Satmayacak kitabı kimse yayımlamak istemez. Satmayacağı gün gibi ortada olan kitaplar yayımlansa dahi bir zümreye hitap ettikleri için çoğu zaman ikinci baskıyı görmez ve dolayısıyla sonraki kuşaklar bu yayınlardan mahrum kalır.

Deleuze ve Guattari’nin kaleme aldığı “Kafka: Minör Bir Edebiyat İçin” böyle bir kitaptı ve yıllardır baskısı bulunmuyordu. Geçtiğimiz aylarda farklı bir yayınevinden yeni baskısı yapıldı ve böylelikle okur, kolay bir şekilde o düşünürlerin titiz metinlerinden birinin Türkçesine ulaşabilir hale geldi.

Düşünce kitapları ve filozofların eserleri bu yönüyle daha çok baskısız kalan, hatta bazıları bugüne dek çevrilmeyen, çevrilse bile kötü çevrilen ve yeni bir iyi çeviriye cesaret edilemeyen metinler olarak kaldı.

Şu an iyi bir şekilde çevrilmiş felsefi metin parmakla sayılacak kadar az. Geçtiğimiz günlerde Metis Yayıncılık’tan çıkan Negatif Diyalektik ise bu yönde yüz güldüren bir iş oldu. Şeyda Öztürk’ün özenli çevirisiyle yayımlanan kitap, geç olsa da okunabilecek felsefi metinler arasında yerini aldı. 


Adorno’nun katılmadığı görüşler


Negatif Diyalektik, Theodor W. Adorno’nun 1966 yazımı kitabı. Adorno, dönemin koşulları ve Frankfurt Okulu ekolünün de etkisiyle çoğu Marksist’in kaçınacağı bir işe girişerek ortodoks Marksizm’in tüm savlarına karşı çıkan bir metin.

Adorno bu metinde diyalektiğin süregelen kabulünü reddediyor ve diyalektiğin bir şekilde olumlama  ile biteceği fikrine katılmıyor. Platon’dan itibaren diyalektik olumsuzlama aracılığıyla olumlamaya varmak için kullanıldı.

Adorno’ya göre Hegel de diyalektik süreci olumlama ile bitirir. Ona göre Hegel, olumsuzlamayı olumlamaya varmak için kullanır. Aynı şekilde Marx da, olumsuzlamanın olumlanması bağlamında Hegel ile aynı görüşleri paylaşır. Marx, toplumsal süreci ilerletir ve nihayetinde komünist toplumda olumsuzlamayı sona erdirir.

Adorno bu görüşlere katılmaz. Adorno’nun buradaki dayanağı, bu filozofları karşı çıkışındaki temel noktası da tikeli güvence altına almasıdır. Frankfurt Okulu’nun en önemli düşünürlerinden biri olan Adorno, sürekli olarak biricik olanı ve somutu savunur. Birey, onun kıymetlisidir. Tümel karşısında sürekli tikeli, toplum karşısında sürekli bireyi savunur. Diyalektikle beslenen filozoflara karşı çıkmasının en büyük dayanaklarından biri olan tikel ve tikel olanın yinelenemezliği fikri Adorno’yu pek de haksız çıkarmayacaktır. 

Adorno’ya göre diyalektik sonu olmayan bir süreçtir ve bir olumlamaya kurban edilemez. O, sürekli olarak var olur ve varolmaya devam edecektir.



Geleneği ihlal etmek

Adorno, kitabın tanıtım bülteninde de yer aldığı gibi bu Negatif Diyalektik’in amacını şöyle ifade ediyor: “‘Negatif Diyalektik’ tabiri, geleneği ihlal eder. Diyalektik, daha Platon’da bile, bir düşünme aracı olan olumsuzlama aracılığıyla olumlu bir şey üretme amacı taşırdı; sonraları bu olumluluk ‘olumsuzlamanın olumsuzlanması’ tanımında kısa ve kesin ifadesini bulmuştur. Bu kitap belirlenimden ödün vermeden diyalektiği bu olumlayıcı esastan kurtarmayı amaçlamaktadır.”
Kitap üç bölümden oluşuyor: Birinci bölümde ontolojinin durumu açılıyor. İkinci bölümde negatif diyalektik fikri ve üçüncü bölümde de negatif diyalektik modelleri ayrıntılı olarak ele alınıyor.
Negatif Diyalektik, kelimenin gerçek anlamıyla geleneği ihlal eden ve “iyi ki” dedirten bir kitap. Ve evet, belki de bir “anti-sistem” bu kitap. 



Felsefe yaşıyor


“Bir zamanlar miadını doldurmuş gibi görünen felsefe bugün hâlâ yaşıyor çünkü onu gerçekleştirme fırsatı kaçırıldı. Felsefenin dünyayı yorumlamaktan başka bir şey yapmadığı, gerçekliğe teslim olduğu için kendi içinde sakatlandığı yolundaki yüzeysel yargı, dünyayı değiştirme çabasının tamamen boşa çıktığı bir dönemde, aklın yenilgisinin kabulüyle aynı kapıya çıkar... Belirsiz bir zamana ertelenen pratik de halinden memnun spekülasyona karşı başvurulacak bir temyiz mercii olmaktan çıkmış, dönüştürücü bir pratiğin gerektirdiği eleştirel düşünceyi beyhude olduğunu ileri sürerek zapt etmek isteyen yetkili kişilerin bahanesi görevi görmektedir çoğunlukla. Felsefe, gerçeklikle bir olma veya gerçeklik üretmenin hemen arefesinde olma vaadini yerine getiremediği için kendini acımasızca eleştirmeye mecburdur.”



Negatif Diyalektik
Theodor W. Adorno
Metis Yayıncılık
2016


TUÐÇE YILMAZ