Eylül ARAM

Yerel seçimler yaklaşırken, 2009 yerel seçimleri sonrasında gerçekleşen KCK operasyonları halen kesintisiz şekilde devam ettiğini hafızalarda canlı tutmak gerekir. Birçok belediye başkanı, eski belediye başkanı, il genel meclis üyesi, belediye meclis üyesi ve çalışanı gözaltına alınıp tutuklandı. İlk KCK operasyonunun yapıldığı 14 Nisan 2009’dan 2011 yılına kadar gerçekleşen tutuklamalarda en az 10 bin Kürt siyasetçi, seçilmiş, belediye çalışanı ve aktivist bu kapsamda tutuklandı.

O güne kadar gerçekleşen en büyük operasyon dalgası olan KCK operasyonları, DTP ile girilen yerel seçimde kazanılan 99 belediyenin başarısını gölgelemek amacıyla yapıldığı çokça ifade edildi. Peki neden? Buyrun hep birlikte o güne kadarki yerel seçim sonuçlarına birlikte kısaca bir göz atalım:

KCK dosyalarının hakim ve savcıları tutuklandı

Kürt siyasi hareketi HADEP ile girdiği seçimlerde 37 belediye kazanmıştı. 37 belediyenin yönetimini alan HADEP, kapatma davalarıyla yüzyüze kalınca DEHAP kurulmuş ve belediye başkanları DEHAP’a geçmişti. Sonrasında 2004 yılında yapılan yerel seçimlere DEHAP-SHP-ÖDP-SDP ve Özgür Parti ittifakıyla gidildi. SHP çatısı altında girilen bu seçimlerde 56’sı Kürdistan’da olmak üzere SHP 5 il, 33 ilçe ve 31 belde belediyesi ile toplamda 69 belediye kazandı. 2009 yılına gelindiğinde de DTP 99 belediye kazanmış ve geçen 10 yılda kazandığı belediye sayısını 3’e katlamayı başarmıştı. Kürdistan’da kazandığı belediye sayısını arttıran Kürt özgürlük hareketinin bu ilerleyişi ve yereldeki karşılığını kesintiye uğratmak amacıyla Cemaat-AKP işbirliği ile KCK adı altında siyasi soykırım operasyonları gerçekleştirildi ve birçok seçilmiş yerel siyasetçi tutuklandı. AKP hükümeti o günlerde bu operasyonların arkasında dursa da ilerleyen zamanlarda bu operasyonları Cemaatin gerçekleştirdiğini dile getirdi. Oysa mevcut hükümetin onayı olmadan bu düzeyde bir operasyonun yapılması mümkün değildir. AKP ile Cemaat arasında 15 Temmuz darbe girişimi ile sonuçlanan iktidar kavgası sonrasında başlayan gözaltılar sonucunda on binlerce kişi tutuklandı. Şimdiye kadar KCK adı altında yapılan operasyonlarında rol oynayan ve yargılamalarda bulunan 21 hakim ve savcı cemaatle ilişkisi olduğu nedeniyle tutuklandı ve HSYK tarafından meslekten ihraç edildi.

Seçimlerde en yüksek başarı

29 Mart 2009 seçimlerinde DTP, 1’i Büyükşehir olmak üzere 99 belediye, 235 il genel meclis üyesi ve 1169 belediye meclis üyesi kazanmıştı. O güne kadar Kürt özgürlük hareketinin yerelde elde ettiği en yüksek başarının önü, başlayan KCK operasyonlarıyla kesildi. Yeni seçilen birçok belediye başkanı tutuklandı, yıllarca cezaevinde kaldı. Birçok meclis üyesi tutuklandı ve işlevsiz bırakıldı. Birçok belediye çalışanı gözaltı ve tutuklamalar sonrasında deneyim kazandığı alanları terketmek durumunda kaldı. 29 Mart 2009’da gerçekleşen ve zaferle sonuçlanan belediye seçimlerinin yaratacağı sinerjinin önüne KCK operasyonlarıyla geçilmek istendi.

1999'da komplo sürecinde seçime gidildi

HADEP'in girdiği 29 Mart 1999 seçimleri aynı zamanda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın uluslararası bir komployla yakalanıp İmralı ada cezaevine hapsedilmesi sürecine denk gelmektedir. O süreçte komploya duyulan öfke yerel seçimlere yansımış ve HADEP 37 belediye almıştı. Komplo gerçekleşmemiş olsaydı belki HADEP'in yereldeki başarısı daha da yüksel olabilirdi. Komplo süreciyle Kürt özgürlük hareketinin yükselişi kesilmek istenmiş, bunun yerele yansıması da engellenmek istenmişti. Ancak komplo halkın örgütlü direnişi karşısında ilk andan itibaren zayıflamaya başlarken, yerel seçimlerde alınan 37 belediye ile de yerelde özgürlük hareketini geriletme çabası boşa düşmüş oldu. Hemen arkasında yapılan 2004 seçimleri de özgürlük hareketi için başka bir dönemecin olduğu bir zamanda gerçekleşti.

2004'te içten engelleme

Özgürlük hareketini bir bütünen tasfiye etmek isteyen Osman-Botan pratiğinin açığa çıktığı ve 2004 yılında özgürlük hareketi içte geriletmeye yönelik büyük bir direncin olduğu bir zamanda DEHAP, koalisyonla seçimlere girdi. 2004 yılı yerel seçimleri ikinci büyük çıkışın sağlanabileceği bir dönem olabilecekken 1999'dakinden farklı bir engelleme ile karşı karşıya kalındı. Ancak halkın sağduyusu ve hareketi sahiplenmesi sonucu bu süreçte kazanıma dönüşerek atlatıldı. 37 belediyenin olduğu HADEP'den 2004 yılına geldiğinde belediye sayısı SHP ile yapılan ortaklık sonucu 69 olarak gerçekleşmişti. Bu belediyelerden doğrudan DEHAP'ın oyu ile alınan Kürdistan'daki belediye sayısı 56'tür. Özgürlük hareketi tüm engellemelere rağmen belediye sayısını arttırmayı başarmıştı.

3. büyük geriletme hareketi olarak KCK operasyonu

2009 yılına geldiğinde ise 1999 ve 2004'tekine benzer şekilde seçim öncesinde engellemelerin olduğu bir süreç yaşanmadı. Yaşanılan bu seçim sürecinden sonra 99'a çıkarılan belediye sayısı devleti tedirgin etmiş ve uzun süredir hazırlığı yapıldığı anlaşılan KCK operasyonları için start verilmişti. 2009 seçimlerinden tam 15 gün sonra başlayan KCK operasyonlarıyla seçilmiş belediye başkanlarının tutuklandı, kazanımlar geriletilmeye çalışıldı.

1999 yılından 2009 yılında gelindiğinde geçen 10 yıllık süreçte Kürt özgürlük hareketi girdiği üç seçimde de büyük engellemelerin ya da tarihi dönemeçlerin yaşandığını görülüyor. 1999 uluslararası komplosu,  2004'te içte gelişen engellemeler, 2009 yılı KCK operasyonlarıyla tarihi evrimini devam ettirmekteydi. O nedenle de KCK operasyonları yerel seçimler açısından devletin özgürlük hareketinin gelişimini durdurmak istediği ve sayıca tarihi rekorlara ulaşan gözaltı ve tutuklamaları yaşandığı bir dönemi ifade etmektedir.