
Kapitalist modernite sisteminin çöküş aşamasını yaşadığı bir süreçte DAİŞ eliyle Ortadoğu’ya dönük büyük bir saldırı konsepti devreye konulduğunu ifade eden Amed, halkların özgürlük arayışının dsa Kürt halkı özelinde dorukta seyrettiğini dile getirdi.
Demokratik özerk sistem tek çözüm yoludur
Kürt Özgürlük Hareketi'nin kırk yıldır sürdürdüğü mücadele sonunda bölgede önemli bir aktör haline geldiğini belirten Amed, halkların özgürleşmesinde de öncülük rolünü oynayacağına dikkat çekti. Amed, şöyle devam etti: "Özellikle Ortadoğu'da DAİŞ saldırıları sonucunda yaşanan katliam ve kaos daha fazla derinleştirilmişken, Önder Apo’nun demokratik modernite modelinin tek doğru çözüm seçeneği olduğu daha iyi anlaşılmış ve doğrulanmıştır. Ortadoğu halkları ve kültürlerinin şiddetle ihtiyacını duyduğu şey; demokratik çözümlere dayalı demokratik yönetimlerdir. Demokratik özerk sistem, bölgeye kendi rengini kazandıracak tek çözüm yoludur."
Üç ayı aşan Kobanê direnişine dikkat çeken YJA Star Komutanı Amed, Kürtlerin bulundukları her alanda gerçekleştirdikleri eylemlerle kuşatmanın önemli oranda kırıldığını ve zafere doğru gidildiğini dile getirdi. Bu zaferi kahramanca savaşan özgürlük savaşçılarına borçlu olduklarını vurgulayan Amed, başarıyla sonuçlanmasının daha da büyük zaferler getireceğini kaydetti.
Savunma güçleri olmasaydı Hewlêr'in düşeceği kesindi
Halk ve kadın savunma güçlerinin büyük fedakarlık göstererek Şengal’e güvenlik koridoru açmalarının büyük bir trajedinin önünü aldığını hatırlatan Amed, devamla "Devletlerin bile yapmakta zorlanacakları bu tahliyeyi savunma güçlerimizin başarmış olması hareket olarak bölge çapında büyük saygınlık ve meşruluk kazanmamıza yol açarken bu durum dünya çapında da ses getirmiştir. DAİŞ’in Şengal işgalinden sonra hızla Hewlêr’e doğru ilerleyişine karşı koyan, durduran HPG- YJA Star güçlerimizin devrimci müdahalesinin etkisi ve sonuçları önemli olmuştur. Savunma güçlerimiz olmasaydı Hewlêr’in düşeceği kesindi. Bunun için gerilla güçlerimizin halkı savunma amaçlı Mexmûr, Kerkûk, Şengal, Duhok ve Laleş’e gidişleri Başur’daki halkımız ve diğer halklar tarafından büyük bir umut olarak algılanmıştır. Bu karşı duruş olmasaydı, şu anda bölgede soykırım ve katliam üst sınırda seyredecek, belki de Ortadoğu’nun kadim değerleri telafisi mümkün olmayan sonuçlarla yüz yüze kalacaktı" dedi. Amed, Şengal'in adım adım özgürleştirildiğini de belirterek, Kürdistan halk savunma güçlerinin tüm Ortadoğu halklarının özgürlüğünün teminatı durumuna geldiğini söyledi.
