
Seçimlerden 4 gün önce Bingöl Karlıova’da işkence edilerek infaz edildi. Öğe’nin vurulduğu araçta geriye, kendisi ve çocukları Gülbahar ile Melek’e ait kurşunlanmış nüfus cüzdanları kaldı.
Hamdullah Öğe’nin araçtaki eşyalarını teslim alan ailesi, şimdi infazın açığa çıkarılmasını bekliyor. Anne Melik Öğe, “Hiç kimseye zararı dokunmazdı. En son o sabah evden çıkarken gördüm” diyerek söze başlıyor. Anne Öğe, herhangi bir düşmanları olmadığını ancak yıllarca devlet baskısı altında yaşadıklarını, eşi Sait’in de 2000 yılında JİTEM tarafından alıkonulup, işkenceye maruz kaldığını anlatıyor. Acılarının az da olsa hafiflemesi için faillerin bir an önce bulunmasını istiyor. Hamdullah Öğe’nin eşi Sabiha Öğe ise sık sık sinir krizi geçirerek hastaneye kaldırılıyor. Acılı eş, sakinleştirici ilaçlarla ayakta tutuluyor. Katledilen Öğe’nin 5’i kız biri erkek olan çocuklarından en büyüğü 11, en küçüğü ise henüz 3 yaşında. Çocuklarını birbirinden ayırmasa da, bir erkek çocuğu olmasını çok isteyen Hamdullah Öğe ile Sabiha Öğe’nin, Gülbahar (11), Melek (9), Pervin (7), Narin (5) ve Havva (4) isimlerini verdikleri kız çocuklarının ardından Resul (3) ismini verdikleri bir erkek çocukları oldu. Ancak bu sevinci doyasıya yaşayamadan Öğe’nin katledilmesiyle ailenin ocağına ateş düştü. Oturdukları tek katlı prefabrik evlerinin dışında sahip oldukları minibüsleri de kurşunların hedefi olan aile, bu konuda oldukça alçakgönüllü olsa da ekonomik olarak zor durumda. Yaşları henüz çok küçük babasız kalan 6 çocuğuyla birlikte ortada kalan ailenin desteğe ihtiyacı var.
Bu zafer senin Hamdullah
HDP’nin barajı geçmesi canla başla çalışan Öğe, partisinin elde ettiği başarıyı yattığı mezarında babasından öğrendi. Öğe’nin babası Sait Öğe, sonuçların açıklanmasıyla birlikte köy mezarlığına giderek oğlunu ziyaret ettiğini belirtti.
HDP’nin barajı geçmesiyle acılarının bir nebze de olsa azaldığını söyleyen baba Öğe, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “HDP’nin barajı geçmesi bizim için çok önemliydi. Hamdullah’ın amacı da buydu zaten. Sanki şimdi oğlum şehit düşmemiş gibi. Benim zoruma giden oğlumu işkence ile katletmeleri. Onlarca kurşunla katletmişler. Çatışarak şehit düşmüş olsaydı bu kadar zoruma gitmezdi. Onun kanının yerde kalmayacağına inanıyorum.”