
Juncker, Fransa'nın Strasbourg kentinde bulunan Avrupa Parlamentosu'nda kendisi için yapılacak olan oylama öncesi bir konuşma yaptı. Juncker'in konuşmasında önümüzdeki 5 yıl içinde AB'ye hiçbir ülkenin üye olmayacağı ön plana çıktı. Bu da Türkiye'nin en azından 2019'a kadar üye olmayacağının da netleşmesi oluyor.
Müzakereler sürecek
Yeni AB Komisyonu Başkanı, Avrupa Parlamentosu seçimlerine yönelik kampanyası sırasında verdiği mesajı yineledi, genişlemeyi 5 yıl kapatsa da "Müzakereler sürecek" ifadesini kullandı. Junker, Balkan ülkeleri başta olmak üzere AB üyesi olmak isteyen ülkelerin açık bir Avrupa perspektifine ihtiyaçları olduğunu belirtti.
Özellikle Akdeniz sularında ölümlerle sonuçlanan göç olayları da Juncker'in konuşmasının kapsamındaydı. Ancak Juncker, büyük trajedilere yol açan göç olaylarına güvenlikçi bir yaklaşımla bakmayı tercih etti. Juncker, "AB'nin dış sınırlarının korunması için güney ve kuzey arasında dayanışmaya ihtiyacımız var" ifadesini kullandı. Juncker "Avrupa Birliği yasal göçü tercih etmesi gerekiyor. ABD, Kanada ve Avustralya'nın bu konudaki uygulamaları önemlidir" dedi.
'İşsizler 29. ülke'
Avrupa Birliği sınırları içinde işsizliğin önemli bir sorun haline geldiğine dikkat çekmek için Juncker ilginç bir benzetme yoluna başvurdu. İşsizliğin AB açısından 29'uncu ülke nüfusuna denk gelen bir nüfus yoğunluğu oluşturduğuna işaret eden yeni AB Komisyonu Başkanı, çözüm için önümüzdeki 3 yıl içinde 300 milyar Euroluk bir kaynağın mobilize edilmesi gerektiğini söyledi.
AB bütünlüğü içinde düşünülen politikaların tek tek ülkelere yansımasında çeşitli eksikliklerin yaşandığını ayrıca vurgulama gereği duyan Juncker'in AB liderlerine çağrısı da şöyle oldu: "Brüksel'de 'evet' diyorsanız, bir başka yerde 'hayır' demeyin."
Avrupa Birliği perspektifi eskisi gibi AB vatandaşlarına cazip gelmiyor. Bu yıl ki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, değişik ülkelerdeki bazı partiler kendi ülkesinin AB'den çıkması için seçim propagandalarına girişti. İşsizlik ve insanların geleceklerini belirsizlik içinde görmeleri, bu düşüncelerin oluşmasında önemli bir faktör.
Sokaktaki insanın güvensizliği
Juncker de sokaktaki insanın düşüncelerine yaptığı konuşmada yer verdi ve güven kaybının önemli bir sorun olduğunu dile getirdi.
Juncker, 5 yıllık görev süresi boyunca AB kurumları nezdinde izleyeceği tavır hakkında ipucu verdi. Juncker, "AB Konseyi’nin sekreteri olamayacağım gibi AP’nin de yaveri olmayacağım" şeklinde konuştu.
Bu yıl ki, Avrupa Parlamento seçimlerinde AB karşıtı aşırı sağcılar da Avrupa Parlamentosu'na girmişti.
Juncker'in, görev yürüteceği 5 yıl boyunca aşırı sağcılarla karşı karşıya gelmesi bekleniyor.
Öte yandan Juncker'in gelecek 5 yıl için genişlemeye kapıları kapattığını ve bu dönemde yeni AB üyesi olmayacağını beyan etmesini İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt eleştirdi. Bildt, sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Gelecek 5 yılda yeni AB üyelerine kapıyı kapatmak yanlış. Eğer İzlanda tekrar karar değiştirirse kapımız onlara açık olmalı" ifadesini kullandı.
'Twitter'ı yasaklayan AB üyesi olamaz'
AB Komisyonu başkanlığını Portekizli Jose Manuel Barroso'dan devralacak olan Juncker, Türkiye'nin AB üyeliğine sıcak bakmadığı da belirtiliyor.
Juncker geçen ay katıldığı bir televizyon programında, "Twitter'ı yasaklayanların Avrupa Birliği'nde yeri yok" demişti. Juncker, AB Komisyon Başkanı olması halinde 5 yıl boyunca Türkiye'ye tam üyelik kapılarını kapatacağını söylemişti. Jean Claude Juncker, Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder'in 1999 yılında Helsinki'de yapılan zirvede Türkiye'ye adaylık statüsü vermekle tarihi bir hata işlediğini de savunuyor.
Jean Claude Juncker kimdir?
9 Aralık 1950'de doğan Jean Claude Juncker, 20 Ocak 1995 tarihinde Lüksemburg'un başbakanı seçildi ve 4 Aralık 2013 tarihine dek bu görevi yürüttü. Aynı zamanda Devlet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı makamlarını da başbakanlıkla beraber üstlendi.
Juncker 1975 yılında Strasbourg Üniversitesi'nden hukuk lisans derecesi, 1979 yılında aynı üniversiteden hukuk üst lisans derecesi aldı.
1974 yılından itibaren Hıristiyan Sosyal Parti'ye üye olarak aktif politika ile ilgilenmeye başladı. Başbakan olmadan önce Lüksemburg'da Çalışma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı gibi birçok kamu görevinde bulundu, bunun yanı sıra Lüksemburg'un üye olduğu uluslararası örgütlerde de önemli sorumluluklar aldı.
Juncker, aynı zamanda 1997 ve 2005 yıllarında iki kez, altı aylık dönemsel bir makam olan Avrupa Konseyi Başkanlığı görevini yürüttü.
2008 yılında ismi Avrupa Konseyi'ne seçilecek ilk daimi başkanlık makamı için ismi önde gelen adaylar arasında geçmiş, ancak bu göreve seçilmedi.
Juncker, Avrupa Birliği ve Avrupa Komisyonu'nun çeşitli birimlerinde aktif görevlerde bulundu. 2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Avrupa Komisyonu Başkanlığı'na Avrupa Halk Partisi'nden aday gösterildi.
Juncker, Avrupa Birliği siyasetinde en deneyimli politikacılardan biri olarak tanınıyor.
HABER MERKEZİ