50 yazar 20 yılı aşkındır tutsak

Toplum/Yaşam Haberleri —

13 Eylül 2021 Pazartesi - 22:00

  • Kürt Pen üyesi şair ve yazar Roza Metîna: Türk hapishanelerinde en az 101 tutsak yazar. 20 yılı aşkın cezaevinde olan 50 yazar tutsak var. Kürt PEN Tutsak Yazarlar Komisyonu olarak yaptığımız araştırmalara göre şu ana kadar 100'ü aşkın kitap yasaklandı.

MIHEME PORGEBOL

 

Kürt Pen üyesi şair ve yazar Roza Metîna, Türk hapishanelerindeki en az 101 tutsak yazar ve 63 gazeteci bulunduğunu belirtti. Gulazer Akın, Murat Türk, İlhan Sami Çomak, Menaf Osman, erd Argon gibi 20 yılı aşkın bir süredir tutsak olan yazarların sayısı ise 50'yi aşıyor. Esaret altında bulunan çevirmen, yayın işçisi ve sanatçı sayısı da yine yüzlerle ifade ediliyor.

Roza Metîna ile cezaevindeki tutsak yazarların durumunu konuştuk. Türk cezaevlerinde tutsak edilen yazarların sayısının kendilerinin derledikleri listeden çok daha fazla olduğunu belirten Metîna, sesini kimseye ulaştıramayan daha onlarca yazar olduğuna inandıklarını da belirtti. Kürt Pen'in gazetemizle paylaştığı tutsak yazarlar listesinde eserleri birçok dile çevrilip ulusal ve uluslararası alanda birçok edebiyat ödülüne layık görülen Nibel Genç, Murat Türk, Menaf Osman, Rojbîn Perîşan, erd Agron, Mahmut Yamalak ve İlhan Sami Çolak gibi yazarlar da var. Çoğunluğu siyasi düşüncelerinden ötürü tutsak olan yazarlardan oluşan listede siyasetçi kimlikleriyle bilinen Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, İdris Baluken ve Figen Yüksekdağ'ın da isimleri de yer alıyor. Bu da dünyanın en çok yazar ve gazeteci tutsak eden ülkelerinden biri olan Türkiye'de düşünce ve ifade özgürlüğüne dönük baskıların vardığı boyutu gösteriyor.

 

Fiziki ve psikolojik şiddet

İnsan Hakları Derneği (İHD) raporlarına göre Türkiye hapishanelerinde 604'ü ağır 1605 hasta tutsak bulunduğunu hatırlatan Metîna, birçok yazarın da hapishane koşullarından ötürü sağlıklarından olduğunu vurguladı. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) raporlarına göre de hapishanelerde fiziki ve psikolojik işkenceye varan birçok uygulamanın hakim olduğunu söyleyebiliyoruz. Bu raporlar hapishanelerin ne kadar kötü durumda olduğunu gözler önüne seriyor" dedi.

 

Hücredeki kanser hastası yazar

53 yaşındaki tutsak yazar Şemsettin Özer'in durumunu örnek vererek tutsak yazarların durumuna dikkat çeken Metîna, "27 yıldır tutsak olan 53 yaşındaki yazar Şemsettin Özer aynı zamanda kanser hastası. Ailesi, Özer'in Covid-19 sebebiyle bir ay boyunca tek başına hücrede tutulduğunu söyledi. Kişisel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacak olan Şehmus Özer'in derhal tahliye edilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

 

100'ü aşkın kitap yasaklandı

Tutsak yazarların, yazar oldukları için hapishanelerde ayrıca baskılara maruz bırakıldığını belirten Metîna, karşılaştıkları başlıca sorunları da aktardı.

Tutsakların aileleri aracılığıyla bize aktardıkları bilgilere göre;

* Özellikle Kürtçe kitapların kendilerine iletilmesi ve basıma hazır eserlerinin dışarıya ulaştırılması noktasında oldukça büyük sorunlar yaşanıyor.

* Yazı ve notlarına el konuluyor. Ağır hapishane koşulları yazmaları önünde zaten başlı başına bir engel.

* Hatta Kürtçe konuştukları zaman bile şiddet ve hakarete maruz kalıyorlar. Ağustos ayında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven ve 9 kadına Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi'nde Kürtçe şarkı söyledikleri için soruşturma başlatıldı.

* Tutsak yazarların eserlerinin yasaklandığını görüyoruz. Kürt PEN Tutsak Yazarlar Komisyonu olarak yaptığımız araştırmalara göre şu ana kadar 100'ü aşkın kitap yasaklandı. Bu kitaplar arasında tutsakların kendi yazdıkları kitaplar da var. Örneğin; Kerem Bilen'in 'Meşa Jiyanê' ve Fırat Can'ın 'Umuda Bir Ülke' kitapları cezaevi idaresi tarafından yasaklandı.

 

Baskı ve zorbalıkla karşı karşıyalar

Birçok tutsak yazarın aynı zamanda ekonomik zorluklarla da cebelleştiği için eserlerinin baskı ve dağıtımlarında da zorlandıklarını ifade eden Metîna, Kürt yayıncıların da baskı ve zorbalık tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Metîna, "Kürt yayıncılar da gözaltına alınıp tutuklanıyor. Zaten çok kısıtlı olanaklarla çalışan Kürtçe yayıncılığın üzerindeki bu baskılar tutsak yazarların eserlerinin basımını da olumsuz etkiliyor. Olanaksızlıklar yüzünden bu yazarların eserleri basılamıyor" dedi.

 

Yazma gücü kırılmak isteniyor

Diğer yandan tutsak yazarların teknik ihtiyaçlarının da karşılanmadığını ifade eden Metîna, tutsakların eserlerini el yazısıyla yazdıklarını, bu yazılanların sonradan dijital ortama geçirildiğini, bu yüzden de iş yükünün normalin iki katına çıktığını ifade etti. Redaksiyon, editorya, son okuma gibi işlerin tutsak yazarların eserleri için daha meşakkatli bir hal aldığını ifade eden Roza Metîna, bu ihtiyacın giderilmesi için sadece bu işlerle ilgilenen geniş kapsamlı komisyonlar kurulması gerektiğini söyledi. Bütün bu baskılarla aslında yazarın motivasyon ve yazma gücünün kırılmak istendiğini, yeni eser üretiminin önüne geçilmek istendiğini belirtti.

 

Uluslararası PEN ile ortak çalışma

Tüm kurum, kuruluş ve kişilere farkındalık ve sorumluluk alma çağrısında bulunan Metîna, tutsak yazarlara dönük önümüzdeki süreçlerde hayata geçirmek istedikleri çalışmaları şöyle sıraladı:

* Kürt PEN öncülüğünde Zoom üzerinden 15-20 dakikalık programlarla tutsak yazarların eserleri üzerine yayınlar yapılacak. Bu yayınlar daha sonra Kürt Edebiyatçılar Derneği'nin youtube sayfasında yayımlanacak.

* Tutsak yazarların aileleriyle görüşmeler gerçekleştirilecek.

* Kürt Edebiyatçılar Derneği'nin öncülüğünde birçok dernek ve kurumun da ortaklığıyla tutsak yazarlar için imza günleri düzenlenecek.

* Tutsak yazarlar için kitap kampanyaları yürütülecek.

* Uluslararası PEN ile tutsak yazarlar hakkında ortak çalışmalar yürütülecek.

* Özel günlerde etkinlikler yapılacak ve yine tutsak yazarlara dönük panel gibi etkinliklerimiz sürdürülecek."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.