BDP, 30 Mart yerel seçimlerine hazırlanırken bir taraftan da seçim güvenliği kapsamında çalışmalarını yürütüyor. Geçmiş yıllarda yaşanan oy çalınması benzeri durumların yaşanmaması amacıyla BDP Genel Merkez tarafından Seçim Güvenliği ve Merkezi Müşahit Komisyonu kuruldu. Bu komisyon, seçim takviminden başlamak üzere;

* seçimlerde oy vermek işleminin hukuki ve düzenli bir şekilde yapılması,
* oyların çalınmaması,
* oy verme işleminde hukuka ve adalete uyulması,
* oy verme işlemi bittikten sonra sandıkların açılması,
* sonuçların doğru şekilde yansıması,
* tutanaklara doğru bir şekilde yansıyacak olan bu oyların da doğru bir şekilde ilanını sağlamayı amaçlıyor.

Seçim hukuku

Çalışmaları hakkında bilgi veren Komisyon üyesi Mehmet Ali Kaya, öncelikle seçim hukukunu iyi bir şekilde incelediklerini belirterek, "Bu çerçevede her ilden iki arkadaşımızı görevlendirdik. Bu arkadaşlarımız, Genel Merkez Müşahit Komisyonu'nun eğitimine katılacaklar. Sandık güvenliği, oy güvenliği, müşahitlerimizin görev ve yetkileri, sorun ve sıkıntıyla karşılaştıklarında şikayet ve itiraz usulleri gibi konularda eğiteceğiz" dedi.


242 yerde seçime giriliyor

Toplamda 242 yerde belediye başkanlığı seçimine girdiklerini söyleyen Kaya, Türkiye'de seçim hukukunun adaletsiz olduğunu ve hukuki bir temele oturtulmadığına dikkat çekti. Kaya, mevcut bütün düzenlemelerin aleyhlerine olduğunu belirterek, "Mevcut durumumuzlar Yüksek Seçim Kurulu başta olmak üzere il ve ilçe seçim kurumları ile sandık kurullarında asla yer alamayacağız" dedi.

Muş'ta sandıklar kaçırıldı

Sandık kurullarında yer alamadıkları için dikkat etmeleri gereken hususların fazla olduğunu ifade eden Kaya, örneklerini geçmişte fazlasıyla yaşadıklarını söyledi. 1999 yerel seçimlerinde yaşadıkları Mersin örneğinin hala hafızalarda olduğunu dile getiren Kaya, "Yani mevcut ulusal basının bile o dönemde bizim Mersin'de birinci çıktığımızı vermelerine rağmen sandıklara el konuldu. Uzun bir süre alıkonulan sandıklar ile ilgili bir bildiri yapılmadı. En sonunda da başka bir partiye verildi. Ha keza Muş örneği de ortadadır. Muş'ta sandıkların hepsi kaçırılıp askeri birliğe götürüldü. Diğer partililer çağrılıp 'Hanginiz istiyorsanız kendi aranızda anlaşın birinize verilim' diye dayatmalarda bulundular ve MHP'ye verdiler. Böylesine hakikaten hukuka adalete sığmayacak seçim hileleriyle karşılaştık ve karşılaşıyoruz" diye konuştu.

200 bin sandığın 40 bini

Her sandığa bir müşahit verdiklerini söyleyen Kaya, şu verileri paylaştı: "Türkiye'de yaklaşık 200 bin sandık var. Yaptığımız hesaplamalara göre her sandıkta yaklaşık olarak 250 seçmen oy kullanacak. Bu 200 bin sandığın yaklaşık 40 bini bizim seçime girdiğimiz seçim bölgelerinde bulunuyor. Biz her sandığa en az bir müşahit veriyoruz. Ayrıca oy verme günü herhangi bir sebepten dolayı sandık başına gidemeyecek olan müşahit arkadaşlarımız olabilir düşüncesiyle yaklaşık 10 bin yedek olmak üzere toplam 50 bin arkadaşımızı müşahit olarak görevlendiriyoruz."

Sandıkların taşınması hilesi
Amed'in Dicle İlçesi gibi bazı yerlerde "seçim güvenliği" gerekçe gösterilerek sandıkların başka alanlara yerleştirileceğini ve bu sebeple birçok kişinin oy kullanmasının engellenmek istendiğini vurgulayan Kaya, bu durumun hukuka aykırı olduğunun altını çizdi. Oyların güvenliğini sadece müşahitlerin işi olmadığını oy kullanan her yurttaşın bu işten sorumlu olduğuna dikkat çeken Kaya, şunları söyledi: "Kanun gereği oy verme günü, oylarını kullanacak tüm vatandaşlarda aynen görevli ve yetkili gibi sandık güvenliğinden sorumlu ve yetkilidir. Örneğin sandık başında kanuna, hukuka ve adalete aykırı herhangi bir işlemle vatandaşlarımız karşılaşırsa ya da kendileri karşılaşmayıp bunu gözetlerlerse aynen bir görevli gibi müdahale etme ve şikayet etme hakkına sahiptirler. Halkımızın tüm bireylerini bir müşahit gibi duyarlı ve gözlemci olmaya davet ediyoruz."


DİCLE MÜFTÜOÐLU/DİHA/AMED