Hazırlayan: Tuğçe KARA
Hanifi Eser, 25 yıl önce tutuklanmış. 25 yıldır, birçok cezaevine sürgün edilmiş ve OHAL’den sonra da bir ay içinde iki kez sürgün edilmiş. Hapishanede gördüğü işkence nedeniyle akciğerinde hasar oluşan Eser, tedavi için gönderildiği hastanede de epey kötü koşullarda tedavi edilmiş ya da edilmeye çalışılmış. Akciğerinden parça alınan Eser, 07.08.2017 tarihinde ameliyat olmuş ve tekrar hapishaneye gönderilmiş. Hapishane koşulları ise Eser için asla uygun değil. 25 yıldır hapishanede olan müebbet tutsak Hanifi Eser, başka bir hapishaneye gönderilmek için ring aracına bindirilmiş. Ring aracının havasız ve soğuk ortamında bir de işkence görmüş ve akciğerleri büyük hasar almış. Amasya E Tipi Kapalı İnfaz Kurumu’ndan Elazığ T Tipi Kapalı İnfaz Kurumu’na sürgün edilen Eser, bir hafta geçmeden Balıkesir’deki Kepsut Hapishanesi’ne gönderilmiş. Dört gün süren yol boyunca ağır şiddete maruz kalan Eser’e, yol boyunca da yemek ve su verilmemiş. Tüm bu insanlık dışı muammelere maruz kalan Eser’in tedavisi ise sürekli engellenmiş. Eser’in annesi Ziynet Eser hapishanelerin artık tamamen işkence merkezleri olduğunu söyleyip, hapishanelerdeki işkencelerin görülmesini dilediğini de ekleyerek: “Oğluma dört gün boyunca yemek vermediler, tuvalet ihtiyacını dahi karşılayamadı. Kullanması gereken ilaçlar verilmediği gibi on iki gün sonunda iyileşmeden tekrar Kepsut Hapishanesi’ne gönderildi. Durumu ciddi. Oğlumu bilerek ölüme terk ediyorlar. Cezaevinde ölmesi için ellerinden geleni yaptılar; ama oğlum ölmedi, direndi” demiş.
Mektup Adresi:
Hanifi Eser
Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Elazığ
Hiçbir dönemde bu kadar ağır baskıyla karşılaşmadım
“Bugüne kadar Türkiye’de pek çok cezaevinde kaldım. Ancak hiçbir dönem, bu dönemdeki kadar ağır baskılarla karşılaşmadım.” İnsan Hakları Derneği’nin Çukurova Bölgesi Hapishanelerine İlişkin Tespit ve Değerlendirme Raporu’nda da yer alan ifadelere göre son dönemde gerek hasta mahpusların sağlık durumunun olumsuz yönde ilerlediği gerekse OHAL ile birlikte ciddi hak ihlallerinin yaşandığına dair Çukurova’daki hapishanelerden onlarca başvuru yapılmış. Bölge cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ile ilgili başvuruların ciddi oranda artış gösterince, dernek, hapishanelere heyet göndermiş. Songül Bağatır, bu tutsaklardan yalnızca biri. 25 yıldır tutuklu. Sağlık problemleri olan Bağatır, tedavi amaçlı hastaneye götürüldüğünde kelepçeli muayenede diretilmiş. Doktor odasına, bir hasta-doktor ilişkisine uygun olmayarak erkek askerler de girmiş ve muayene boyunca orada durmuşlar. Bağatır’ın rahatsızlıkları, nemli Tarsus ikliminden de hayli etkileniyor ve dolayısıyla başka bir hapishaneye sevkini istiyor; ancak ne mümkün. Bağatır’ın ilaçları bile doğru düzgün verilmiyor ve tedavisi engelleniyor. Hapishanede genel olarak suların çok sıcak aktığından ve çok pis koktuğundan şikâyetçi olan Bağatır ve arkadaşları, bazen de suyun hiç verilmediğini belirtiyor. Songül Bağatır, daha önce Batman, Diyarbakır, Urfa, İzmir, Alanya ile Siirt hapishanelerine sürgün edilmiş. Sırt ve boyun kısmındaki fıtık nedeniyle acil ameliyat için Van M Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilmiş ve burada 3 ay boyunca tedavi edilmeyi beklemiş. Boyun ve sırtındaki fıtığın yanı sıra akciğerleri de su toplayan Bağatır’ın yakalandığında askerler tarafından gördüğü işkence nedeniyle ise koltuk altı bezleri yırtılmış ve kol ile el sinirlerinde hissizlik oluşmuş.
Mektup Adresi:
Songül Bağatır
Tarsus T Tipi Kapalı Kadın Ceza infaz Kurumu
Mersin