşamını feda ettiler” diyen Baydemir, onların başlarının zalimler karşısında eğilmediklerini dile getirdi. Baydemir şöyle konuştu: “Seyid Rıza ve Pir Sultan onlarladır. Kimliğimiz birdir, kalbimiz birdir. Dünya ve faşistler bilsinler artık. Bir Kürt’ün tırnağı incinirse 40 milyon Kürt ona sahip çıkacaktır. Kimse Kürtler sahipsizdir, demesin. Artık tarih tekerrür etmez. Değerli Alevi kardeşlerim, siz tek değilsiniz. Biz beraberiz, tek yüreğiz.”
Nurhak’tan Türk annelere seslenerek, Fidan’ın annesi ve babası gibi barışa sahip çıkmalarını isteyen Baydemir, “Kürtler özgürleşirse Arap, Türk ve Farslar da özgürleşir. Omuz omuza, yürek yüreğe, onurlu barışa, onurlu özgür bir yaşama yürüyeceğiz. Tarihte ilk defa 3 Kürt diplomatı Avrupa’da öldürülüyor. Bu ilktir. Bütün dünya bilsin ki 3 diplomat 40 milyon diplomat oldu. Yolunuz açık olsun. Şükürler olsun ki Seyid Rıza ve Pir Sultan’ın yolundayız” diye konuştu.
Özlemleri için söz
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ise konuşmasına “Merhaba Fidan yoldaş, merhaba Fidanın yoldaşları, merhaba Kürdistan halkı. Bugün sevgili Fidan’ı doğduğu topraklara sonsuzla uğurlamak için buluştuk” diye başladı. Fidan’ın halkına ve Kürt kadınlarına büyük hizmetler verdiğini belirten Kışanak, “Şimdi biz de ona karşı görevimizi yerine getiriyoruz. Ama biliyoruz ki ne kadar mücadele etsek ne kadar dirensek biz bu 3 kadın yoldaşımıza borucumuz ödeyemeyiz. Bu üç kadın yoldaşımız ülke hasreti ile halkına, doğdukları topraklara duydukları özlemle yaşama veda ettiler. Keşke çok mücadele etseydik, daha çok direnseydik ve bu yoldaşlarımız bu topraklarda bizimle birlikte özgürlüğü solusaydılar. Bu topraklara hasret gitmeseydiler. Onun için bugün burada bu üç fidanımıza, üç sevgili kahraman Kürt kadınına, üç yiğit kadına Fidan’a, Leyla’ya Sakine’ye söz veriyoruz. Bu topraklara barışı getireceğiz. Bu topraklara özgürlüğe getireceğiz. Kürt halkı Kürdistan’da kendi dili ile yaşayacak” dedi.
‘Daha çok çalışacağız’
Katledilen Kürt siyasetçi Sakine Cansız ile bir sohbetini aktaran Kışanak konuşmasına şöyle devam etti: “Bize diyordu ki hadi çabuk olun çözün bu sorunu artık memleket hasretine dayanamıyoruz. Gelelim hep beraber Nurhaklara gidelim Amed’e gidelim, Kürdistan’ı dolaşalım, diyordu. Yoldaşlarımızı yitirmenin acısı yüreğimizde hep bir kor ateşi gibi yanacak. Bu güzel üç kadının yitirmenin acısını dindirmek kolay olmayacak; ancak belki özgürlüğü getirirsek onlara layık olmuş oluruz. Onun için artık daha çok çalışmalı daha çok direnmeli, çözüm için özgürlük için hep beraber gücümüzü yan yana koymalıyız” dedi.
‘Binlerce Fidan var’
Fidan Doğan’ın Avrupa’daki Kürt halkının sesi soluğu olduğunu dile getiren Kışanak, “Fidan Kürt halkının elçisiydi. Fidanımızı katlederek bu sesi bu soluğu kesmek istediler. Ama yanılıyorlar bu topraklarda tohumu atılmış yeşermiş ve halkına hizmet etmek için, mücadele eden ve bunun için sıraya girmiş binlerce Fidan var. Bu topraklarda kimse Fidanları yok edemez. Çoğu insan bilmez, dünyada yapılan ilk barış anlaşmasının altında bir kadının imzası vardır. O da Elbistanlıdır. Biz Fidan’a inanıyoruz. Biz onun aşkına inanıyoruz. Bu topraklara görkemli, onurlu Fidana layık olacak bir barışı getireceğiz” diye konuştu.
Barışın sembolü oldular
“Özgürlüğe sevdalı üç kadını katledenler Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın çabasıyla yaratılan kadın özgürlük mücadelesini katletmek istemiştir” diyen Kışanak, “Çünkü Kürtler için kadın yaşamdır. Yaşamı temsil eder. Kadınları katlederek yaşamı katletmek istediler” diye belirtti. “Ama yanıldılar hepimiz bir Fidan’ız hepimiz bir Leyla’yız” diyen Kışanak şöyle devam etti: “Katliamın yaşandığı dünden bugüne Kürt halkı Avrupa’da Kürdistan’da Amed’de Elbistan’da Dersim’de Mersin’de dünyanın dört bir tarafında ayakta. Bu yiğit üç Kürt kadınına ne kadar büyük bir önem ve değer verdiğini günlerdir eylemlerde sokaklarda haykırdı. Çünkü onlar semboldü. Bu üç Kürt kadını katlederek Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın başlattığı sürece de baltalamak istediler. Onun için biz bu üç yoldaşımızın cenazelerin başında bu kadar metanetli oluyoruz.”
Ankara’ya sorular
Acılarını yüreklerine gömerek başlatılan sürecin barışa dönüşmesi için mücadele edeceklerini belirten Kışanak,”Dün Amed’de yüzbinler bu vakur duruşla ‘biz barışa hazırız’ dedi. Kürt halkı mücadele etmesini de direnmesini de biliyor. Barışa da hazır işte, siz peki barışa hazır mısınız? Kürt halkını kabul etmeye hazır mısınız? Kürt halkının haklarını artık iade etmeye hazır mısınız? Bu soruları Ankara’ya soruyoruz. Kürt halkına samimiyet sınavına tutanlara soruyoruz” dedi.
Kürt halkının 7’den 70’e barışın teminatı olduğunu vurgulayan Kışanak konuşmasını şöyle tamamladı: “Fidanların Sakinelerin mücadelesinin barışla sonuçlanmasını istiyoruz. Kürdistan’da yaşamını yitiren yoldaşlarımızın anısına bağlığını bir gereği olarak bu yolda yürümeye hazırız. Yeter ki karşımızda Kürt halkına anlayacak, yaşadığı acılara saygı gösterecek, katliamcı mantıktan vazgeçecek bir barış çabası görelim. Biz tünelin başında bir ışık görürsek o yolu yoldaşlarımızdan aldığımız güçle yürürüz.”
Konuşmalar ardından Fidan Doğan’ın PKK bayrağına sarılı tabutu kadınlar tarafından omuzlanarak doğduğu yer Hançıplak Köyü’ne götürülerek toprağa verildi.
DİHA/ANTEP