1993 yılında kurulan dernek adını, aynı yıl Viyana'da yapılan Dünya İnsan Hakları Konferansı'nda kadın haklarının insan hakları olarak tanımlanmasından esinlenilerek aldı. O günden bu güne hem cinsiyet ayrımcılığına karşı mücadele etti, hem de kadınları hakları konusunda bilinçlendirme faaliyetleri yürüttü. 


Kadınlar haklarını bilmiyorlardı

1993 -1996 yıllarında Ankara, İstanbul ve Kürdistan'daki yürüttüğü "Türkiye'de kadının insan hakları" ve "aile içi şiddet" konulu saha araştırmaları iki gerçeği çok çarpıcı bir biçimde ortaya koydu: Kadınlar yasal haklarını bilmiyorlardı ve kullanmıyorlardı. Türkiye'de bağımsız yerel kadın örgütlenmelerinin sayısı son derece kısıtlıydı. Bu araştırmaların sonuçları ve saptanan ihtiyaçlar doğrultusunda, Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği 1995 yılında Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı'nı (KİHEP) geliştirdi.

1999 yılında Uluslararası Kadın Kalkınma Örgütü'nün (AWID) Öncü Çözümler Ödülü'nü de alan dernek 2005 yılından bu yana BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nde danışmanlık statüsüne sahip. Dernek her ay iletişim ve dayanışmayı canlı kılmak için Mor Bülten'i yayınlıyor. 


Neden kadının insan hakları?

"Neden Kadının İnsan Hakları" sorusuna derneğin yanıtı şöyle: "Yasalar bazen kadınlar gibi erkeklerin haklarını da korumayabilir. Ne var ki, kadınların hakları ihlal edildiğinde, bu durum çoğu zaman kadınlar sırf kadın olduğu için gerçekleşir. Örneğin aile içi şiddet veya töre cinayeti dendiğinde, şiddete maruz kalan veya öldürülen kişinin erkek olduğunu kimse düşünmez. Veya 'eşit işe eşit ücret' talebi dile getirildi”ğinde, eşit işe eşit ücret almayanın kadın olduğu açıktır. Cinsel/bedensel şiddeti meşrulaştırmak için erkeklerin değil, kadınların giyimi ve/veya geç saatte sokakta olduğu konu edilir.  İşte bunlar ve bunlara benzer pek çok ayrımcılığa dayalı uygulama yüzünden, 'kadının insan hakları' kavramına ihtiyaç duyuyoruz." 


 HABER MERKEZİ