Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan dedik mi hep birlikte? Ciğerlerimizi en gür çığlıklarımızla doldurduk mu? Andımızı da okuduysak ezbere ilk görev tamamdır!
En Türk, en doğru, en çalışkan olduk demektir. Türk okullarında okuyanlardan hangimiz yapmadık bunları, okumadık andımızı ezbere? Kaçımız dikmedi gözlerini, göklere ilerleyen bayrağa küçücük boyumuzla?
Atamızın bize, çocuklara armağanıydı bu gün. Sabah tüm heyecanla okullara gidilir, en temiz önlükler giyilir, en neşeli haller takınılırdı. Şanslı olanlar stadlarda gösteriler yapar, bu görkeme yakından tanıklık ederdi. Neşe dolardı içimiz, çünkü çocuktuk biz.
Atatürk’ün biz çocuklara armağan ettiği bu büyük günü tüm Türk alemi olarak kutluyorduk, neşe doluyorduk.
Keza bu sene de öyle oldu. Neşe dolu anne babalar bir heyecanla güzel kıyafetlerini giydirdikleri çocuklarıyla Anıtkabir yolunu tuttu, öğrenciler okul önlerinde sıraya girip geleceğin en vatanseveri olacağına dair and’lar içti, marşlar söyledi. Dünya ülkelerinden gelen yüzlerce çocuk ülkelerini tanıtma yarışına girdi. Haberlere en iyiler geçti.
Buraya kadar her sey güzel, hoş.
Peki ya hoş olmayan?
23 Nisan Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı’nın çıkış noktasına bakarsak 3 özel günün birleşimidir ve çocuklara armağan edilmek için kurgulanan bir gün de değil. Himaye-i Etfal Cemiyeti (günümüz çocuk esirgeme kurumu) bu günü çocuk bayramı ilan eder. Hakimiyet-i Milliye gazetesi de 26’lı yıllarda “23 Nisan Türklerin çocuk günüdür” başlıklı bir yazı yayınlar ve bu konu aydınlığa kavuşur.
Son 15 yılda 500’e yakın Kürt çocuğunun öldürülmesi, sokakta avuçlarından küçük taş atanların, yaşlarından büyük cezalara çarptırılması, cezaevlerinde tecavüze uğramaları, alternatif kutlama gerçekteştiren (Gever) çocukların bayram gününde güvenliklerinden sorumlu güçler tarafından saldırıya uğramaları…
Türk günü kutlamalarının diğer bir yüzü de kendisini Van’da gösterdi. Çocuk bayramını kutlayan depremzedeli çocukların yanaklarına ayyıldızlar çizildi.
Bu listeye eklenebilecek onca olay, onca çocuk ismi var ki; yazarken, okurken, düşünürken yoruluyor musunuz? O çocuklar bunları yaşamaktan yorulmuyor. Her gün yeniden ayağa kalkmaktan bıkmıyor, usanmıyor. Aydınlığa kavuşmanın sonuçlarıdır tüm bunlar. Gerçekler, hoş olmayanlardır.
Gönül isterdiki 23 Nisan çocuk bayramı olsun, çocuklar neşe dolsun. Çöpten kağıt toplamak yerine renkli uçurtmalar uçurtsun. Gönül isterdiki çocuklar cezaevinde değil, sokaklarda özgür olsun, yanaklarında ayyıldız desenleri değil çiçek resimleri olsun. Egemenlik kayıtsız şartsız çocukların olsun.
23 Nisan kutlu oldu mu?