
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen HPG Askeri Konseyi Toplantısı’nın ardından ANF’ye konuşan Nurettin Sofi, toplantıda 2012 yılını ve 2013 yılında yaşanabilecek gelişmeleri ele aldıklarını ifade etti. Sofi, Türk ordusunun şu anki durumunu, gerillanın 2013 yılı hazırlık düzeyini, yine yıldönümünü yaşadığımız Zap operasyonu ardından günümüze kadar savaşta yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
HPG’nin geçen ay yapılan toplantısıyla ile ilgili neler paylaşbilirsiniz?
HPG olarak geçtiğimiz ay içerisinde süreci bir toplantı ile değerlendirdik. Son olarak da HPG Askeri Konseyi olarak toplantımızı gerçekleştirdik. PKK ve KCK Yürütme Konseyi toplantılarının ortaya koyduğu tespitler temelinde biz de HPG olarak 2012 yılı pratiğimizi gözden geçirdik.
Önemli kararlar aldık. 2012 yılı bizim savaş tarihimizde, özellikle de meşru savunma açısından önemli bir yıl oldu. Zagros’tan Dersim’e kadar hem güçlü askeri eylemler gerçekleşti hem de coğrafya üzerine hakimiyet gelişti. Elbette eksiklerimizle birlikte yılın bütün detayları tartışıldı ve önümüzdeki yıla projeksiyon yapıldı.
Bundan sonra gerilla nasıl bir taktik ve tarz izleyecek? Türk ordusunun gerilla karşısındaki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türk ordusunun durumu çok kötü. İstifalar, yenilgini getirdiği tutuklamalar, kayıplar ortada. Kendileri de bunu itiraf ediyorlar. Gerilla sürekli olarak kendisini yeniliyor ama bizim de eksik ve hatalarımız olabiliyor. 2012 yılında önümüze koyduğumuz hedeflerin hepsini gerçekleştiremez miydik? Doğrudur, biz başardık, düşmana ağır darbeler de vurduk ama hedefimiz daha büyüktü. Hedefimizde Önder Apo’yu özgür kılmak vardı, Kürdistan’a bir statü kazandırmak istiyorduk, orduyu bir bütünen alt edecektik ama bunlar tam yerine getirilmedi. Düşmana ne kadar da büyük darbeler vurduysak da hedeflerimizi gerçekleştiremedik. HPG gerillası ve savaşçılarında fedai ruhu öndeydi. Ama komuta taktik incelikte, planlamada, disiplin boyutunda parçalılık yaşandı. Biz özeleştiri hareketiyiz, eğer başarıyı gerçekleştiriyorsak özeleştiri üzerinden gerçekleştiriyoruz. Değerlendiriyor, özeleştiri veriyoruz. Biz geçen yıla göre değerlendirmiyoruz, hedeflerimize göre değerlendiriyoruz. HPG olarak tarihi görevlerimiz var ve bu görevlerimize göre yaklaşıyoruz. Onun için de eksiklerimizi görüyoruz. Bu toplantımızda da bütün Askeri Konsey üyelerimiz 2012 yılı pratiğini şehitler karşısında, Önderlik karşısında, Kürt halkı karşısında özeleştirisini verdi. Çünkü daha büyük hedeflerimizi gerçekleştiremedik. Eğer fedai ruh, daha planlı, taktiğe dayalı, dakik bir şekilde yaklaşılsa daha az şehitle büyük sonuç alınabilirdi. Bu açıdan Önderliğe, halka ve şehitlere karşı bu toplantımızda özeleştirimizi verdik. Bu temelde büyük bir kararlılıkla büyük bir iddia ortaya çıktı.
2013 yılına yansıması nasıl olacak?
2013 yılı için birçok karar alındı. 2013 yılını bizden istediği temelde en yüksek bir şekilde başarı yılı yapacağız. Sonuç alıcı bir yıl yapacağız. HPG olarak önderliğin ve Kürt halkının özgürlüğü için üzerimize düşen görevleri başarılı bir şekilde yerine getireceğiz. Hem 2012 yılının çıkarılan tecrübeler hem de 2013 yılına doğru giden süreç karşısındaki görevlerimiz temelinde bir karar paketi oluşturuldu.
Taktik olarak da, 2012 yılında coğrafya üzerine hakimiyet gelişti ama bunu daha da geliştirmeli, derinleştirmeli ve daha büyük sonuç almalı. Bu potansiyel biz de var. Bu güç de var ve tecrübe de aldık. İnancım odur ki, Önderliğin düşünceleri ve perspektifleri temelinde halkımızın isteklerini 2013 yılında HPG olarak başarılı bir şekilde yerine getireceğiz. Bu konuda halkımız rahat olsun.
Zap operasyonu sonrası Türk ordusunun birçok generali ve komutanı farklı davalarla tutuklandı. Türk ordusundan birçok değişiklik yaşandı. HPG olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? O günden bu güne kadar Türk ordusunda ne gibi gelişim ve değişimler yaşandı?
Birçok siyasi ve askeri hesap Zap operasyonu üzerine yapılmıştı. Büyük bir umutla geldiler. Ama gerçekle yüz yüze kaldılar. Zap’daki tek başarıyı Genelkurmay başkanı Büyükanıt da söyledi, “tek başarımız ordumuzu Zap’tan geri çektik” dedi. Bütün hesapların boşa çıkması ile Türkiye’de ilk defa ordu sorgulanmaya başlandı.