Mücadele iki çizgi arasındadır
Ortadoğu devriminin ancak kadın eksenli bir devrim olarak gelişmesi halinde gerçek anlamda bir devrimden bahsetmenin mümkün olabileceğini belirten Amed, DAİŞ'in saldırılarının bunu engellemeye dönük olduğuna dikkat çekti. "DAİŞ, 21. yüzyılın kadın özgürlükçü ideolojisi ve paradigmasına karşı büyük bir saldırıdır" diyen Amed, değerlendirmelerini; "DAİŞ’in çıkışı ile birlikte Ortadoğu’da tecavüz kültürüne dayalı cinsiyetçilik ideolojisine hamle kazandırılmaktadır. Bu yönüyle esasta Ortadoğu’da çok köklü temelleri olan kadın özgürlüğüne, kadının özgürlük ve demokratik potansiyeline dönük bir darbe yapılmıştır. DAİŞ’in Musul’un işgalinden sonra hemen kadın köleliğini içeren fetvalar yayınlaması, Suriye ve Rojava’da kadınlara dönük gerçekleştirdiği vahşi uygulamaları, bu gerçeklikle ilgili bir durumdur. Yüzlerce Êzîdî kadının kaçırılması, tecavüz edilmesi, köle olarak satılması günümüzde yaşanan en büyük kadın katliamıdır. Êzîdî kadınları başta olmak üzere tüm kadınlara dönük büyük bir soykırım, vahşet başlatılmış, DAİŞ adındaki zalim, vahşi erkeklik, kadın katliamıyla halkların katliamını iç içe yürütmüştür. Bu da göstermektedir ki aslında süren mücadele, iki çizgi arasında devam eden bir mücadeledir. Bir tarafta yürüttüğü katliam, vahşet ve tecavüzle en başta kadını hedefleyerek, Ortadoğu’yu kendi çıkarları ekseninde bitirmeye çalışan erkek egemenliğini temsil eden DAİŞ çizgisi; diğer tarafta yine kadın özgürlüğü eksenli bir çizgiyle ve kadın katılımı ile gelişimini önceleyerek ilerleyen halkların baharını temsil eden Önder Apo çizgisi vardır. Bu anlamda YJA STAR ve YPJ kadın özgürlük çizgisinin en somutta yaşam bulması ve direniş gücüyle kendisini göstermesini ifade etmektedir" şeklinde sürdürdü.
Güçsüz kadından özgür kadına doğru yol alındı
YJA Star ve YPJ güçlerinin DAİŞ'e karşı savaşan en dinamik güç olduğunun altını çizen Amed, savaşan kadınlar şahsında özgür kadın duruşunun itibar kazanmasının Ortadoğu kadınlarının özgürlüğü açısından yeni bir dönemi başlattığını ifade etti. Amed şöyle konuştu: "Ortadoğu’nun köle-ezilen kadın imajı yerine, iradeli, kendine güvenen, direnişçi kadın kişiliğine doğru bir yol alış söz konusudur. Kadın kimliğinin saygınlık, onur, sevgi ve yaşam kaynağı temelinde yücelmesi tarihi gelişmelerdir. Rojava’da, Kobanê direnişinde genç kadınların, anaların göstermiş olduğu yiğitlik ve cesaret büyük moral yaratmış, Kobanê direnişinde belirleyici olmuştur. Rojava devrimi kadın eksenli bir devrim olarak yol alırken, buradaki kadın devriminin Ortadoğu kadınlarını derinden etkileyeceği açığa çıkmıştır. Şimdiden YPJ saflarında Kürt kadınlarının yanı sıra Süryani, Arap, Türkmen vb. diğer halklardan kadınlar da yerlerini almaktadır. Kadın özgürlüğü açısından büyük umut ve iddiayı ifade eden bu gelişmeler, devrimsel gelişmeye denk gelmektedir. Mücadelemizin ekseni de bu devrimsel gelişmeyi kadınlar açısından kalıcı kazanımlara dönüştürmek ve özgürlük ufkunu genişletmeyi hedeflemektedir."
Delal Amed, kadın ordulaşma tecrübesinin hem Kürdistani güçlerin hem de dünyanın çeşitli ülkelerindeki kadın örgütlerinin ve devrimci hareketlerde yer alan kadınların yoğun ilgisine yol açtığını ifade etti. DAİŞ’in özellikle Şengal’de Êzîdî kadınlara dönük vahşetinin gündemleşmesi ardından kadınların öz savunma ihtiyacının ortaya çıktığını belirten Amed, bu anlamda ciddi bir uyanışın yaşandığını ve başta Êzîdî kadınlar olmak üzere her kesimden kadının savunma güçlerinde yer almaya başladığını söyledi.
