- İHD İstanbul Şubesi'nin 21 cezaevine dair hazırladığı üç aylık raporunda, bin 973 ihlale yer verildi.
İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, birçoğu Marmara Bölgesi'nde yer alan cezaevlerine dair hazırladığı raporu açıkladı. Ekim, Kasım ve Aralık aylarını kapsayan üç aylık “Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu”na dair dernek binasında basın toplantısı düzenlendi.
21 cezaevinden 57 tutsağın başvurusunun yer aldığı raporda, yaşam hakkı ihlali, kötü muamele, darp ve işkence, sağlık ve tedavi hakkı, iletişim hakkı, beslenme hakkı, adalete erişim hakkı ve adil yargılanma hakkı olmak üzere toplam bin 973 ihlal tespit edildiği belirtildi. Raporda, ihlallerin detaylarına dair, "Yaşam hakkı bağlamında 29 ihlal, 19 tutuklu ölümle tehdit edildi, 2 tutuklu intihara zorlandı, 2 tutuklu intihar girişiminde bulundu, en az 6 tutuklu ise yaşamını yitirdi. 780 kötü muamele ve işkence vakası görüldü” bilgileri yer aldı.
Raporda, İmralı Cezaevi’nde uygulanan ağır tecrit uygulamasının hak ihlallerinin başında geldiğine dikkat çekildi. İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, söz konusu raporları açıklamalarının asıl nedeninin "yetkililerin çözüm üretebilmesi için" olduğunu söyledi. Yoleri, Anayasa’nın eşitlik ilkesinin uygulanmasını isteyerek, “Tutuklulara yönelik bu eşitsizlik uygulamaları karşısında yetkilileri sorumluluklarına uygun davranması gerektiğinin çağrısında bulunuyoruz” dedi. İSTANBUL
*****
İtiraz eden tutsaklara dava
Çocuklara işkence ve tecavüz edildiği dönemde Pozantı Cezaevi ikinci müdürü olan Alper Şirin'in Sincan Cezaevi’ne müdür olarak atanmasına tepki gösteren tutsaklara dava açıldı.
Adana/Pozantı M Tipi Çocuk ve Gençlik Cezaevi'nde çocuklara işkence ve tecavüz edilmesinde adı geçen cezaevinin ikinci müdürü Alper Şirin, Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne atandı. Şirin’e karşı cezaevi idaresine dilekçe veren tutsaklar hakkında “Hakaret ve tehdit” iddiasıyla dava açıldı.
Tutsak Ramazan Çeper, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde şunları aktardı: "Alper Şirin'in Sincan Cezaevi’ne ikinci müdür olarak gönderilmesi üzerine karşı çıktık. Bizler hiçbir koşulda onun bizimle muhatap kılınmasını istemediğimizi ve de kabul etmeyeceğimizi dilekçeyle cezaevi idaresine bildirdik. Bu bildirim üzerine de Alper Şirin 6 tutsak hakkında 'hakaret ve tehdit' gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu ve dava açıldı. Ayrıca Alper Şirin cezaevine geldiğinden beri özel bir grup gardiyanların bizlere karşı hak ihlalleri, provokatif söylemleri ve uygulamaları arttı.”
Pozantı Çocuk ve Gençlik Cezaevi’nde Mayıs 2011'de yaşları 13 ile 17 arasında değişen 7 çocuk, maruz kaldıkları işkence, cinsel taciz ve tecavüze dair İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’ne başvurdu. Aynı yılın Temmuz ayında Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Adana Başsavcılığı, Valilik ve Adalet Bakanlığı konudan haberdar edildi, ancak bir gelişme olmadı. 7 ay sonra olayın yeniden gündeme gelmesiyle, çocukların anlatımlarına göre kendilerini döven görevliler arasında yer alan ikinci müdür kadrosunda olan Alper Şirin, görevden alınması yerine Van Erciş Cezaevi’ne 1. Müdür unvanıyla atandı. Şirin, 10 yıl aradan sonra sürekli hak ihlalleriyle gündeme gelen Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne atandı. ANKARA
*****
Elazığ Cezaevi'nde açlık grevi
Elazığ 2 No’lu Cezaevi’nde 6 siyasi tutsağın başlattığı açlık grevi, devam ediyor.
