
Mannheim'ın Paradeplatz meydanında yapılan mitingde, kadına yönelik şiddete dikkat çekildi. Mitingde ayrıca, Türk devletinin Kürdistan'daki operasyonları ve Çelê'de kimyasal silahlarla katledilen gerillalar için bilgilendirme yapıldı. Almanların ilgisinin fazla olduğu görülen eylemde bildiriler dağıtılarak, Kürdistan'da AKP'nin faşizan uygulamaları anlatıldı.
Bu arada Wesel'de de 'Kadın Kırımına Son' Kampanyası doğrultusunda bir panel düzenlendi. Mala Êzîdiya Derneği'ndeki seminere kadın aktivist Aysel Avesta katıldı. 25 Kasım'ın tarihçesini kısaca anlatan Avesta, bugün şiddete yönelik örgütlü bir mücadelenin verilmesi gerektiğini belirtti.
Avesta devamla şunları söyledi: "Bugünkü kadının kendini tanıması ve bugüne kadar söyleneni sorgulaması, yapılan yalnışlara karşı bir duruş da geliştirmektedir. Kadının gelişiminden korkan bu sistem, özellikle kendini geliştiren kadını hedef alması, kadınların da bunun karşısında özgürlük mücadelelerini daha yükseltmesi gerekiyor" Seminere kadınlar eşleri ile katılırken, gençlerin katılımının düşük olması eleştirildi. Bu tür seminerlerin toplumun bilinçlenmesi açısından olumlu olduğu belirtilerek, daha sık yapılması talep edildi.
Londra'da kadın kırımı paneli
İngiltere'nin Londra kentinde de yapılan bir panelle, kadınların sorunları ve alternatif çözümler ele alındı.
Kürt Toplum Merkezi'nde düzenlenen ve Roj Kadin Meclisi'nin organize ettiği panele, Sosyalist Kadınlar Birliği Üyesi Hatice Güden ve Ceni Kadın Barış Bürosu'ndan Ann Kristin Kowarsch katıldı.
İlk sözü alan konuşmacı Kowarsch, 17 Eylül günü Köln'de gerçekleştirilen 'Uluslararası Kadın Kırımına Hayır' konferansının sonuçlarına ilişkin bilgiler verdi. Tarihte kadının üç büyük kırılmayla karşı karşıya kaldığını ifade eden Kowarsch, ilk olarak doğal topluma geçişle birlikte aile olgusunun, özel mülkiyet kavramının ortaya çıkması, devlet ve orduların kurulması ile; ikinci olarak tek tanrılı dinlerde kadının günah sayılmasıyla yaşandığını, üçüncü büyük kırılmanın ise kapitalizmin kadın bedeni üzerinde her türlü oyunu oynayarak, kişiyi bireyselleştirip yalnızlaştırması sonucu yaşandığını ifade etti.
Kowarsch, kampanyanın örgütlenme, siyasal, toplumsal ve hukuki hedeflerine ilişkin ayrıntılı bilgiler sundu.
Kowarsch'ın konuşmasının ardından söz alan SKB Üyesi Hatice Güden ise ekonomik krizde, işsizlikte ve savaşlarda, sistemin en büyük mağdurunun kadınlar olduğunu belirterek, kadın kırımına ilişkin istatistiki bilgiler verdi. Kampanyanın geniş kitlelere ulaştırılmasının öneminden söz eden Güden, militarizme de vurgu yaptı. Güden şöyle konuştu: Militarizm, sadece askerler ve savaşlarla sınırlı değildir. Günümüz devletlerinin çıkarmış olduğu yasalarda da militarist yapıyı görmek mümkün. Anti terör yasaları, göçmen yasaları, Almanya'da Neonazi, İngiltere'de EDL (İngiltere Savunma Ligi) gibi yapıların militarist yapılardan uzak olmadığını görüyoruz". Bu tür örgütlerin sosyalist, demokratik kesimleri hedef alıp onlara karşı şiddeti öngördüğünü de belirten Güden, "Ekonomik krizler arttıkça militarizm artacak, kriz arttıkça da şiddet artacaktır" diye ekledi.
Panel, kadın kırımına karşı alınacak tedbirlerin tartışılması ardından, soru cevap bölümüyle son buldu.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/MANNHEİM - İSMET GELEÇ/DUISBURG - CAN YILDIZ/LONDRA