- Türkiye’de hak ihlallerine karşı kurulan başvuru mekanizmaları oldukça atıl durumda. CİSST’in raporuna göre son 6 yılda resmi mercilere yapılan 21 bin 484 hak ihlali başvurusundan sadece bin 489’una cevap verildi. Adalet Bakanlığı kendisine yapılan 3 bin 362 hak ihlalinden 21’ine dönüş yaptı.
ERDOĞAN ALAYUMAT / İSTANBUL
Türk cezaevlerinde tutsaklara dönük hak ihlalleri her geçen gün artarak devam ediyor. Cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin başında işkence, insanlık onurunu kıran muamele; mektup, kitap, gazetede ve dergi gibi süreli ve süresiz yayınların verilmemesi; koğuş baskınları, ayakta sayım dayatması, çıplak arama uygulamaları; keyfi iletişim ve hücre cezaları ile sürgünler; infaz yakma geliyor. Cezaevlerinde yaşanan binlerce hak ihlaline ilişkin Türkiye’de belli başlı başvuru mekanizmaları var. Bunların en başında valilikler ve kaymakamlıklara bağlı il ve ilçe insan hakları kurulları geliyor. İl ve ilçe insan hakkı kurulları Türkiye’nin imzacısı olduğu Paris Prensipleri kapsamında 2000'de gündeme geldi. 2003'te ise Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra valiliklere ve kaymakamlıklara bağlı olarak kuruldu.
Başvuruya yanıt yok
Yönetmelikte il ve ilçe insan hakları kurullarının görev tanımı “İnsan hakları ihlali iddiaları ile ilgili başvuruları incelemek ve araştırmak, inceleme ve araştırma sonuçlarını değerlendirmek, ulaşılan sonuçları konusuna göre Cumhuriyet savcılıklarına ya da ilgili idari makamlara iletmek ve sonucunu takip etmekle görevlidir” şeklindedir. Dünyada başta yaşam hakkı olmak üzere en çok insan hakkı ihlalinin yaşandığı ülkelerden biri olan Türkiye’de bu kurullar şeffaflıktan uzak, görevini de yapmıyor. İHD, il ve ilçe insan hakları kurullarına dönük tüm başvuruları cevapsız kaldığı için uzun yıllardır artık başvuru dahi yapmıyor.
Şeffaf ve özerk olmalılar
Hak savunucuları, insan hakları kurullarının göz boyamadan ibaret olduğunu belirtiyor. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Hukuk Sorumlusu Ruken Altun, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklı zorunlu olarak bu kurulların kurulduğunu belirterek, mevcut kurulların şeffaflıktan uzak ve bağımsız olmadığını söyledi. Valiliklere ve kaymakamlıklara bağlı kurulların bağımsız olamayacağının altını çizen Altun, bu tür kurulların şeffaf ve bağımsız olabilmesi için tamamen özerk yapılar olması gerektiğini söyledi.
Kurullar ne iş yapıyor?
Yönetmelikte belirtilmesine rağmen insan hakları kurulları yaşanan hak ihlallerine ilişkin neredeyse hiçbir şekilde gözlem ve raporlama yapmazken, yapılan raporlar ise kamuoyuna açıklanmıyor. Türkiye’de neredeyse her alanda ciddi hak ihlalleri yaşanırken bu ihlallerin en katmerlisi ise cezaevlerinde. Peki bu kadar ihlallin yaşandığı cezaevlerinde insan hakları kurulları ne yapıyor? Bu sorunun cevabını CİSST’in 2016-2021 yılları arasında cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin yaptığı başvurular ve gelen cevaplara ilişkin hazırladığı raporda buluyoruz.
Yetkisi olan görmezden geliyor
“İzleme kurulları” başlıklı rapor, 2016-2021 yılları arasında cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini araştırıyor. Raporda hak ihlallerin giderilmesi amacıyla cezaevlerinde izleme yapma yetkisi olan kurumlara yapılan başvurular ve başvurulara verilen cevaplar üzerinden yetkili kurumların tutumları değerlendiriliyor. Raporda, Türkiye’de cezaevleri izleme yetkisi olan kurumlardan yalnızca il ve ilçe insan hakları kurulları ile il ve ilçe cezaevi izleme kurullarının oldukça sınırlı bir izleme yapabildiği, diğer kurumların herhangi bir çalışma dahi yapmadığı vurgulanıyor.
