YPJ'li kadınlar, dünyaca ünlü moda dergileri tarafından da ilgiyle izlendi ve bu dergilerin sayfalarında kadınlara yer verildi. Kadınlar, YPJ direnişi ile yönünü Kobanê'ye çevirdi. DAİŞ çeteleri, Rojava, Şengal ve Musul'a saldırı düzenleyerek kadın kırımı gerçekleştirirken, Kürt kadınları da bu saldırılara karşı öz savunma gücünü geliştirdi.

Eşbaşkanlık ile kadınlar yerel yönetimlerde

Dünyada Kürt kadınları, kadına yönelik tüm saldırılara karşı büyük bir direniş gösterip dünyaya model olurken, Türkiye sahasında ise, kadınlar siyasi ve sosyal alanda direnişlerini büyüttü. Kadınlar AKP'nin eril zihniyetine karşı alanlara çıkarak seslerini duyurmaya çalışırken, Kürdistan'da kadınlar eşbaşkanlık sistemi ile söz, yetki, karar sahibi oldu. Kadınların kendi adına siyaset yapabilmelerini sağlamak ve iktidarın eril zihniyet yapısını dönüştürmek adına yerel yönetimlerde de eşbaşkanlık ile önleyici tedbir aldı. Eşbaşkanlık sistemi, eşgüdüme, tamamlayıcılığa, iş ve rol koordinasyonuna dayalı bir örgütleme biçimi olarak tanımlandı. Eşbaşkanlık, kadının da erkeğin de kendini demokratikleştirme, özgürleştirme mücadelesini verdiği zemin oldu. Eşbaşkanlık ile Kürt kadınların rengi ortaya çıkarken, Türkiyeli kadınlar da Kürt kadınları ile farklı platformlarda bir araya gelerek, deneyim paylaşımları yaptı.
Kadın bakış açısı ile örgütlenmelerini sağlayan yerel yönetimler, kadın daire müdürlükleri açarak, kadının özgün özerk yapılanmasını geliştirdi. DÖKH başlattığı "Kadınlar Önderliği ve Özgürlüğü İçin Eylemde" kampanyası ile Türkiye ve Kürdistan'ın birçok noktasında alanlara çıkarak PKK Lideri Abdullah Öcalan'a özgürlük taleplerini haykırdı. Kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'nde alanlara çıkarak kadına yönelik şiddete karşı, DAİŞ'in kadını hedefine alan saldırılarına karşı tek ses oldu.

294 kadın katledildi

Türkiye'de geçen yıllarda olduğu gibi kadın cinayetleri bir katliam boyutuna ulaştı. AKP hükümeti tarafından 2002 yılında çıkartılan yürürlüğe giren ve şiddeti önlemek adına çıkartılan 6284 sayılı "Ailenin korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun" olmasına rağmen kadınlar, erkekler tarafından öldürülmeye ve cezasız kalmaya devam ediyor. Yasalarda cinayetleri önlemek için birçok önemli nokta olmasına rağmen yasaların uygulanmamasından dolayı cinayetler önlenemedi. Kadın örgütleri, yasaların uygulanmasının nedeninin siyasi akıl olduğunu belirtti. Kadınların korunmamasından kaynaklı 2014 yılında 294 kadın katledildi. İHD verilerine göre, 2014 yılının ilk 10 ayında bölgede 57 kadın katledilirken bunlardan, 25 kadının intihar ettiği iddia edildi, 8 kadının ise kuşkulu bir şekilde yaşamını yitirdiği belirtildi. Türkiye genelinde ise, 294 kadın eşi, kardeşi, babası, sevgili ve diğer kişiler tarafından katledildi, 458 kadın da yaralandı. "Namus" adı altında işlenen cinayetlerde 5 kadın, nefret cinayetlerinde 6 kadın, katledildi ve 16 kadın da yaralandı. 32 kadının intihar ettiği iddia edilirken 11 aylık süre içerisinde 142 kadın taciz ve tecavüze uğradı ve 202 kadın fuhuş yapmaya zorlandı.

Erdoğan susmak bilmedi

Ağustos ayında Türkiye Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl da kadınlara yönelik aşağılayıcı ve kadın bedenine müdahale eden açıklamalar yapmaya devam etti. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele ve Dayanışma Günü'nde katıldığı etkinlikte, "Kadın erkek eşitliği fıtratta yoktur" dedi. Aralık ayının son günlerinde katıldığı bir nikah töreninde ise, "Yıllarca doğum kontrolü ile ülkeye ihanet ettiler" gibi bir taraftan ilginç bir taraftan kadınların bedenlerine müdahale eder tarzda bir açıklama yaptı.


MELTEM OKTAY/DİHA/AMED