Diyarbakır’da bir araya gelen olan 305 sivil toplum kurumu, Öcalan’ın Newroz Bildirgesi ile 2019 deklarasyonuna dikkat çekerek, “demokratik çözüm için tarihi bir fırsat ile karşı karşıyayız. Kalıcı barış için tüm toplumsal kesimler sorumluluk almalı’’ çağrısı yaptı.
Diyarbakır’da bir araya gelen olan Bölge Emek ve Demokrasi Platformu bileşen 305 örgüt ortak açıklama yaptı ve çözüm sürecinin yeniden başlatılmasını talep etti. Öcalan’ın Newroz Bildirgesi ile 2019 deklarasyonuna dikkat çekerek “demokratik çözüm için tarihi bir fırsat ile karşı karşıya olduklarını” vurgulayan örgütler, kalıcı barışın sağlanması için tüm toplumsal kesimleri sorumluluk almaya davet etti
Halklar onurlu bir yaşamı hak ediyor
Platformun Dönem Sözcüsü Doğan Hatun, Türkiye’nin inkar, imha ve asimilasyon politikalarından kaynaklı Kürt sorunu başta olmak üzere temel sorunlarını çözmekten uzaklaştığı ve giderek otoriterleştiği bir süreci yaşadığını ifade etti.
Halkların onurlu bir yaşamı hak ettiğini ve bunun da demokratikleşme, özgürlüğün, hakkın ve hukukun gasp edilmediği yöntemlerle geliştirilebileceğine inandıklarını dile getiren Hatun, şöyle dedi: ”Aksi taktirde payımıza düşen savaş, kriz ve kaosun derinleşerek devam edeceğini görmekteyiz. İyiliği emretmek, kötülüğü nehyetmek gibi bir sorumluluğumuz var. Bu anlamda demokrasi, eşitlik ve özgürlükten yana olan tüm kesimlerin, aydınların, yazarların, sivil toplum kuruluşlarının, kadınların, gençlerin ve rusipî’lerin birlikte irade göstereceği, güçlü ve kararlı bir mücadeleyi yükselterek aşacağı inancındayız.”
Barışa bir adım daha yaklaştık
Açıklamada, yıllardır yürütmüş oldukları barış ve demokrasi mücadelesinde ciddi bedeller ödenildiği de ifade edildi.
“Ancak verdiğimiz bedeller barış mücadelesinde bizleri ısrarcı bir noktaya getirmiştir. Bu bağlamda barış gibi kutsal bir talebin mücadelemizin gerekçesi olduğunu ifade etmek istiyoruz” diyen Hatun, sözlerinin devamında “Bu minvalde Türkiye’nin mevcut kaos durumunun tekçi politikalar ile aşılamayacağı görülmektedir. İnkâr, imha ve savaşla hiçbir sorunun çözülemeyeceği, aksine daha da derinleşeceği bilinmektedir. DTK Eş Başkanı Sayın Leyla Güven öncülüğünde başlayan cezaevlerinde ve dünyanın dört bir yanına yayılan açlık grevi eylemleri ve bu eylemlerin sonlandırılması için öncülük eden başta beyaz tülbentli analarımız ve emek demokrasi mücadelesi veren demokrasi güçlerinin yürütmüş olduğu mücadele sonucunda, Türkiye barışına bir adım daha yaklaştığımızı ifade etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Öcalan’ın mesajları
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, 2013 Newroz Bildirgesi ile 2019 tarihli deklarasyonuna dikkat çeken Hatun, “Öcalan, gerek Newroz Bildirgesi gerekse de 6 Mayıs tarihli deklarasyonda krizden çıkışın şiddet araçları ile değil, yumuşak güçle yani akıl, politik ve kültürel güçle gerçekleşebileceğini ifade etmiştir. Demokratik barışçıl çözüm için tarihi bir fırsat ile karşı karşıyayız. Ancak, son dönemlerde yurt içinde ve sınır ötesinde devam eden askeri ve siyasi operasyonlar barış umutlarımıza gölge düşürmektedir. Bu politikalardan bir an önce vazgeçilmeli, insan haklarına saygı, bir arada yaşama iradesine saygının gereği olarak herkesin kolektif haklarının kullanabildiği demokratik yapı inşa edilmelidir. Sonuç alınmadığı bilinen yöntemlerden vazgeçilerek, Kürt sorununun muhatapları ile demokratik barışçıl yollardan çözümü için ortaya çıkan fırsatlar mutlaka değerlendirilmelidir. Bu kapsamda, demokratik eylemlerimizin tümünü toplumsal uzlaşı ve Türkiye’nin demokratikleşmesi amacı ile gerçekleştireceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Demokratik taleplerin tüm halkların talebi haline geldiğini son seçimler bir daha göstermiştir. Bu seçimlerde açığa çıkan toplumsal taleplerin demokratikleşme ile karşılanabileceğinin somut ifadesidir” dedi.
Demokratikleşme taleplerini yükseltelim
Hatun, bu doğrultuda tüm kesimlere demokratikleşme taleplerini yükseltme ve ortak mücadele etme çağrısında bulundu.
Hatun, bu konudaki sözlerini şöyle noktaladı: “Bizler aşağıda imzası bulunan demokratik kitle, emek ve meslek örgütleri olarak; Bölge ve Türkiye’deki tüm halklar, inanç grupları, kadınlar, gençler, STK’ler, demokratik kurum ve kuruluşlar olarak, tüm toplumsal kesimleri demokrasi değerleri etrafında buluşmaya ve mevcut iktidarı otoriter baskıcı politikalarına karşı demokratikleşme taleplerini yükseltmeye, birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz. Kürt sorunun, barışçıl demokratik yollardan çözülmesi, onurlu ve kalıcı barışın sağlanması için tüm toplumsal kesimleri sorumluluk alamaya çağırıyoruz.”
AMED