Yaklaşık yüzde 7’si yanıtlandı
Rapor, ayrıca başvuru mekanizmaları ve gelen cevapların içeriklerine ilişkin istatistiki veri sunamasa da yapılan başvuruların sayısı ile başvurulara verilen cevaplar karşılaştırıldığında ortaya çıkan uçurumu gözler önüne seriyor. Buna göre; son 6 yılda hak ihlallerinin niteliklerine göre Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, İl/İlçe İnsan Hakları Kurulları, İl/İlçe Ceza İnfaz Kurumları, Tutukevleri İzleme Kurulları (CİK), Kamu Denetçiliği Kurumu, Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği (TTB), barolar ve konsolosluklara toplamda 21 bin 484 hak ihlali başvurusu yapıldı. Sadece bin 489’una cevap verildi.
* Adalet Bakanlığına 2016-2021 yılları arasında toplam 3 bin 362 hak ihlali başvurusu yapıldı, sadece 21 tanesine geri dönüldü.
* Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğüne aynı yıllara arasında yapılan 3 bin 191 başvurudan 641 tanesine cevap verildi.
* Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER), 6 yılda 2 bin 483 hak ihlali başvurusunun sadece 5’ine cevap verildi.
* Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu hak ihlalleri ile ilgili 3 bin 205 başvurunun sadece 195’ine cevap verdi.
* Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na 2 bin 72 hak ihlali başvurusu yapıldı, sadece 25’ine cevap verildi.
* İl/İlçe insan hakları kurullarına ise 3 bin 144 hak ihlali başvurusu yapıldı; 542’sine cevap verildi. Yine aynı kurum yapılan başvurular doğrultusunda 14 hak ihlali tespit ettiğini 46 başvurunun ise izlemesinin yapıldığı cevabını verdi.
* İl/ilçe ceza infaz kurumlarına 3 bin 207 hak ihlali başvurusu yapılırken, bu başvurulardan 90’nına cevap verildi ve sadece 7 hak ihlali tespitinde bulunulmuş.
* Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği (TTB), barolar ve konsolosluklar gibi kurumlara ise toplamda 817 hak ihlali başvurusu yapıldı.
Valilik onayı olmadan giremez
İnsan hakları kurularının bağımsızlığının tartışmalı olduğunu belirten CİSST’in Savunuculuk Koordinatörü Berivan Korkut da Ruken Altun ile aynı düşüncede. Baro, siyasi, parti ya da STK temsilcileri bu kurullara temsilci atayabilir, ancak valilik onayından geçmek zorunda. Kurulların belirli peridiyotlarla yenilendiğini dile getiren Korkut, ancak kurulların yenilendiğine ilişkin bir duyuru yapılmadığının altını çizdi. Korkut, “Birçok kurum ve hak savunucu kurulları daha çok angarya iş gibi görüyor ve bu kurullara girmiyor” eleştirisinde de bulundu.
Cezaevleri hak ihlalleriyle taştı
Cezaevlerinde artan hak ihlalleri devletin raporlarına da yansıyor. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) bu yılın ilk 6 ayında kuruma yapılan başvuru istatistiklerini açıkladı. Buna göre kuruma sadece 6 ayda 905 başvuru yapıldı. Başvuruların önemli bir kısmı cezaevlerine ilişkin oldu.
905 başvurunun 506’sı tutsaklardan yapıldı. En çok şikayet ettikleri konu ise infaz kurumlarının genel idaresine ilişkin oldu. Onu dış dünya ile iletişim, işkence ve kötü muamele yasağı, sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif etkinliklerden faydalandırma ve fiziksel koşullara ilişkin başvurular takip etti. İnfaz kurumlarının genel idaresine ilişkin 137 başvuru olurken işkence ve kötü muamele yasağı için 75, dış dünya ile iletişim için 106 başvuru geldi.
Diğer insan hakları ihlallerine ilişkin başvurularda ise en çok şikayet, adil yargılanma hakkı konusunda yapıldı.
TİHEK’in Kars T Tipi Cezaevi’nde ziyaretine ilişkin hazırladığı raporda da çarpıcı detaylara yer verildi. Cezaevinde 371 kişinin kaldığı aktarılan raporda, bunlardan nerdeyse yarısına disiplin cezası verildiği ifade edildi.