- İşkence altında alınan tanık ifadesiyle tutuklanan Mehmet Kurhan, 36 yaşında girdiği cezaevinden 66 yaşında çıktı. Ailesinin yaşadığı acıları cezaevinde karşılayan Kurhan, “Eğer iddian büyükse, direnişin de büyük olur” dedi.
İnsan Hakları Derneği Siirt Şubesi Başkan Yardımcısı iken üç kez gözaltına alınan Mehmet Kurhan (66), işkence altında ifadesi alınan bir kişinin beyanıyla 4 Nisan 1992’de tutuklandı. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) görülen ilk duruşmasında konuşan tanık, ifadelerinin işkence altında alındığını söylese de Kurhan’a müebbet hapis cezası verildi. Kurhan, 30 yıllık cezaevi sürecinde hak ihlalleriyle gündemden düşmeyen Siirt, Elazığ, Bartın, Antep, Bandırma, Van ve son olarak Rize cezaevlerinde kaldı.
Kurhan’ın tutuklanmasının ardından ailesine yönelik baskılar da arttı. Eşi Hüsna Kurhan, 7 çocuğuyla birlikte memleketini terk etmek zorunda bırakıldı. Anne ve çocukları, gittikleri yerlerde baskı ve geçim sıkıntısı nedeniyle sırasıyla Adana, Mersin, İstanbul, Siirt, Batman’a göç etti.
Üç çocuğu PKK’ye katıldı
Yıllarca göç yollarında kalan ailenin üç çocuğundan İbrahim 1992’de, Hediye 1999’da, Yahya ise 2014’te PKK’ye katıldı. İbrahim, 1994-1998 yılları arasında; Hediye ise 4 Kasım 2007’de şehit düştü.
Kurhan, 30 yıl süren tutukluluğun ardından 16 Ağustos’ta Rize Kalkandere L Tipi Cezaevi’nden tahliye edildi. Kurhan, Siirt’in bir ilçesiyken bıraktığı Batman’a döndü. Kurhan, 30 yıl sonra döndüğü Batman’ı bir ilçe değil, büyük bir kent olarak buldu. Kürtlerin ulusal hakları için mücadelesinde yaşadıklarının adeta özeti gibi duran Kurhan, dışarıya adapte olmaya çalışıyor. Kurhan, yaşadıklarına nasıl katlandığını, “Eğer iddian büyükse, direnişinde büyük olur. İddiana olan bağlılığın büyükse iraden de güçlü olur” sözleriyle özetliyor.
Her türlü işkence
Gözaltı esnasında maruz kaldığı işkencelere değinen Kurhan, “İlk olarak 10 gün boyunca işkencede kaldım. İkincisinde bir aya yakın bir süre cezaevinde işkenceye maruz kaldım. Üçüncüsünde ise 10 gün boyunca işkence ettiler. Her üçünde de Siirt’te işkenceye maruz kaldım. Son tutuklanmam da ise bizi Elazığ’a götürdüler. Orada da işkenceye maruz kaldık. Akla gelebilecek her türlü işkence uygulamasına maruz kaldık” diye konuştu.
Vietnamlının abarttığını düşünüyordum
Vietnamlı bir tutukluyu anlatan “Direnme Savaşı/Saygon Zindanlarında Mücadele” kitabında geçen, “Cezaevinde çıktığımızda ne köy, ne yer, ne de insanları tanıdık“ sözlere dikkat çeken Kurhan, “20 yıl içerde kalmıştı. Abarttığını düşünüyordum ama 30 yıl sonra çıktığımda ne bu kenti ne insanları ne de arkadaşlarımı tanıdım. Hatta yeğenlerimi bile tanıyamadım. Batman büyümüş, her yer beton olmuş. Sessizliğe bürünmüş bir toplum var. Ancak halkın sıcaklığını ve kendini katma isteğini görünce bir şeylerin değişebileceğini görebiliyor insan” dedi.
Teslimiyet politikası
Cezaevlerinde yürütülen politikanın “teslimiyet politikası” olduğunu dile getiren Kurhan, “Amaçları cezaevine girenleri teslim almak. Bunun için de yapmadıkları şey kalmadı. AKP-MHP iktidarında cezaevleri tecridin yaşandığı yer oldu. Öcalan üzerinde devam eden tecrit tüm cezaevlerine hatta toplumun her yerine yayıldı. Her gün arama vardı. Radyolarımız toplatılıyordu. Gazeteler verilmiyordu. Kürtçe kitaplarda verilmiyordu, mektuplarda aynı şekilde” şeklinde konuştu.
Kitaplar yazdı
Cezaevinde iki şiir kitabı kaleme aldığını aktaran Kurhan, “Binlerce kitap okuduk. Arkadaşlar kitap yazmamı istedi. Ben de şiir kitabı yazdım. İlk kitabım ‘Têkoşînê’ adlı Kürtçe kitap. Bir diğeri ise Ferhat’ın Özlemi’ adlı Türkçe kitap. 3 kitap daha var ama daha bitiremedim” diye anlattı. MA/BATMAN