İngiltere Gündemi

7 Temmuz 2005’te Londra metrosuna yapılan bombalı saldırıların ardından basında çıkan kimi değerlendirmelerde 2. Dünya savaşından bu yana epey sakin bir hayat süren Adalıların artık güvenlik eksenli bir günlük hayat türbülansına sürükleneceği kaygıları dile getiriliyordu. 52 kişinin hayatını kaybettiği El Kaide bağlantılı saldırılar gerçekten de ülke için bir milat olma özelliği taşıyordu. Kamusal güvenlik ile bireysel özgürlükler arasındaki hassas denge ciddi şekilde sarsılmış, saldırıları takip eden yıllarda hayata geçirilen birçok yasal düzenlemede güvenlik nosyonu hakim hale gelmeye başlamıştı. Aynı yıl 2012 Olimpiyat Oyunlarının Londra’da düzenlenmesine karar verilmesi ise ülke için hem ekonomik hem de kültürel bir ödül niteliğindeydi. Ancak bombalı intihar saldırıları daha o günlerde Londra Olimpiyatlarının temel sorununun “güvenlik” olacağını da belirlemiş oldu bir anlamda.  
Yaklaşık 7 yıldan bu yana hazırlıkları devam eden Olimpiyatlara 10 gün gibi kısa bir süre kala güvenlik konusu hala en can alıcı meselelerden biri olarak duruyor. Bu uluslararası dev etkiliğin güvenlik ihalesini 284 milyon Sterlin karşılığında alan firma geçen hafta itibariyle yeterli eleman sayısına ulaşamadığı için ordudan destek istendi. 27 Temmuz’da başlayacak oyunların güvenliğini sağlamak için görevlendirilen 13 bin 500 ordu personeline 3500 kişi daha katılacak. Böylece 10 bini G4S adlı özel güvenlik firmasına ait, 17 bini ordu mensubu toplam 27 bin kişi Olimpiyatların güvenliğini sağlayacak. Bu rakamlara 7 bin gönüllü de eklenince toplam sayı 34 bini buluyor. Ancak İngiltere’de cezaevlerinin güvenliğini de sağlayan G4S firmasının Olimpiyatlar için aldığı elemanların eğitiminin de yetersiz olduğu belirtiliyor. İhalenin gereklerini yerine getirmediği için eleştirilerin hedefinde olan firma acemi eleman sorununu çözmek için emekliye ayrılmış eski polislere yönelmiş durumda.       
Olimpiyatların güvenliği tartışması yaklaşık bir haftadır gazetelerin manşetlerini süslüyor. Doğu Londra’da sivillerin yaşadığı binaların üzerine ve bazı parklara yerleştirilen son model füzeler, belli bölgelerde oluşturulan uçuşa kapalı alanlar ve savaş gemilerinin teyakkuz hali ülkenin keyifli bir spor etkinliğinden çok tedirgin bir savunma savaşına hazırlandığı izlenimi veriyor. Evet, güvenlik konsepti Olimpiyat oyunlarının “sivil” çehresini iyice örtmüş durumda. Bazı köşe yazarları durumun abartıldığını söylese de, istihbarat uzmanları El Kaide bağlantılı uyuyan hücrelerin Olimpiyatlarda harekete geçme ihtimali olduğunu söylüyorlar.   
Ancak güvenliğe yönelik kaygılar daha fazla öne çıkmış gibi görünse de Olimpiyatlarda yaşanacak sorunlar bununla sınırlı değil. Dünyanın dört bir yanından Londra’ya gelecek misafirleri bekleyen asıl sorunlardan biri de havaalanlarındaki uzun pasaport kontrolü kuyrukları olacak gibi. Personel kesintilerinden dolayı Heathrow havaalanında bir süreden bu yanan zaten kimi sorunlar yaşanıyordu. Olimpiyatlar boyunca ek personelle de hizmet verecek olan Heathrow’da ciddi şekilde yolcu yığılması bekleniyor. Britanya Sınır Ajansı bir yandan Olimpiyatları fırsat bilip ülkeye kaçak giriş yapmaya çalışan ilticacı ve göçmenlerin önünü kesmeye çalışırken, diğer yandan da Londra’ya gelecek spor turistlerine ülkenin güler yüzünü göstermek gibi zorlu bir işi başarmaya çalışacak.
1948 yılından bu yana ikinci kez Olimpiyatlara ev sahipliği yapan Londra’nın yoğun trafiği ise ayrı bir dert. Londra Ulaşım Dairesi Olimpiyatlar boyunca hem metroda hem de otobüslerde yaşanacak yoğunluğa karşı Londralılara daha az ulaşım aracı kullanma çağrısında bulunsa da şehirde tam bir trafik keşmekeşi yaşanması bekleniyor. O yüzden dünya Londra’ya akarken, tatil fırsatı yaratıp şehirden kaçan Londralıların sayısı epey yüksek. Buna rağmen yazın normalde boşalan yollar bugünlerde oldukça yoğun durumda. Olimpiyatlar başladığında ise oyunların yapıldığı stadyuma ulaşmak bir eziyet mesaisine döneceğe benziyor.
Tabi renkli spor müsabakalarına sahne olması beklenen Olimpiyatlar aynı zamanda farklı grupların seslerini duyurabileceği bir platform olma özelliği de taşıyor. Eşcinsel haklarını savunan gruplardan hayvanseverlere, ulusal mücadele yürüten etnik topluluklardan sol gruplara birçok kesimin Olimpiyatlar boyunca seslerini dünyaya duyurmak için hazırlık yaptıkları belirtiliyor. Yani Olimpiyat stadyumunun önünde sadece sporseverleri değil, Tamiller’den Esad karşıtı Suriyeli rejim muhaliflerine derdini haykırmak isteyen herkesi görebileceğiz.