Güney Kürdistan’da siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlar günden güne derinleşirken, dış ve bölgesel güçlerin müdahaleleri artış gösteriyor. Bölgede yapılan referandumun ve Kerkük-Germiyan’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından, parçalanmış olan siyasi sistem daha fazla dağılarak bölgenin sorunları karşısında çaresiz kaldı. Bir yandan Irak merkezi hükümeti ile sorunlar yaşanırken, diğer yandan var olan ekonomik ve toplumsal sorunlar toplumda, bölgenin iç politika anlayışını anlamsız kıldı.

Güney Kürdistan halkı, eylem ve gösterilerle bölgede yeni bir sayfa açmayı ve halkın öz gücüne bağlı bir siyasetin yürütülmesini istiyor. Bu talepler karşısında, siyasi yönetim çözümün adresini yine dış güçlerle görüşmelerde buluyor. Ancak Türkiye ve İran gibi güçler bölgede birtakım hesaplar peşinde. Öyle ki Irak hükümeti Başûr’un zayıflığından yararlanarak, var olan kazanımları da almak istiyor.

 Bir yandan Irak bütün ekonomik kaynakları kontrolü altına alıp federal sistemi de yok etmeye çalışırken, diğer yandan da Türkiye bölgeye yerleşme çabasında.

 

Türkiye’nin işgal girişimleri

Türk devleti özellikle referandum ve Kerkük saldırısının ardından Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan İslami Birlik Partisi (Yekgirtûya Îslamî ya Kurdistanê) temsilcileri ile görüştü. Bu görüşmelerin ardından AKP Genel Başkanı Erdoğan ve diğer devlet yetkilileri tehdit ve işgal açıklamalarında bulundu.

İlginç bir şekilde bu görüşme trafiğinin ardından Türk devleti, 14 Aralık gecesi Colemêrg’in (Hakkari) Şemzînan ilçesinden Başûr topraklarına girdi. Diğer yandan Geliyê Reş, Çiyayê Siro, Çiyayê Evdilkofî, Ava Hecîbegê gibi bölgelere helikopterlerle Türk askerleri konuşlandırıldı. Türk devletinin bu bölgelerde mevzilendi, bölgeye cephane ve ağır silahlar taşımaya devam ediyor.  Türk devletinin, bölge yönetimi tarafından şu ana kadar sessizce izlendiği bu saldırıları, bölgede Türk askeri üslerinin ve Türk askerlerinin varlığını yeniden gündeme getirdi.

 

Türk ordusunun üsleri

Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne ve kazanımlarına her anlamda saldıran Türk devleti, 1994’ten beri Güney Kürdistan topraklarına askerlerini yerleştirdi, birçok askeri üs kurdu. Türk devletinin Güney Kürdistan’da 18 askeri noktası, üsleri ve MİT merkezleri bulunuyor.

Uluslararası yasalara göre, bir ülkenin yöneticileri onay vermediği sürece başka bir devletin askeri gücü bu ülkenin sınırlarına geçemiyor. Buradan da anlaşılacağı üzere Türk devletinin askeri üsleri, Federe Kürdistan yönetiminin onayıyla kuruldu. Türk devletinin Başika’da bulunan askeri üssü gündeme geldiği zaman KDP, bilgileri dahilinde konuşlandığını kabul etmişti. 


 İlk askeri üs

Türk devletinin Güney Kürdistan’daki ilk askeri üssü 1994’te Hewlêr’e 25 km uzaklıkta bulunan Selehedîn beldesinde kuruldu. Burada Türk özel timlerine ait bir birlik de bulunmakta. Asıl ilgi çekici olan şey de bu üslerin Mesud Barzani’nin beldesinde kurulmuş olmasıdır. 

 

Diğer üsler

Türk ordusu, askeri birliklerini Selehedîn’den sonra Hewlêr, Zaxo, Silêmanî, Duhok, Diyana, Batufa, Bamernê, Amêdiyê, Kanîmasî bölgelerine de yerleştirdi. 