Elazığ 2 No’lu Cezaevi yönetimi, ağır psikolojik sorunları bulunan ve günde 8 ayrı antidepresan ilaç kullanan adli tutuklu Hanefi Şanda’yı siyasi tutsakların olduğu koğuşa koydu. Siyasi tutsaklar, kişisel bakımını yapamayan, ihtiyaçlarını karşılayamayan ve koğuşta bulunanlara zarar veren Şanda’nın infazının durdurulması veya bir hastaneye sevk edilmesi yerine kendi koğuşlarına yerleştirilmesine karşı 10 Ocak'ta süresiz-dönüşümlü açlık grevine girdi. Açlık grevinin ilk grubunda, Mahsun Sarp, Abuzer Doymaz, Mesut Yaşasın, Savaş Geçirgen, Kendal Barut ve Mehmet Siyaç Dinç yer aldı.
Tutsaklar tehdit edildi
MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu’na (MED TUHAD-FED) ulaşan tutsaklar, cezaevinin tüm itirazlarına rağmen Şanda’nı koğuştan almadığını ve buna itiraz eden tutsaklardan Mahsun Sarp’ın gardiyanlarca darp edildiğini kaydetti. Dernek yönetiminin görüştüğü tutsaklar, şu şikayetlerde bulundu: "10 Ocak 2023'te saat 14.20 sıralarında Hanefi Şanda, tutuklu Mahsun Sarp ve Ercan Adlım’ın koğuşuna yerleştirildi. Ağır psikolojik rahatsızlıkları olan Şanda’n, eşyalara zarar veriyor. Yemek yemiyor, tuvalet, banyo gibi alışkanlıkları bulunmuyor. Ortak yaşam alanlarına uyum sağlamıyor. Şimdiye kadar 20 oda değiştirdi. Şanda’nın ya hastaneye sevkini ya da infazının durdurulması yönünde talepte bulunduk, ancak ‘Biz bunu bir yere götüremeyiz. Biz bunu diğer adlilerin yanına götürürsek tecavüz ederler’ denilerek taleplerimiz reddedildi. Siyasi tutuklu olan Mahsun Sarp ve Ercan Adlım ile cezaevi idaresi tarafından tartışma yaşandı. Bunun üzerine başgardiyanların içinde olduğu bir grup infaz koruma memuru, 'Biz devletiz ne dersek yapacaksınız' diyerek tehdit etti.”
20 dakika boyunca darp
Mahsun Sarp’ın gardiyanlar tarafından yaklaşık 20 dakika darp edildiği ve 69 yaşında olan tutsak Ercan Adlım’ın buna tanıklık ettiğini aktaran tutsaklar, “Mahsun Sarp’ın tişörtü kanlar içinde kaldı. Bu olaydan kaynaklı sürekli baş dönmesi yaşıyor. Revirdeki sağlıkçılar, ‘Bu izleri senin yapıp yapmadığını bilmiyorum’ diyerek Sarp’ın hastane sevki engellendi. İnfaz koruma memurları tarafından hakarete uğrayan Sarp, suç duyurusunda bulundu" dedi. Dernek, Sarp ile yaptıkları görüşmeye dair şunları ekledi: "Darp edildikten 24 saat sonra revire götürüldüğü ve bütün aşamalarda hakarete uğradığı, tuvalete gittiğinde kanama yaşadığı, boğazının sağ kısmında kızarıklık, sağ bilekte kızarıklık, sol bacakta morarma ve sırtta kızarıklık olduğu gözlemlendi." ELAZIĞ