
Amed'de "KCK" adı altında DEP eski Milletvekili Hatip Dicle, BDP milletvekilleri Kemal Aktaş ve Selma Irmak'ın da aralarında bulunduğu 95'i tutuklu 152 Kürt siyasetçi hakkında açılan davanın 55'inci duruşması Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme heyetinin yerini almasının ardından yapılan yoklamada aralarında DEP eski Milletvekili Hatip Dicle ile BDP Van Milletvekili Kemal Aktaş'ın da bulunduğu 29 kişi raporlu oldukları gerekçesi ile duruşmaya katılmadı. Ardından 'sanıklar' adına söz alan Sara Aktaş, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen uygulamada hiçbir değişikliğin yapılmadığına dikkat çekti. Bu nedenle 12 Eylül'ün yıldönüm gününden bu yana tüm cezaevlerinde bulunan siyasi tutukluların süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başladığını ifade eden Aktaş, kendisi ile birlikte 'KCK davası'ndan yargılanan 7 kişinin de bu anlamda açlık grevinde bulunduğunu bildirdi.
Devlet ve iktidarın Kürt sorununu çözmek yerine imha ve inkar politikalarını sürdürdüğünü söyleyen Aktaş, bu anlamda Öcalan üzerinde tecrit uygulandığına işaret etti. Aktaş, taleplerinin İmralı Cezaevi'nde devam eden tecridin kaldırılması ve görüşmelerin yeniden sürdürülmesi olduğunu ifade etti. Öcalan'a yönelik tecridin kaldırılıp koşullarının düzeltilmesi ve anadilde eğitim ile savunma hakkının tanınması talebinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Aktaş, aksi halde açlık grevini sürdürecekleri uyarısında bulundu. Aktaş, şunları kaydetti: "İnsanın insana en büyük zulmü en doğal insani haklarından mahrum bırakmasıdır. Bedeli ne olursa olsun bu isteklerimizden vazgeçmeyeceğiz."
Yapılan açıklamanın delil ikamesine geçildi.
AMED
Türkdoğan: Özel bir yargı biçimi
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 'KCK davaları'nda özel bir yargılama biçimi devam ettirildiğini söyledi.
İHD Genel Merkezi ve tüm bölge şubeleri, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam eden "KCK Ana Davası"na dikkat çekmek ve davada insan hakları savunucularının yargılanmasına tepki göstermek amacıyla bir yürüyüş gerçekleştirdi. İHD Amed Şubesi önünde başlayan yürüyüşe İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan da katıldı. "İnsan Hakları Yargılanamaz" pankartı eşliğinde alkışlarla yürümeye başlayan İHD'liler, yürüyüşlerini Diyarbakır Adliyesi önünde sona erdirdi. Adliyenin giriş kapısı önünde basına bir açıklama yapan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, "Bu davada yargılanan ve haksız bir şekilde suçlanmaya devam eden insanların, özgürlüğünden mahrum bırakılan insanların biran önce bırakılmasını istiyoruz" dedi.
Bir süre önce çıkarılan 3'üncü Yargı Paketi'ne dikkat çeken Türkdoğan, "Bunun tutuklamalarla ilgili düzenlemeleri ısrarla uygulanmıyor. Hiçbir şiddet eylemine karışmamış insanların bu kadar uzun süre tutuklu kalmasını bizler gibi kanun da doğru bulmuyor. Ancak kanunlar uygulanmıyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) içtihatları uygulanmıyor. Esasen özel bir yargılama biçimi devam ettiriliyor" diye konuştu.
Pankartlarındaki "İnsan Hakları Yargılanamaz" sloganına hatırlatan Türkdoğan, şöyle devam etti: "Çünkü bu davada ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, siyaset yapma hakkı, haberleşme özgürlüğü, savunma hakkı, emek mücadelesi ve insan hakları savunucuları yargılanıyor. Buna dikkat çekmek istiyoruz."