
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'ydü. Dolayısıyla birçok ülkede çocuk hakları hakkında açıklamalar yapıldı. Ancak milyonlarca çocuk açlık, yokluk, istismar, sömürü, şiddet, savaş ve silahların gölgesinde insanlığın gözleri önünde bir bir yitip gidiyor. Kürdistan’da ise, 30 yılı aşkın süren savaşın bilançosuna yansıyan yüzlerce çocuk ölümü, cezaevleri, işkence de bunun bir parçası. Emekleri sömürülen çocuklara, bir de çocuk yaşta gelin olanlar eklendiğinde hayatları yaşanmaz hale geliyor. Sokakta, evde, işyerinde, okulda, yurtlarda ve oldukları her yerde bunca zulüm, sömürü, ölüm karşısında bu coğrafyada çocuk olmak da, tam anlamıyla bir dramın, işkencenin 'hayat' olarak yaşatılması çabası.
Haklar kağıt üstünde
Türkiye 1990’da Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzaladı ve 1995 yılında bunu yürürlüğe koydu. Ancak dünyada eşine az rastlanır katliamlar silsilesiyle çocuk mezarlığı haline getirilen bir ülke durumunda Türkiye. Yüzlerce çocuğun katledildiği, bilinen bilinmeyen tüm çocuk ölümlerinin kılıfına uydurularak cezasız bırakıldığı, yargının da çocuk katillerini akladığı Türkiye’deki tablo 20 Kasım’a çok uzak bir yerde duruyor.
Son 25 yıl damga vurdu
Türkiye’nin BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne imza attığı tarihten sonraki yılllar, hak ihlallerinin arttığı yıllar oldu. Yani son 25 yıl çocuk katliamlarının ve bu katliamın sorumlulularının hiçbir biçimde cezalandırılmadığı bir dönem oldu. Kürt sorununun bir sonucu olarak yaşanan çatışmalı süreçte, 'güvenlik güçleri'nin açtığı ateş, attığı bomba, askeri bölgelerdeki patlayıcı ve mayın kalıntıları gibi nedenlerden ötürü yaklaşık 570 çocuk hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden çocukların neredeyse tamamı Kürt. Kimi zaman 'terörist', kimi zaman 'eylemci', kimi zaman 'kaçakçı' denilerek acımasızca katledilen Kürt çocukları.
Roboskî'nin çocukları
Bu katliamların son yıllardaki en kanlı ve insanlık dışı olanı ise, Roboskî. Katledilen 34 kişiden 19’unun çocuk olduğu Roboskî halen adalet peşinde. Davada şimdiye kadar adalet namına en küçük bir adım atılmadı ve Roboskî'de katledilen çocuklar adalet beklemeye devam ediyor. AKP iktidarı döneminde yapılan Roboskî Katliamı'nda 19 çocuk hayatını kaybederken, sadece 11 yıllık AKP'nin iktidar döneminde resmi rakamlara göre 183 çocuk katledildi.
Yaşanan bu ölümlerle ilgili en dikkat çekici husus da, 200’e yakın çocuğun katledilmesi olayına karşı AKP’nin de, önceki iktidarlar gibi katilleri gizleyen, koruyan politikalar uygulaması. Kürt sorununda çözüm isteyen, geçmişle yüzleşmekten dem vuran AKP’nin bunca çocuk ölümünde gizleyip koruyarak nasıl bir çözüm ve yüzleşme sağlayacağı da gün gibi ortada duruyor.
İşkence-taciz ve tecavüz
Bunca ölümün ötesinde ise, binlerce çocuk yaralandı, sakat kaldı, cezaevlerine konuldu, işkence yapıldı, tacize-tecavüze maruz bırakıldı. Halen cezaevlerinde yüzlerce çocuk tutuklu bulunuyor. Pozantı’da çocuklara uyguladığı vahşeti gün yüzüne çıkan AKP iktidarının, Sincan Çocuk Cezaevi’nde aylardır süren işkence ve baskılara da sessiz kalışı da dikkatlerden kaçmıyor.
Veriler
Arşivi bunca olumsuz örnekle dolu Türkiye’nin, son çeyrek yüzyılının utanç tablosu olan çocuk katliamlarının yıllara göre dağılımı: 1989’da 2, 1990’da 21, 1991’de 12, 1992’de 116, 1993’de 66, 1994’te 86, 1995’te 7, 1996’da 6, 1997’de 7, 1998’de 2, 1999’da 12, 2000’de 3, 2004’te 1, 2006’da 8, 2008’de 1, 2009’da 3, 2010’da 6, 2011’de 28, 2012’de 10 ve 2013’te 3 çocuk katledildi. n ANF/ANKARA