NECLA DEMİR / MA/İSTANBUL

Sanatçı Aslı Aydemir’in kadına yönelik şiddet ve cinayetleri ele aldığı “Social Media Effect” isimli sergi İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan İstanbul Concept Gallery’de sanatseverlerle buluştu. Aydemir, 6 Aralık’ta açılışı yapılan sergi ile kadına şiddeti unutturmamayı ve alışılmasına izin vermemeyi amaçlıyor.

Aydemir’in ikinci kişisel sergisi olan “Social Media Effect”te ana malzeme olarak porselen, epoksi (kimyasal reçine), linol baskı ve hazır malzemeler kullanılmış. Sergide yer alan eserler, “Pamuk prenses”, “Dantelli tost sunumu”, “Koleksiyon barbiler”, “Havadis gazetesi”, “İki yüzlü barbi” ve “Yazılmamış kutsal kitap” başlıklarını taşıyor. 2018 yılının 11 ayında yaşamını yitiren 300 kadına ithafen porselen kullanılarak yapılan eserlerin her birine öldürülen kadınların isimlerinin de verilmesi dikkat çekiyor.

Sayı ne yazık ki artıyor

Hazırladığı projede yer alan Pamuk Prenses enstalasyonundan (yerleştirme sanatı) bahseden Aydemir, “ 2018 Ocak ayından sergiye kadar süregelen kadın cinayetlerini konu alan bir enstalasyon. Kasım ayı itibari ile öldürülen kadın sayısı 300’dü. Sergi gezilirken de bu sayı ne yazık ki an be an artmaya devam ediyor” dedi.

Porselen var olma mücadelesini simgeliyor

 Aydemir, sergide porselen kullanma gerekçesini ise “Porselen, kırılgan olduğu kadar sert ve dayanıklı, aynı zamanda geçirdiği tüm süreçlerden sonra bile kimliğini taşımaya devam eden ve aldığı her darbeden daha keskin ve tehlikeli hale dönüşen bir malzeme. Kadınların var olma mücadelesine bakınca, onları tanımlayacak daha iyi bir malzeme olduğunu düşünmüyorum” sözleriyle özetledi.

Hayatını etkileyen üç hikaye

Aydemir, “Koleksiyon Barbiler” bölümünde ise kendisini derinden etkileyen üç hikayeyi işlediğini belirtti:  “Bunlardan en önemlisi çocukluğuma dair Bergen’in hikayesi. Medyanın bu cinayeti detaylarıyla vermesi ve toplumun üzerindeki etkisini reyting uğruna yapılan hasarı göstermek adına yaptım. Ben ortaokuldaydım ve neredeyse sokakta suratıma kezzap atılacak korkusuyla büyüdüm. “İki yüzlü barbi” heykeli ise porselen bir bebek. Porselen güzelliği de temsil eder. Burada anlatmak istediğim şey; istatistiksel olarak Türkiye’deki her iki kadının biri sözlü ya da fiziksel şiddete maruz kalıyor. Bu hepimiz demek. Sonuçta hepimiz bu yüzlerimizi kapatıp mavi beyaz biblo hayatlarımıza devam ediyoruz.  Serginin bir bölümünde bana esin kaynağı olan ‘dantelli tost’ var. Bu da sosyal medyada yer alan yeni evlenen kadınların eşlerine nasıl hizmet ettiğini gösteren bir örnek. Deşifre etmek istedim. Son olarak bir de yine porselenden yaptığım ‘Yazılmamış Kutsal Kitap’ var. Bütün umudum bu cinayetlerin olmadığı, hiçbir çocuğun ölmediği, hiçbir kadının erkekten farklı bir şekilde yaşamadığı, herkesin eşit şartlar altında yaşadığı, kimsenin birbirini kırmadığı henüz daha yazılmamış bir kitapta saklı” diye ifade etti.