
Konvoy, Muradiye ve Çaldıran ilçelerinde yüzlerce kişi tarafından karşılandı. Çaldıran girişinde ambulanstan indirilen Deniz Fırat'ın cenazesini, kadınlar ilçe çıkışına kadar omuzlarda taşıdı. Tekrar ambulansa konan Yıldızhan'ın cenazesi, 30 yıl önce devlet tarafından zorla boşaltılan köyü Xecîxatun'a getirildi. Cenaze konvoyunu 20 yıldır kendisini göremeyen kardeşleri, ağabeyi ve yeğenleriyle birlikte yüzlerce kişi, Yıldızhan'ın PKK saflarında yaşamını yitiren kardeşleri Şükran Yıldızhan (Sarya) ve Ayfer Yıldızhan'ın (Binevş) fotoğraflarıyla karşıladı.
Vasiyeti yerine getirildi
Yıldızhan'ın vasiyeti üzerine, cenazesi önce evine, ardından köy mezarlığına götürüldü. Deniz Fırat'ın vasiyeti üzerine yaşamını yitirdiği sırada üzerinde bulunan elbiseleri ayak ucuna bırakılarak, kadınlar tarafından toprağa verildi. Kürt gazeteci Fırat, saygı duruşu ve marşlarla son yolculuğuna uğurlandı.
'Yolunda yürüyeceğiz'
Törende konuşan Özgür Gündem gazetesi Editörü Günay Aksoy, "Deniz, Ape Musa'nın Kürt basını, Gurbeteli Ersöz'ün kalemi, Halil Dağ'ın kamerasıdır. Kürdistan'ın özgürleşmesi için dört parçada mücadele verdi. Deniz'in mücadelesini bugün Kürt kadını ve Kürt gençleri devraldı. Onun yolunda yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Annesi telefon ile bağlandı
Türk devletinin sınırdan geçişini engellemesi nedeniyle cenaze törenine katılamayan Deniz Firat'ın annesi Sultan Yıldızhan da telefon aracılığıyla kitleye seslenerek, "Deniz, kamerası ile Mexmûr halkının sesi oldu. Mexmûr'un sesini dünyaya duyurdu. O sadece bir gazeteci değildi. Kendini halkına adamış bir savaşçıydı. Gazeteci meslektaşlarının kalemini yerde bırakmayacağına inanıyoruz" dedi.
Ardından kitle köyde kurulan taziye evine yürüdü. Deniz Fırat için kurulan taziye 3 gün boyunca sürecek.
DİHA/WAN