AKP koalisyon görüşmeleri kapsamında CHP ve MHP'den sonra HDP'yi ziyaret etti. AKP ve HDP heyetleri içerisinde çözüm sürecinin yürütücüleri olan vekiller de yer aldı. 

AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki Yalçın Akdoğan, Efkan Ala, Mehdi Eker, Adnan Boynukara, Zehra Taşkesenoğlu'ndan oluşan heyet, dün HDP Genel Merkezi'ni ziyaret etti. AKP heyetini, HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken, HDP Grup İdare Amiri Sırrı Süreya Önder ve MYK Üyesi Zeynep Karaman karşıladı. HDP, yaklaşık iki saat süren görüşmede partilerinin temel yaklaşımlarını içeren bir dosyayı AKP heyetine sundu. Koalisyon tartışmalarının ele alındığı görüşmede, çözüm süreci ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik tecrit de konuşuldu. 


Davutoğlu'nun aklı silahta

Görüşme ardından ilk açıklama AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'ndan geldi. AKP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, HDP'yi silahlanmaya karşı tavır almaya çağırarak, "HDP'nin 80 milletvekili ile Meclis'e girmesi Türkiye ve demokrasi adına bir kazanımdır. Silahlı grupların Türkiye'nin çeşitli illerinde dağılımı bir çelişki ifade eder" dedi. "Demirtaş'ın açıkladığı barış, demokrasi ve adalet ilkeleri etrafında kanaatlerimizi aktardık" diyen Davutoğlu, gerilla güçlerinin ülke dışına çıkması talebini yineledi ve kamu düzeninin korunmasını tartışma konusu yapmayacaklarını kaydetti. Görüşme esnasında Demirtaş'ın kendilerine "Demokrasi arttıkça silahların minimuma doğru azalması gerek" dediğini aktaran Davutoğlu, 13 yıllık AKP iktidarı döneminde demokratik kazanımlar olmasına karşın silahların bırakılmadığını savundu. Silahsızlanmanın er ya da geç gerçekleşeceğini belirten Davutoğlu, "Bütün silahlar teslim edilsin. Demokrasi arttıkça silahların azalması sonra da sıfıra inmesi lazım" dedi. 


HDP ile mekanizma yok

Yüzde 13 oy almış bir partiyi yok saymalarının mümkün olmadığının altını çizen Davutoğlu, "Yüzde 40 oy almış bir partiyi dışlayacak formüller yürümez. Bir aylık süreçte ve bugünkü görüşmede de HDP’nin tutumunun değiştiğini gördük. Doğrusu da budur" dedi. Davutoğlu koalisyon görüşmelerine ilişkin ise şöyle dedi: "Her konuyu görüşürüz fakat koalisyon ortaklığı çerçevesi oluşmuş değil. Ama görüşmeye de devam ederiz. Kuracağımız hükümetin Türkiye’nin bütününü temsil etmesi önemlidir. CHP, MHP ile görüşülürken HDP’nin ne düşündüğü önemlidir. Bu çerçevede HDP ile oluşturulmuş bir mekanizma yok."


Önder: Yapıcı katkı sunarız

HDP İmralı Heyeti de AKP ve HDP arasındaki görüşme sonrası açıklama yaptı. Heyet adına sözcü olarak basın toplantısı düzenleyen HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "Başbakan Ahmet Davutoğlu'na ilkelerimize uyulması durumunda katkı sunucu bir muhalefet sunacağımızı belirttik" dedi. "Partimizin adalet, barış ve demokrasi başlığı altındaki 3 temel ilkesel duruşumuzu aktarma imkanı bulduk" diyen Önder, "Bir AKP ve CHP koalisyonunu bu 3 başlık altında gerçekleşmesi doğrultusunda yapıcı bir muhalefet tutumu alacağımızı belirttik. Başbakan da koalisyon ve diğer temel meselelerimiz hakkındaki fikirlerini paylaştı. Temaslarımız gerektikçe sürmesi, kesintiye uğramaması konusunda mutabık kaldık" diye belirtti. 


Süreçten ayrı ele alınamaz

Hükümetin oy kaybı, tek başına yeniden iktidarı elde edememesi ve yeni kurulacak olan değişik hükümet alternatiflerinin temel meselesinin çözüm süreci olmak zorunda olduğunu kaydeden Önder, "Barış meselesi, demokratik çözüm meselesi bu ülkenin bir alt başlığı değil, temel meselemizdir. Hiçbir hükümet görüşmesi çözüm sürecinden ayrı ele alınamaz, çözüm süreci de hükümet meselelerinden ayrı ele alınamaz" diye konuştu. 


Daha ileri noktadan devam etmeli

Kürt Halk Önderi Öcalan'ın barış ve demokratik hareketlerin geliştiricisi ve teminatı olduğunu kaydederek tecridin kabul edilemez olduğunu ifade eden Önder, "Bizim ona sıradan bir ziyaret yapmamız söz konusu değildir" diyerek ekledi: "Devlette süreklilik esastır. Son bıraktığımız nokta izleme heyetinin oluşturulması bunun gelişmeleri kayda geçirip bütün bölge ve dünya ile paylaşması yani ciddi ve sistemli bir sürecin başlatılmasıydı. Barış süreci kırılmasına sebep olan itibarsızlaştıran yok sayılan yaklaşımın ötesine geçerek yeniden başlamalıdır. Hem kendi ülkemizin hem komşularımızın hem de bölgemizin geleceğini ilgilendiren bir mahiyet kazanmıştır.  Bizim talebimiz görüşmekle ilgili bir talep değildir. Süreç bağlantılıdır. Bu süreç devam etmelidir ama daha ileri bir adımla ve ciddiyetle."