Arîn çığlığı toplumda ulaşılmadık gözenek bırakmadı
Amed son olarak kadın kahramanlıklarına da vurgu yaparak şöyle dedi: "Kırk yıldır mücadele eden bir hareketiz ve bu hareketin her aşamasında kahramanlık düzeyinde kadın duruşları olmuş, mücadeleye yön vermeyi başarmıştır. 90’lı yıllarla iyice şekil bulan ve bugün kendisini YJA Star/YPJ’de somutlaştıran kadın gerilla ordulaşması gerçeğimiz, PAJK ile gelişen ideolojik-partileşme düzeyimiz ve artık kendini KJK ile yaşamsal kılan tüm kadınları kucaklayan sistemsel yaklaşımımız bu gerçeğin bir kanıtıdır. Tüm bu yaratımlar Önder Apo’nun yol göstericiliğinde ilerleyen yüzlerce kadın kahramanın verdiği bedeller sonucunda olmuştur. Artık geri dönülemez bir düzey yaratılmıştır. Bu düzey köleleştirici hiçbir etkiyi kabul etmeyen özgürlük çığlıklarının dağlardan başlayarak kendi yaşamını örmesini ifade eder. Arîn arkadaş şahsında bu çığlık artık toplumda ulaşılmadık gözenek bırakmamıştır. Onda vücut bulan; kırklı yıllara ulaşan mücadelemizin Saralarla, Bêrîtanlarla, Zîlanlarla ve Semalarla yaratmış olduğu birikimin Kobanê’den taşmasıdır. Bu ses tüm dünya kadınlarına ulaştığında büyük yankı bulmuştur. Çünkü tüm kadınlara kendi yaşamlarına sahip çıkma gücü vermekte, başarabilmenin gücünün kendimizde gizli olduğunu göstermektedir. Arîn arkadaş özgürlüğün teslim alınamayacağını, özgürlükten başka yaşam tercihinin olmadığını, bunun gerçekleşmesi için her türden mücadele yönteminin geliştirileceğini ve başarının yakalanabileceğini tüm dünyaya kanıtlamıştır."
2015 kadının özgürlük yılı olacak
Amed son olarak 2014 yılının, toplumu teslim almak isteyen vahşi, katliamcı, şiddet politikalarının pratik yürütücü güçlerinin özgürlük mücadelesi karşısında yenilgiye mahkum olduğunu ortaya çıkardığını belirterek, şöyle dedi: "Özgürlük mücadelemiz, sistem güçlerinin artık teslim alabilecekleri kadın bulamayacağını, bu anlamda kadınların kendilerini dayandırdığı ve güç aldıkları öz savunma örgütlülüklerinin olduğunun bilinmesi gerektiğini ispatlamıştır. Öz savunma bilincine ve örgütlülüğüne kavuşan kadınların öncülüğünde özgürlük mücadelesi büyüyüp kapsamlılaşarak, kadınların ve toplumun özgürleşmesini garanti altına alacaktır. Bu anlamda 2015 yılı kadınların özgürlük yılı olacağı gibi 21. yüzyılın kadın özgürlüğü öncülüğünde toplumların özgürlüğünü sağlayacağını müjdelemektedir. Bu iddia ile özgürlük mücadelesini yürütme hedefimiz olduğunu belirtiyor, özgürlük için mücadele eden tüm direnişçi halklara ve kadınlara başarılar diliyorum."
Öz savunma ve örgütlülük muazzam gelişmeler yaratacak
Kadının mevcut haliyle kendisini savunmaktan uzak bir konumda olduğuna dikkat çeken YJA Star Karargah Komutanı Amed, YJA Star ve YPJ güçleri olarak, Kürdistan’ın köylerinden başlayıp şehirlere ve Ortadoğu sahasına kadar yediden yetmişe tüm kadınlarda savunma bilinci ve örgütlülüğü yaratmak istediklerini belirterek, bu konuda çalışmalarının olduğundan da söz etti.
Amed, şu sözlerle devam etti: "Köylerde, evlerde, okullarda, sokaklarda, her yerde kadına nefes aldırmayan bir baskı ve şiddet söz konusudur. Kadının öz savunma gücü iddiasıyla hareket eden bir güç olarak, kadınları kendilerini savunacak düzeye getirecek bir yaklaşım, yoğunlaşma ve örgütlenmenin içindeyiz. Bu anlamda kadınların yalnız ve kendi kaderlerini yaşamaya mahkum olmadıkları bilincini kazandırmak kadar nerede ve hangi konumda olurlarsa olsunlar, kendi savunmalarını geliştirecekleri bir örgütlülük yaratmak mümkündür. Bunun somut adımları Rojava ve Şengal gerçeğinde her boyutuyla görülmektedir. Burada gerek sıcak savaş mevzilerinde gerekse de toplumsal örgütlülükler içerisinde oluşturulan örgütlenme zeminini güçlendirip zenginleştirmek ve tüm dünya kadınlarının bundan feyz almalarını sağlamak istemiyle yaklaşıyoruz. Bunun kendisiyle muazzam gelişmeler yaratacağına da inanıyoruz."
DERŞÎN MÎRZA/ANF/BEHDÎNAN