
‘Seferberlik çağrısına uydu’
YPG’lilerin çağrısı sonucu köylerinden ayrılmak zorunda kaldıklarını söyleyen Baba Eyüp Osman, savaşın başlarından en büyük oğlu olan Mehme Kawa’nın El-Ekrad Cephesi’ne, Mazlum Doğan ve Nurhak’ın da YPG’ye katıldığını söyledi. Çetelerin köylerine saldırdığı zaman oğulları Nurhak’ın kendileri ile birlikte Antep’e geldiğini belirten Osman, Öcalan’ın IŞİD’in Rojava’nın Kobanê Kantonu’na saldırılarına karşı yaptığı seferberlik çağrısına aynı gün cevap olarak Kobanê’ye geçtiğini ifade etti.
Oğullarının mücadelesini desteklediğinin altını çizen baba Osman, “Oğullarımın hiçbiri ile yüz yüze görüşmüyorum. Burada Kürt kardeşlerimizin bulunduğu bölgeye geldik. Bize yardımcı oldular. Onlarla birlikte yaşıyoruz. Üçü de Kobanê’de ülkesini koruyor. Ara sıra telefonla bizi arıyorlar. Onların her zaman arkasındayız. Savaş bittiğinde kendi topraklarımıza dönmek istiyoruz. Yoldaşlarımız IŞİD başta olmak üzere insanlık düşmanı çetelere karşı onurlarını ve onurlarımızı koruyorlar. Bu, dünyada verilebilecek en büyük namus savaşıdır” dedi.
‘İsteğimiz topraklarımıza dönmek’
Türkmen olan anne Melek Şaban ise, üç oğlunun isimlerinin de anlam taşıdığına işaret ederek, oğlu Nurhak’ın gidişi ile dara düştüklerini, ancak daha sonra kendilerini toparladıklarını dile getirdi. Türkiye’nin yaşam koşulları açısından zor bir yer olduğunu kaydeden Şaban, “Burada böyle oturup kalmak zorumuza gidiyor ama o saldırıdan sonra buradan bir daha çıkamadık” dedi. Köylerinin IŞİD’in elinde olduğunu söyleyen Şaban, “Evimizi, malımızı ve barkımızı talan etmişler. Tarlamızı kendilerine ekiyorlar. Allah oğullarımla beraber olsun. Onlarla savaşsınlar ki, belki bu illetten kurtuluruz. Oğullarım ile, sakallılardan kurtulduktan sonra bir araya gelmek isterim. Elimden gelse, gidip onlarla birlikte savaşmak istiyorum. Öleceksek de beraber ölelim. Ruhen burada değiliz. Bizim kalbimiz Rojava’dadır. Tek isteğimiz topraklarımıza dönmek” diye konuştu.
NAZIM DAŞTAN/DİHA/ANTEP