Sigizan Yaylası'na 20 yıl aradan sonra gidebilen halk, çadırlarını kurdu. Sigizan Yaylası'nın yanında bulunan Çiyayê Bedeli, Binlisi, Serê Siribiriye, Kanireş, Tengi, Sermirgan yaylalarına ise halkın gidişi "güvenlik" gerekçe engelleniyor.
Çözüm süreciyle birlikte yaylaya çıkan Osman Baştimur, "Yaşadığımız bu topraklarda yıllarca acı çektik. Daha önce koyun, hayvanlarımız, arılarımız, bağ bahçelerimiz vardı. Ancak devlet bizi buradan çıkardı. Apo'nun sayesinde çözüm yolu açıldı. Hükümet ve AKP bu süreçte adım atmalıdır. Büyüklerimizden bu yana gidilmeyen yere bu yıl devlet karakollar yapıyor. Aramalar devam ediyor, can güvenliği halen sağlanmamış. Mayınlar temizlenmemiş" dedi.
Yaylada komünal yaşam
Yaylaya çıkan aileler komünal bir yaşamı kuruyor. Sigizan Yaylası Komünü'nün sözcülüğünü yapan Sanya Gündüz, "Buralarda yüzlerce köy boşaltıldı, yakıldı, binlerce yayla boş. Devlette artık yol kontrolleri, tepelerde, dağlarda karakol inşaatlarından vazgeçsin. Güvenlikçi politikaların son 20 yılda iflas ettiğini artık devlet görmelidir. Yıllar sonra yaylaya çıkmanın sevincini yaşıyoruz. Burada her gün belli saatlerde Özgür Gündem gazetesi toplu olarak okunur, Nuçe Tv izlenir, genel değerlendirme yapılır. Burada günlük yaşam komün ruhuyla yaşanılır. Biz bu süreçte Önder Apo'nun yanındayız. Savaşta da barışta da O'nunlayız" diye konuştu.
2 torunu PKK saflarında olan ve yıllardır torunlarını görmek umuduyla dağlara baktığını belirten 70 yaşındaki Reyhan Selen, "Tek arzum torunlarımı, Önderlikleriyle beraber özgür Kürdistan'da görmek" diyerek, söylediği klamla duygulu anlar yaşattı.
SAMİ YILMAZ/DİHA/COLEMÊRG