Arzoxlî’de devlet, şirket, jandarma
Toplum/Yaşam Haberleri —

GES protesto
- Amed’in Sûr ilçesine bağlı Arzoxlî köyünde ZENKAR-1 şirketinin GES kurma girişimine köylüler hem hukuki hem fiili yolla karşı çıkıyor. Şirketin mera alanında çalışma yapmak istemesi üzerine jandarma eşliğinde girişimlerde bulunulurken, Sur Kaymakamı köylülere “ÇED raporları onaylandı, vazgeçin” çağrısı yaptı. Köylüler, projenin köyün tek merasını ve 200 dönümlük SİT alanını tehdit ettiğini belirterek direnişlerini sürdürüyor.
AZİZ ORUÇ/AMED
Amed’in Sûr ilçesine bağlı Arzoxlî (Kervanpınar) köyünde, ZENKAR-1 adlı şirket uzun süredir Güneş Enerji Santrali (GES) kurmak istiyor. Köylüler ise projeye hem hukuki hem de fiili direnişle karşı çıkıyor.
23 Şubat ve 3 Mart’ta jandarma eşliğinde köye gelen şirket çalışanları, mera alanında iş makineleriyle çalışmak istedi ancak köylüler, iş makinelerini ve şirket çalışanlarını köyden çıkardı. Köy 130 haneli, yaklaşık bin 200 kişi yaşıyor ve hayvancılığın temel kaynağı olan tek merası GES projesi tehdidi altında. Günlerdir GES projesine karşı direnişleriyle gündemde olan köylüler ile konuştuk.
Başka köyden imza toplandı
Köylülerden Mehmet Can Kele (33), projenin 2024’te gizlice yürütüldüğünü 2025’te ise ÇED olumlu raporunun usulsüz alındığını belirtti. Kele, “GES yapılmak istenen arazi köyümüze ait ama tapuda başka bir köyün üzerine görünüyor. Bu nedenle köyümüze haber verilmeden Satî köyünden imzalar toplanmış. Öğrendiğimiz anda mücadeleye başladık ve Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’ne başvurduk. Ancak mahkeme, mera alanının büyük bölümü tarihi kalıntılar olmasına rağmen talebimizi reddetti. Dosya şimdi Danıştay’da” diye konuştu.
SİT alanı kağıtta iç edildi
Mehmet Can Kele, GES projesinin yapılacağı alanın bir SİT alanı olduğunu vurgulayarak Diyarbakır Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ve ilgili kurumlara başvuruda bulunduklarını belirtti. Kele, “Başvurularımızın ardından Ankara’dan arkeolog ve yer bilimciler bölgede inceleme yaptı. Rapora göre 600 dönümlük alanın 200 dönümü SİT alanı ilan edildi. Burası ‘Xirab-bajar’ (Yıkık şehir) olarak biliniyor ve Antik Roma dönemi kalıntıları var. Ancak şirket, SİT alanını sadece kağıt üzerinde dışarıda göstererek projeyi devam ettiriyor” dedi. Şirketin, projeyi daha rahat sürdürebilmek için alanı parçalara ayırdığını, SİT alanı dışındaki bölgeyi “ZEN-KAR-1”, projeye yakın diğer alanları ise “ZEN-KAR-2” olarak adlandırdığını aktaran Kele, “Bu şirkete karşı çıkmazsak, 1, 2, 3 diye diye, köyün her yeri işgal edilecek” uyarısında bulundu.
Diğer alanların da SİT alanı ilan edilmesi için girişimlerinin sürdüğünü söyleyen Kele şöyle konuştu: “Ekoloji Derneği ve Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle görüştük. Bir heyet 9 Mart’ta köye gelip burada incelemelerde bulundu. Önemli bulgulara rastladılar. Belediyenin aylık meclis toplantısının gündemine alacaklarını ve bu konuyla ilgileneceklerini aktardılar. Bu konunun takipçisi olacağız. Projenin yapılmaması için gerekiyorsa yapacağız.”
Kaymakamdan köylülere: Vazgeçin
10 Mart’ta Sur Kaymakamı’na taleplerini ileten köylüler, kaymakamdan “ÇED raporları onaylanmış, yapabileceğiniz bir şey yok, vazgeçin, kolluk kuvvetlerine güçlük çıkarmayın, yanlış yapıyorsunuz” yanıtını aldıklarını söyledi. Kele, yetkililer, şirket için köylüleri ve askerleri karşı karşıya getiriyor. Kaymakam da devlet de şirketin yanında değil bizim yanımızda durmalı. Biz köyümüzden vazgeçmeyeceğiz, şirket bu projeden vazgeçsin” dedi.