Seçim sonuçları cevaptır

Davutoğlu'nun "HDP’nin neler yapabileceğini görmemiz gerekir" sözleri hatırlatılan Önder şöyle konuştu: "HDP’nin seçimlerde alınan sonuçlar tüm soruların cevabı niteliğindedir. Sayın Başbakan da biz de söyledik. Sayın Demirtaş’ın dile getirdiği şekilde söyleyeyim; 'Demokrasi ile silah bir arada olamaz'. Ama ikisinin bir arada olamaması gerçeği birinin yükselmesiyle doğru orantılıdır. Demokrasi ne kadar yükselirse silah yok olur. Salt bir meseleyi silah boyutuna indirerek, demokrasiden ayrı olarak ele almak bu meselenin ağırlığını gözardı etmek demektir."


Teklif gelirse değerlendiririz

"Öcalan ile görüşme konusunda somut bir yanıt aldınız mı, CHP-AKP koalisyonu işaret ettiniz, neden HDP bu süreçte koalisyona ortak olmuyor" sorusunu da yanıtlayan Önder, İmralı'ya gidiş konusunda hükümetten net bir takvim verilmediğinin altını çizdi. Önder, CHP ile AKP hükümeti destekleme gerekçelerini de, "Büyük bir çoğunluğun sorunları çözmeyi başaracağını" düşünmelerinden kaynaklandığını söyledi. Talep kendilerine gelirse bunu yetkili kurullarıyla değerlendireceklerini dile getiren Önder, bir başka soru üzerine de devlet heyetinin İmralı ile görüşmeyi sürdürdüğünü söyledi. 


Hiçbir mani yok

Sürece yönelik bir canlanma olup olmayacağı sorusunu da yanıtlayan Önder, "Olmak zorunda bunun önünde hiçbir şey mani değil. Bu görüşmeleri durdurmak barışa verilen şansı ayaklar altına alıp çiğnemekle eş anlamlıdır" dedi. Önder, sürecin daha geniş bir mutabakatla ele alınması gerektiğinin de altını çizdi. 


HDP'nin destek şartları


HDP, koalisyon için ilkesel tutumlarını ortaya koydukları "barış, demokrasi ve adalet" taleplerini içeren bir dosyayı AKP heyetine iletti. "Türkiye toplumunun 25. dönem parlamentosundan temel beklentileri ve HDP'nin ilkesel yaklaşımları" başlıklı belgede dile getirilen 3 temel başlık altındaki 19 madde şöyle:


DEMOKRASİ

*  Sivil, kadın özgürlükçü, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, ekolojik ve sosyal çerçeveyi esas alan yeni bir anayasanın yapılması, Cumhurbaşkanlığı’nın yetkilerinin kısıtlanması,

* İç Güvenlik Yasası’nın ve Terörle Mücadele Yasası’nın yürürlükten kaldırılması,

* Siyasi Partiler Kanunu’nun demokratikleştirilmesi ve seçim barajının kaldırılması,

* Yargı reformunun, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını gözetecek şekilde yapılması,

* Gösteri hakkı, ifade özgürlüğü, sendikal özgürlükler ve basın özgürlüğünün teminat altına alınması,

* Taşeron sistemine son verilmesi, asgari ücret ve emeklilik maaşlarının arttırılarak emeklilik yaşının düşürülmesi, iş güvenliği ve iş güvencesinin sağlanması, ataması yapılmayan öğretmenlerin bir an önce atanması,

* Nükleer santral projeleri ile doğa katliamlarına yol açan HES ve termik santral projelerinin askıya alınması.


ADALET

* Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ciddiyetle soruşturulması,

* Suriye’ye yasadışı silah sevkiyatının araştırılması ve soruşturulması, 

* Roboskî Katliamı'nın sorumluların tespiti ve cezalandırılması için soruşturmanın tekrar açılması,

* Gezi ve Kobanê direnişi sırasında katledilen yurttaşlarımızın gerçek faillerinin tespiti ve cezalandırılmalarının sağlanması,

* Kadına yönelik her türlü şiddetin ve kadın katliamlarının önüne geçilmesi için acil ve gerçekçi tedbirler geliştirilmesi, nefret söyleminin ağır ceza kapsamına alınması, Kadın Bakanlığı’nın kurulması,

* Soma ve Ermenek işçi katliamlarının her düzeyde soruşturulması ve sorumluluğu olan herkesin cezalandırılması.


BARIŞ

* Kürt sorununun çözümünde açık, şeffaf, Parlamento’nun denetiminde, gözlemci heyetlerin dâhliyle müzakere sürecinin işletilmesi,

* Müzakere sürecinde muhatapların özgür koşullarda ve eşit imkânlarla görüşmeyi sürdürebilmesinin teminat altına alınması, 

* Tahkim edilmiş çift taraflı ateşkesin hayata geçirilmesi, hasta tutsakların serbest kalacakları koşulların sağlanması,

* Hakikat ve Geçmişle Yüzleşme Komisyonu’nun Parlamento bünyesinde kurulması,

* Suriye ve Irak başta olmak üzere DAİŞ vb. grupların Türkiye üzerinden elde ettiği her türlü desteğin kesilmesi, bu gruplara karşı etkili önlemlerin geliştirilmesi, 

* Suriye’de bütün halklar ve inanç grupları ile eşit temelde ilişki kurulması, Suriye’nin iç barışına ve demokratikleşme sürecine aktif destek sunulması.


 ANKARA