23 yıl içerisinde Türk ordusunun Güney Kürdistan’da açtığı askeri üsleri:

 *Batufa askeri üssü

*Kanîmasî (Girêbaruxê) askeri üssü

*Bamernê lojistik ve havaalanı askeri üssü

*Sinkê askeri üssü

*Bêgova (girê Biyê) askeri üssü

*Geliyê Zaxo askeri üssü

*Sîrê (Şêladizê) askeri üssü

*Sîrê (Şîrtê) askeri üssü

*Kupkê askeri üssü

*Berwarî’ye bağlı Qimrê askeri üssü

*Koxê Spî askeri üssü

*Deriyê Dawetiya askeri üssü

*Çiyayê Serzêrî askeri üssü

*Meqlub dağı eteklerinde bulunan Zêlkan bölgesinde bulunan askeri üssü

*Başîqa (Bakûrê rojhilatê Musilê) askeri üssü

Bu merkezlerde genellikle Türk ordusunun özel birlikleri ve cephaneleri bulunuyor. Kanîmasî’deki üssünde özel birlikler dışında aynı zamanda askeri tabur, Bamernê üssünde mekanizma taburu, tanklar ve ağır silahlar mevcut. Bamernê’de bir havaalanı da bulunuyor. Güney Kürdistan’daki Türk askeri sayısının 5 bin civarında olduğu söyleniyor.

 

Ahmet Davutoğlu ziyaret etti

Türk kaynaklarına göre, Türk askerleri Diyana üssünde KDP’ye bağlı pêşmergeye eğitim verdi. 2015’te Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu, üssü ziyaret ederek eğitim çalışmalarını izledi.

 

MİT merkezleri

Güney Kürdistan’da askeri üslerin yanı sıra MİT’e ait merkezler de açılmış durumda. Bunların çoğu Duhok’ta bulunuyor. Yerel kaynaklara göre Zaxo ilçesine bağlı Batûfa kasabasında, Zaxo merkezde ve Duhok’ta MÎT’e ait merkezler var. 


Halka ve bölgeye saldırılar

Bu üslerde konuşlanan askerler birçok kez halka ve bölgeye yönelik saldırılar gerçekleştirdi, yurttaşları kaçırdı ve katletti. Aynı zamanda her fırsatta Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne karşı saldırılar gerçekleştirdi. 

Türk ordusunun 2008’de Zap’a yönelik gerçekleştirdiği büyük operasyonda, Amediye üssündeki askerler tanklarla saldırı gerçekleştirmek istemiş, ancak halk bu güçlerin etrafını sarıp hareket etmesini önlemişti. 14 Aralık’taki son saldırıda da Kanîmasî’deki askerler toplarla Metina bölgesindeki köylere saldırdı. Halka yönelik saldırılar artmış durumda. Aralık’ta Behdinan (Duhok, Zaxo) bölgesinde 4 faili meçhul cinayet işlendi.


Kırmızı hattı işgal planı

İlginçtir ki Türk askeri üslerinin hepsi de sınır hattı üzerinde yer alıp Doğu Kürdistan sınırından Batı Kürdistan sınırlarına kadar uzanıyor. Askeri ve siyasi kaynaklar, Türkiye’nin bu şekilde bir işgal bölgesi oluşturmak ve Kürt kazanımlarını ortadan kaldırmak istediğini belirtiyor. Son saldırıyla da boş bırakılmış bölgeleri işgal etmek istiyor.


Parlamento kararı uygulanmadı

Federe Kürdistan Meclisi, 2005’te özel bir oturumda bölgede bulunan askeri üsleri ele aldı ve bunların kapatılması noktasında karar aldı. Kararda, “Yabancı askeri üslerin bölgedeki varlığı kabul edilemez” denildi. Fakat bu karar uygulanmadı.

 

10 sivil katledildi

Kararın yerine getirilmesi bir yana saldırılara yönelik sessizlik daha da arttı ve Türkiye saldırılarını arttırdı. 2017 yılı boyunca Türk ordusu Güney Kürdistan topraklarına yönelik birçok hava saldırısı gerçekleştirdi. Türk savaş uçakları, geçen yıllardan farklı olarak ilk kez Güney’in 200 kilometre içerisinde, Doğu Kürdistan sınırlarında bulunan Asos Dağı’na saldırdı. Bu saldırılarda köyler hedef alınarak 10’dan fazla sivil yurttaş katledildi ve aynı zamanda büyük bir maddi zarar oluştu.

 

KDP ve YNK sessiz

Bu son saldırılara karşı Federe Kürdistan Hükümeti herhangi bir tepki vermiş değil. İlginçtir ki Türk askeri varlığı ve bütün bu saldırılar KDP’nin kontrolündeki bölgelerde gerçekleşmesine rağmen KDP yetkilileri herhangi bir tepki vermedi. Aynı zamanda YNK kontrolündeki Asos’a yönelik saldırılara karşı da bir sessizlik söz konusu. 


ROJNEWS/SÜLEYMANİYE