
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Mücadele Günü, özyönetim alanları başta olmak üzere tüm Kürdistan'da mücadele ile karşılanacak. Bu yıl 25 Kasım'ı "Erkek Şiddeti İdeolojiktir Öz savunma Haktır" sloganı ile karşılayacak olan KJA, bir haftaya yayacağı etkinliklerle
kadına yönelik şiddete karşı öz savunmanın bir hak olduğunu vurgulayacak.
DİHA'ya konuşan KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata, KJA olarak her güne 25 Kasım ve 8 Mart gibi yaklaştıklarını ve bulundukları her alanda mücadele ettiklerini ifade etti. Akat Ata, kadınların içinde bulundukları anti demokratik yapıya, ancak örgütlü bulundukları alanlarda direnişi büyüterek cevap olabileceklerini aktardı.
25 Kasım'ın iddiası
Devletin hayatın her alanında uyguladığı şiddetin erkek eliyle evlere girdiğini dile getiren Akat Ata, bu anlamıyla şiddetin birbirini takip eden ve üreten pozisyonda olduğunu dile getirdi. Akat Ata, "Daha dün Silvan'daki sokağa çıkma yasağında bir hala ve yeğen sivil insanı defnettik. Bu şiddetin arkasındaki sonuçların hikayelerini açığa çıkarıp, bunu Türkiye ve dünya kamuoyuna mal etmek gerekiyor. Bu 25 Kasım'ın iddiası bu olabilir" diye konuştu.
'Örgütlenmenin gerekçesi haline dönüştüreceğiz'
Şiddetin her türlüsünün yaşandığını ve bunun kader olmadığını anlatmanın mücadelesini verdiklerini aktaran Akat Ata, ezilen tüm kesimlerin örgütlü oldukları sürece özgürlüğe yakın olduğunu ifade ederek, "Her gün 25 Kasım'dır, her gün bizim için bir örgütlenme gerekçesidir. Bu 25 Kasım'ı da ulaşabildiğimiz her alana ulaşarak örgütlenmemizin gerekçesi haline dönüştüreceğiz. Kadına yönelik şiddet ideolojiktir diyoruz. Buna karşı kadının kendini savunma hakkı yani öz savunma hakkı da vardır" dedi.
Kürt kadınların en büyük öz savunmasının örgütlülükleri olduğunu kaydeden Akat Ata, öz savunmanın Türkiye'de askeri olarak ele alındığını, özellikle devlet tarafından böyle bir algı yaratılmaya çalışıldığını vurguladı. Ata, bu algıyı dönüştürme iddiasında olduklarını dile getirdi.
Zengin planlamalar öngörülüyor
25 Kasım çalışmalarına ilişkin JINHA'ya bilgi veren KJA Koordinasyon üyesi Sara Aktaş ise, şiddet sorununun salt siyasal, sosyal, psikolojik sorunlar olarak ele alınamayacağını, bunun bir sistem sorunu olduğunu söyledi.
Kadınlara biçilen tarihsel misyonun tersine çevrildiği yerlerde saldırıların yoğunlaştığına dikkat çeken Aktaş, "Tam da bu nedenle böylesine ideolojik bir saldırıyla karşı karşıyayken, KJA olarak 25 Kasım kapsamındaki programımızı 'kadına dönük şiddet ideolojiktir, meşru savunma haktır' şiarı ile çerçeveledik. Bu çerçeve de bütün örgütlü olduğumuz alanlarda, bütün bölgelerde, bütün kurumsal yapı içerisinde zengin ve geniş planlamalar programlar ve kitlesel katılımla gerçekleştirilecek çalışmaları öngörüyoruz" şeklinde konuştu.
Aktaş, kırım politikaları karşısında kendi varlığını savunmanın en doğal, en ahlaki hak olduğunu vurgulayarak, şöyle dedi: "KJA olarak bizler kadınların kendilerini sadece kurban, mağdure olarak tanımlamalarını kabul etmiyoruz. Bunun karşısında dinamik bir mücadele gücü olarak kendi kaderini kendisinin belirleyeceğine, öz savunmasını çok güçlü mücadele azmi, bilinci ve direnciyle geliştirebileceğine inanıyoruz."
HABER MERKEZİ