Gelişmeler çok hızlı ve iç içe ilerliyor. AKP-Tayyip Erdoğan şürekası, Kürtleri 2015 yılı kışına kadar bitirip, “diz çöktürüp esir almayı” hedefliyordu. Kentlere, ilçelere, kasabalara, dağlara en ağır saldırıları gerçekleştirdi. Siyasiler üzerinde baskıları tırmandırdı. Peki istediğini aldı mı? Tabii ki hayır. Sadece haftalarca süren yasaklar, bombardımanlar, ölümlerle yakılıp yıkılan Farqîn(Silvan) ve Silopi Newrozu’ndaki tabloya baktığımızda bunu çok net görebiliyoruz. Farqîn ve Silopi’de halk kendi rengi, kültürü, siyaseti ve iradesi ile dim dik ayaktaydı. Newrozu yasağa rağmen kutladı ve mesajlarını çok net verdi: Biz diz çökmeyeceğiz; özgürlüğümüzü istiyoruz ve kazanacağız!

Bu mesajlar oldukça net ve sonuç alıcı. AKP için ise Kürdistan’daki her Newroz etkinliği yediği büyük bir darbe niteliği taşıyor. İnkar ve imha siyasetini çeşitlendirip boyutlandırarak sürdüren AKP, Kürtler karşısında siyasette, seçimde, sokakta, ovada, kentlerde, dağlarda, zindanlarda yenilmiştir. Yenilecektir de. 2016 Newrozu’nda ortaya çıkar tablo budur. Hiç kimse özgürlüğün bilincine ve tadına varmış Kürt halkını çıktığı özgürlük yürüyüşünden alıkoyamaz.

Bu Kuzey Kürdistan’da, Başur’da, Rojava’da, Rojhilat’ta da Türkiye, İran, Suriye, Irak ve sürgünde yaşayan Kürdistanlıların da Newrozu’nda ortaya çıkmıştır. Newroz siyasal mücadele tarihinde önemli bir gelenektir ve Newroz’u kazanan yılı ve önümüzdeki dönemi kazanır. 2016 Newrozu’nda Kürtler kazanmıştır.  

Birincisi, AKP-Erdoğan şürekası ve Ergenekon ittifakı ile Kürtlere 2015 yılının kışına kadar ‘diz çöktürülecekti’, ancak Kürtler büyük bedeller ödese de diz çökmedi. Direnişlerinde kararlı olduklarını ortaya koydular. 

İkincisi; AKP Kürt düşmanlığını Rojava’daki kazanımları engelleyerek, dağıtarak bitirmeyi hedefledi. Ancak Rojava Devrimi yeni bir hamle ile askeri başarıların yanı sıra Kuzey Suriye-Rojava Federasyonu’nu deklare ederek Yeni Suriye’nin nasıl olacağını ortaya koydu. AKP ise Suriye’de iyice batağa battı. 

Üçüncüsü; Kürt Özgürlük Hareketi Türkiyeli 9 devrimci sosyalist örgütlerle birlikte 12 Mart 2016’da ilan ettiği Halkların Birleşik Devrim Hareketi ile tarihi bir mücadele cephesi daha oluşturdu. 

Dördüncüsü; Kürt Özgürlük Hareketi Güney Kürdistan, Şengal’deki kazanımları daha derinliğine koruyarak Irak’ta da gelişmelerin merkezinde olduğunu ortaya koydu.

Beşincisi ve en önemlisi; Gerilla direnişi kentlerdeki halk direnişi ile birleşerek tarihsel bir dönüm noktası oluşturdu.

AKP ise bu kazanımlar karşısında bölgesel ve küresel Kürt karşıtı hamlelerinde bildik adımlar atmaya çalıştı. Sonuç alamayınca İran üzerinden Suriye rejimi ile uzlaşma arayışına girdi. AB ile mültecilik pazarlığı üzerinden katliamcı politikalarına destek almaya çalıştı. Ancak bu politikalar da AKP’ye istediğini veremeyecek. 

Türkiye ekonomik ve siyasi kaos içinde giderek hızla yol alacak. Savaş harcamaları ve savaş suçları AKP’nin ve Tayyip Erdoğan’ın boynunda bir zincir olarak kalacak.

AKP baskı politikaları ile Türkiye toplumunu kendi gericiliğine ortak etmeye çalışsa da istediği sonucu alamayacak. Yani 2016 Newrozu nereden bakarsak bakalım Kürt direnişinin başarısı ile sonuçlandı. Ve bu başarının etkisi zamana yayılmadan kendisini her alanda gösterecek... 

Bütün okurlarımızın Newrozu’nu kutluyor, Cizîr, Sur, Silopi, Gever başta olmak üzere devletin saldırısında yaşamını yitirenleri Mehmet Tunç, Pakize Nayır, Mehmet Yavuzer ve Sêvê Demir şahsında saygıyla anıyorum.