Kırmızı karanfiller ve kayıpların fotoğraflarını taşıyan kayıp yakınları, soğuk hava altında oturma eylemini gerçekleştirdi. Eylemde ilk olarak 1994'te gözaltında kaybedilen Kasım Alpsoy'un iki torunu Helin ile Eylem Alpsoy konuştu. Helin Alpsoy, "Her hafta burada dedemi öldürenlerden hesap sorulması için geliyoruz. Hesap soruncaya kadar gelmeye devam edeceğiz" diye konuştu. 17 yıl önce kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız da, hükümetin kendi ülkesindeki sorunları çözmeden diğer ülkelere akıl vermesini eleştirerek, kaybedilen oğlu Murat Yıldız'ın adına yazılan ve 'Bizler artık yeter diyoruz. Kayıp ettiniz bizi ve annelerimizin yüreğine ateş düşürdünüz' sözleriyle son bulan mektubu okudu.


Bu devlet ne istiyor?

1993'te Riha'nın Siwêrek İlçesi'nde gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Hüseyin Taşkaya'nın kızı Serpil Taşkaya, hasta yatağında olan babaannesi Fatime Taşkaya gelemediği için, onun gönderdiği mektubu okudu. Mektupta Türk Başbakan Erdoğan'a seslenen Taşkaya, "Bir oğlumu kaybettiler, diğerini de KCK operasyonuyla tutukladılar. Bu devlet bizden ne istiyor? Birini kaybettiler yetmedi mi?" diye sordu.

Erdoğan yine kutlayacak...

Bu haftaki basın metnini okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nden Avukat Gülseren Yoleri ise, iki gün sonra İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabul ve ilan edilişinin 64. yılı olduğunu hatırlattı. Bugün, Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle kutlama mesajlarının yayınlanacağını söyleyen Yoleri, "Muhtemelen Başbakan Erdoğan yine 'hükümet olarak insan haklarının, demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin korunması ve geliştirilmesine büyük önem atfediyoruz' diyecek. Biz de insan hakları savunucuları olarak devletin gereken görevleri yerine getirmediğini söylemek için 402. kez Galatasaray'dayız" diye konuştu.

1 gözaltı için, 30 araçlık konvoy

Tetikçi Ayhan Çarkın'ın verdiği ifadelerinde işkenceyle öldürüldükten sonra Silivri'de boş bir araziye gömdüklerini söylediği Ayhan Efeoğlu'nun, yapılan itiraflara rağmen cenazesinin bulunması için gerekli kazıların yapılmadığını belirten Yoleri, sembolik kazılarla olayın üstünün örtülmeye çalışıldığını söyledi.  42 yaşındayken 6 Aralık 1993'te Riha'nın Siwêrek İlçesi'nde gözaltına alındıktan sonra kendisinden haber alınamayan Hüseyin Taşkaya'nın akıbetini soran Yoleri, "Taşkaya'yı gözaltına almak için gelen 30 araçlık konvoyu Üsteğmen Mehmet Şentürk yönetiyordu. Konvoyda Ahmet Bucak, Sedat Edip Bucak, Ahmet Ersin Bucak ile Bucak aşiretine bağlı korucular Halil Beyazkaz, İsmet Özeyranoğlu, Kemal Üzeyroğlu, Mustafa Üzeyroğlu ve emniyet mensupları vardı. Bucak aşireti reisi ve korucubaşı Sedat Bucak ile görüşen aileye, 'Bizim ekip almış fakat devlete teslim etmiş, bundan sonra haberimiz yoktur' cevabı aldı" dedi. Yapılan bütün başvuruların sonuçsuz kaldığını belirten Yoleri, Taşkaya'nın kaybedilişinden dönemin, Başbakanı Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bölge komutanları ve emniyet müdürünün sorumlu olduğunu söyledi.
Yapılan konuşmaların ardından Cumartesi Anneleri 403. haftada bir araya gelmek üzere Galatasaray'dan ayrıldı.

DİHA/İSTANBUL