Fransa Gündemi


Kriz, Fransa’da günlük yaşamın parçası olarak sonuçlarını hissettirmeye devam ediyor. Aradabir politikacılar; tedbirler, paketler açıklasalar da ekonomik-siyasi kriz Fransa açısından gün geçtikçe derinleştiği kamoyuna açıklanan 2014 bütçe taslağında görülüyor. Bu tablo karşısında Fransa’yı Avrupa’nın lokomotif gücü olarak görenler bu yanılgısını artık geride bırakmalı diyen ekonomistlerin sesleri bugünlerde daha yüksek çıkmaya başladı!
Avrupa ülkelerininde gözlerini diktiği 2014 bütçe taslağı Maliye Bakanı tarafından açıklanırken, hükümet adına hala çok umutlu olduğunu ifade etmekten çekinmedi. Yeni bütçeye göre kamu harcamaları; ilk kemer sıkılacak alan sayılarak, 15 milyar Euro kesintiye uğradı. Buna paralel olarak daha fazla reform diyen Sosyalist hükümet, AB bütçe açığı kuralına uymak için çırpınıyor!
Bütçenin ikinci başlığı ise vergiler. Buna göre vergi gelirlerinde 3 milyar Euro artış gerçekleştirilecek. Bunun anlamı her başlıkta alınan vergi önümüzdeki yıl için üç aylık dilimlerde dört kez artacak. Bu başlıklar arasında kira, konut, televizyon, TVA, yıllık gelir bildiri vergisi, şirketlerin üç aylık periyotlarda ödediği vergiler vb ile devletin eli halkın cebine inecek. Mevcut hükümet bu aldığı kararlarla bütçe açığının milli gelire oranını 3.6 olarak gerçekleştirmeyi hedefliyor. Benzer bir taslak 2013 yılı içinde öngörülmüştü. Vergi artışları, gelir düşüklüğü, işten atmalar vb “milli” gelirle bütçe açığı arasındaki farkı daraltmamış ki 2014 yılı bütçe taslağında yeniden kemerler daha da sıkılaştırıldı. Her geçen yıl bir öncekini aratır bir şekilde Fransa, kriz kangrenine kesintilerle deva arıyor!
Kamu kesintileri denildiğinde bu sadece artacak vergiler anlamına gelmiyor. Sosyal Sigortalar Kurumu, İş ve İşçi Bulma Kurumu, eğitim, sağlık vb tüm kamu alanlarında kısıntıya gidileceği anlamını taşıyor. Yeni elaman alımının durması gibi işten atılmalar da sözkonusu olabilir. Buna paralel olarak bütçe kesintisi nedeniyle bu alanlarda sunulan hizmet giderek gerileyecek. Kamu çalışanlarının zaten asgari yaşam sınırındaki ücretlerinin yerinde sayacağı ise başka bir muamma!
 Fransa Maliye Bakanı Pierre Moscovici, tasarruf planlarını basının karşısına geçip pişkince savundu: “Bu bütçe bütün yönleriyle Fransa’nın daha rekabetçi bir ülke olmasına odaklanıyor. Fransızlara yeni iş olanakları yaratılıyor, yenilik teşvik ediliyor ve aynı zamanda kamu harcamalarında kesintiye gidiliyor.” Kamu alanında kesintiye giden bir ülkede yeni iş alanının açılma olasılığı ise politikanın pembe yalanı olsa gerek. Burada kamu diye bahsedilen Elysee Sarayı’nın harcamaları değil elbet!
Öte yandan ülkedeki işsizlik rakamları Ağustos ayında “iki yıldan bu yana ilk defa düştü” denilmişti. Birkaç gün önce ise Eylül’le birlikte yeniden yükselişe geçen bir issizlikten bahsediliyor. Oysa daha birkaç ay öncesinde yüzde 11 ile son 14 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Bu nedenle hükümet bir iş edindirme paketi açıklamış bunun ilk gösterimi ise Port Clichy semtinde yapılmış ve Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, genç issizlere meslek kazandırıp iş kontratlarını imzalarken basının karşısına geçmişti.
Bütçe taslağının toplumsal tepkisi ise muamma! Sendikaların en son grev seferberliği ise hüsranla sonuçlanmıştı. Mevcut hükümeti destekleyen sendikalar ile ülkenin gidişatına tepki duyan sendikal kriz ise emek cephesini sürece müdahale noktasında bir bariyer olarak işlevini görmeye devam ediyor.