Bu durumu herkesten önce Cumhurbaşkanı itiraf etti. Hükümet ve devlet orduyu bir soruşturmaya aldı. Öncesinde Türk ordusunun PKK’ye karşı savaşı için bütün bahaneler meşruydu. Gerillaya karşı savaşıyoruz diyerek hırsızlık yapılıyordu, gerillaya karşı savaşıyoruz diye komutanları mafyalaştı. Bu sınır hatlarında böyle onlarca olay var. Eğer araştırma yapılsa kaç tane komutanın uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı açığa çıkacaktır. Tüccarlarla ortaklardı. Hangi komutan Kürdistan’a gelmişse, özellikle sınır hatlarında, Doğu ve Güney sınırları gibi, komutanlıkları sayesinde buralarda lordlar gibi milyonlarca liralık paralar topladılar ve gittiler. Katliamlar yaptılar ama soruşturmadılar. Zap ilk defa soruşturmanın yolunu açtı. Demek ki yenilmez diye bakılan ordunun darbe yediği görüldü ve bu durum hükümete de cesaret verdi, diğer çevrelere de cesaret verdi ve ordunun faturası kesildi.
AKP Hükümeti bunu farklı göstermeye çalışıyor. Sanki farklı davalarmış gibi göstererek gerilla karşısındaki yenilgilerini kabul etmediklerini gösteriyorlar. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Hükümetin ordu üzerine gitmesinin cesareti Zap yenilgisi sonrası başladı. İkincisi, hükümet yenilginin sorumluluğunu almak istemedi. Niye 2012 yılı başarı yılı diyoruz? Biz de yaşıyoruz, Kürt halkı da yaşıyor, direniş halinde, gerilla büyük eylemler yapıyor ama plan neydi? Plan Tamiller gibi yapmaktı. Belki biz planlarımızı tam yerine getiremedik ama büyük imha konseptini boşa çıkardık. Gerilla direnişi öyle bir gelişti ki bırakalım bu planın gerçekleşmesini her şeyi unuttular. Şimdi kimse Tamil’den söz etmiyor.
Eğer bir devletin ordu komutanları, siyasetçileri bir ülkede rahat gezemiyorlarsa o devlet bitmiş demektir. Şimdi bütün askeri sevkiyatların uçaklarla yapılması kararını aldılar.
Paralı askerler ve teknolojik donanıma yöneldiler. Bunlar ne kadar başarılı oldu ve başarı şansı ne kadar?
Özel ordu ya da paralı ordunun sonucu fiyaskodur. Birincisi, hedeflenen asker sayısına ulaşamadılar. İkincisi, gerillanın gerçekleştirdiği eylemler ordunun ahengini bozdu. Bir tarafta ideolojisine bağlı, haklı, iddialı, fedai insanlar var diğer taraftan da fazla para alarak bir memur gibi savaşan insanlar var. Bu başarı getirmez. Tarihte de böyle bir şey görülmemiştir. Eğer öyle olsaydı Ebu Sufyan’ın ordusu başarırdı. Bedevilerin İslam ordusu Ebu Sufyan’ın onda biri kadardı. Ama Ebu Sufyan kaybetti. Neden? Çünkü kararlılık var, ideoloji var, haklı bir dava var.
Kullanılan tekniği biz de değerlendiriyoruz. Özellikle tekniğin ilk yoğunlaştığı yıllar 2007-2008-2009 yıllarında kayıplar verdik. Ama yıl yıl, gün be gün tedbir geliştirdik. Mesela birkaç dolarlık bir şemsiye ile milyon dolarlık keşif uçaklarını etkisizleştirip boşa çıkarabiliyoruz. Teknik savaşta önemli bir faktör. Ama en önemlisi insanın inancı, bağlılığı ve iradesidir. Türk ordusu haksız bir ordudur. Savaşın kaderini esasta insanın kendisi belirliyor.
Bu duruma karşı tedbirimiz ne olmalı diye değerlendirdik. Hem gerilla tarzında, hem gizlilikte, hem eylemde, hem vurmalarda tekniğe göre değişiklikler yaptık. Bu değişiklikler önemli ölçüde sonuç da aldı. Biz bu durumu daha da geliştirmek istiyoruz. Biz de HPG olarak bazı teknikleri kullanmak istiyoruz. Bu yönlü çabalarımız da var. İmkanlarımıza göre en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Özellikle de ağır silahlarda bunu geliştiriyoruz. Önümüzdeki süreçte yeni teknikleri devreye koyacağız. Önder Apo’nun da dediği gibi en büyük teknik insanın kendisidir; iradesi ve inancıdır.
2013 yılında Kürt sorununun çözümünde demokratik siyasi çözüm gelişmezse HPG olarak nasıl bir duruş içinde olacaksınız?
Biz askeri bir gücüz, önder Apou’nun emrindeyiz. Yine Kürt halkının iradesini temsil eden KCK yönetiminin emrindeyiz. Öyle görünüyor ki 2013 yılı sert bir yıl olacak. Onun için biz her türlü gelişmeye karşı hazırlıklıyız. 2013 yılı bizim için fırsattır. Kazanılan büyük tecrübeler ışığında hem sayı olarak hem nitelik olarak gerilla çok gelişmiş durumdadır.
Halkımıza, önderliğimize, şehitlerimize söz veriyoruz ki bize düşen tüm görevleri 2013 yılında layıkıyla yerine getireceğiz ve halkımızı savunacağız. Kürt halkı üzerinde gelişen tüm hesapları ve tüm saldırıları boşa çıkaracağız.
DEMHAT TOLHILDAN/DELİL ZİLAN / ANF/BEHDİNAN