GES ile köy kuruyacak
Köyün doğal merasının tehlikede olduğunu vurgulayan Kele, “Çocukluğumda burada oynardım, piknik yapardım. Meramızda yer elması ve dağ kekiği yetişiyor, köylüler olarak bunlardan faydalanıyoruz. GES yapılırsa bunlar yok olacak. Tarlalarımız kuruyacak, bölgenin bulutlanma ve yağış dengesi bozulacak, hayvancılık bitecek. Bu proje talan ve yıkımdan başka bir şey değil” diye konuştu.
Çocuklarımızın geleceği için
Kervanpınar Köyü Savunma Platformu’nu kurduklarını söyleyen Kele, “Bu şirketi ve GES’i burada istemiyoruz. Herkesi direnişimize destek vermeye çağırıyoruz. Çocuklarımız için elimizden geleni yapacağız. Yarına güzel bir doğayı bırakmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Ölmek var, dönmek yok” dedi.
Köyün tek merası tehlikede
Doğduğundan bu yana köyde yaşayan 70 yaşındaki Aslan Kele, GES projesinin köyün hem arkeolojik hem de hayvancılık açısından değerli alanını yok edeceğini belirtti:
“Toprağı eşelediğinizde bile kalıntılar çıkıyor. Yetkililer de SİT alanı dedi. GES projesi yapılırsa köyün merası yok olacak, doğa dengesi bozulacak, hava daha da ısınacak ve hastalıklar artacak. Biz geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz. Bu köyün tek merasıdır. Mera giderse köylü çok zorlanacak. Bu proje insana, hayvana ve doğaya zarar veren köylünün huzurunu bozmaya yönelik bir projedir.”
Köyü bir hapishaneye çevirecek
Protestolara katılan üç aylık hamile Gurbet Çiftçi ve eşi Haci Çiftçi, askerler tarafından darp edilip gözaltına alınmıştı. Gurbet Çiftçi şunları söyledi: “Bu projeyi istemiyoruz. Bu mera köylüler için çok değerli, hayvancılığı sürdürebildiğimiz tek alan. Güneş panelleri yüksek sıcaklık yapacak, tarlalar kuruyacak, hastalıklar artacak. Bu proje köyün etrafını saracak ve bizi adeta hapishanede yaşar gibi yapacak. Çocuklarımızla birlikte bu projeye izin vermeyeceğiz. AKP, CHP, MHP fark etmez tüm partiler gelip bize destek olmalı. Doğayı savunan herkes gelmeli.”
GES’e değil meraya ihtiyacımız var
48 yaşında ve üç çocuk annesi Hüznügül Özpınar ise “Çocuklarımızın, hayvanlarımızın ve bizim ihtiyacımız projeye değil, o meraya. Şimdi onu da elimizden almak istiyorlar. Köyü boşaltmak istiyorlar. Buna izin vermemeliyiz, bir başlarsa her yeri yerle bir edecekler” dedi.
Kürt olduğumuz için mi?
Beş çocuk annesi, 22 yıldır bu köyde yaşayan Rojda Çiftçi ise projeyle bütün köyün geleceğinin tehlikeye girdiğini söyledi. Rojda Çiftçi, “Bu proje hastalık, yokluk ve sıcaklık demek. Köyümüzde herkesin küçük bir tarlası, birkaç hayvanı var; olmayanlar sebze yetiştiriyor. Neden burası seçildi? Neden başka yerde yapılmasın? Kürt olduğumuz için mi bize böyle dayatma yapılıyor?” diye sordu. “Elektrik üretecekler diye bizi yok edecekler, bizi yerimizden edecekler” diyen Rojda Çiftçi, “Bu projeye asla izin vermeyeceğiz. Elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye ekledi.
Doğamızla da barışılsın
Köylülerden Mehmet Demiralp ise GES projesine ilişkin şunları söyledi: “Devlet bu köye zülüm ediyor. Günlerdir direniyoruz. Köylüye saldırdılar, insanların başını kırdılar, gözaltına aldılar. Ama şirketin de çok iyi bilmesi gerekiyor, buna izin vermeyeceğiz. Geleceğimizi, toprağımızı yok edecek bir projeyi istemiyoruz. Başımızı eğmeyeceğiz ve devletin karşısında da duracağız. Topraklarımızı bırakmayacağız. GES yaparak mı bizimle barışacaklar? Eğer barış olacaksa doğamız ve köyümüzle de barış olmalı yoksa samimiyetlerine inanmayacağız. Ne olursa olsun bu projeyi kabul etmeyeceğiz.”














